Kanser ve AIDS tedavisi için büyük umut ışığı

Son zamanlarda yapılan deneylerde hastaların bağışıklık hücrelerinin yeniden programlanması ile AIDS ve Kanser gibi kronik hastalıkların tedavisinde alınan olumlu sonuçlar bu hastalıkların çözümü için yeni bir umut ışığı oluşturdu. Henüz çok sayıda hastada uygulanmayan bu yeni tekniğin tam olarak herkeste aynı sonuçlar doğrurup doğurmayacağı konusu ise belirsizliğini sürdürüyor.

İki gruptan oluşan araştırma ekibi çalışmalarında uzun süreli yaşayan bağışıklık hücrelerini oluşturarak özellikli HIV ve Kanser antijenlerine karşı direnç gösterip onları bozulmalarını sağlayacak bir yöntemi geçen günlerde Cell: Stem cell dergisinde iki makale halinde yayınladılar. Japonya’nın Kyoto Üniversitesinde HIV projesinde bulunan kök hücre biyologu Dr. Shin Kaneko; yaptıkları bu çalışma ile laboratuar koşullarında kronik rahatsızlıkların antijenlerine özgün sınırsız sayıda olgun cytotoxic T hücrelerini (Bağışıklık hücresi çeşitlerinden biri) üretip canlandırabildiklerini belirtiyor.

Şu ana kadar T hücreleri üzerindeki en büyük problem vücutta uyuşuk olarak bulunanların uzun süre yaşamını sürdürürken; aktif olarak bulunanlar ise zamanla etkinliğini ve çoğalma yeteneklerini kaybettiği hücre yaşlanması sürecine giriyor olmasıydı. Bu da hastalıklar ile mücadelede önemli bir eksiklik oluşturuyordu. Pensilvalya Üniversitesinden immünolog Dr. Carl June; yaşlı hücrelerin yeniden çoğalacak olgunluğa dönüşmesinin hücre terapileri için çok kritik bir konu olduğunu belirtiyor.

Yapılan çalışmada araştırmacılar, HIV’li ve melignant melonama'lı (kanser türü) hastalardan yaşlanma sürecine girmiş T hücrelerini aldılar. Daha sonra bu hücrelerin yağışlılık süreci ile mücadele etmek amacı ile zararsız virüsler kullanarak eklenen 4 genle yaşlanma sürecindeki T hücreleri, 2012 Nobel fizyoloji ve tıp ödülünün sahibi Shinya Yamanaka’nın geliştirdiği induced pluriopotent stem cells’lerin (IPSC- Uyarılmış pluripotent kök hücreler) içine güdümlediler. Bu işlemler sonucunda olgun T hücrelerinin telomer uzunluklarını (biyolojik yaş belirleme birimleri) %30-50 oranında arttığı ve bu hücrelerin gençleşmesinin gerçekleştiği araştırmacılarca gözlendi. İşin heyecan veren kısmı ise tüm bu işlemler sonucunda T hücrelerinin HIV ve kanserli bölgelere olan spesifikliğinin halen sürdürüyor olmasıydı.

Bu sayede kan dolaşımında 10 ve 100 kat daha fazla aktif genç hücrenin oluşturulması sağlandı. Tokyo Üniversitesi Kök hücre terapisi bölümünden Dr. Hiromutsi Nakauchi, sonunda bir T hücre bankasına sahip olabileceklerini ve bu sayede farklı HIV epitoplarına karşı etkili bir tedavi umudunun doğduğunu belirtiyor.

Japonya’nın Yokohama kentinde bulunan RIKEN araştırma merkezinde alerji ve immunoloji üzerine çalışmalarını yürüten aynı zamanda bu projenin kanser ile ilgili bölümünde çalışan immunolog Dr. Hiroshi Kawamoto ise ileride uyarılmış kök hücreleri kanserli hastalara vererek daha fazla aktif T hücrelerinin oluşturulabileceğini ve kansere karşı daha uzun süreli etkili bir bağışıklık sağlanılabilineceğini düşünüyor.

Her iki grupta bu yöntemin farklı virüslerden kaynaklı hastalıklar ile farklı kanser türlerindeki etkisini de araştırmayı planlıyor.

Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü'nden Nicholas Restifo; yeniden programlanmış hücrelerin kanserli hücrelere dönüşme riskinin olduğunu ama kansere karşı immünolojik terapiler geliştirme adına bu hücrelerin kullanılmasının sorunların çözümü adına heyecan verici olduğunu belirtiyor.

 

Kaynak: http://blogs.nature.com

Etiketler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap