Beyindeki manipülasyonlar ile acı tatlı, tatlı acı oldu

Beyindeki manipülasyonlar ile acı tatlı, tatlı acı oldu

Bilim insanları geçtiğimiz günlerde Nature’da yayınladıkları çalışmada laboratuvar farelerinin beyninin tat alma bölgesine yaptıkları müdahaleler ile acı tatları tatlı, tatlıları ise acı gibi algılamalarını sağladılar. Ayrıca tatları ayırt etmenin doğuştan gelen bir özellik olduğunu da aydınlattılar. Bu çalışma bilindiğinin aksine damak tadı farklılıklarının sadece çevresel bir adaptasyon olduğu ve değiştirilebilir olduğunu da gösteriyor.

Çalışmanın baş araştırmacısı olan Dr. Zuker, hepimizin tat alma duyusu her ne kadar dilimizdeki algılayıcılar ile başlıyor olsa bile beynimizin aldığımız gıdaların tadı tanımlamada son karar verici mekanizma olduğunu belirtiyor. Dr. Zuker’in laboratuvarlarında araştırmacılar uzun yıllardır test alma işleminin dilden başlayıp beyine kadar olan süreçlerinde yaşananları inceliyorlar. Bu incelemelerde farklı testlerin beynin korteks bölgesinde farklı bölgelerdeki sinirleri aktive ettiğini aydınlatarak, beynin tat alma bölgesinin haritasını ortaya çıkardılar. Dr. Zuker laboratuvarlarında araştırmacı olan Dr. Peng, yeni gelişen optogenetik tekniklerini kullanarak lazer ışınları ile farelere herhangi bir tatlı veya acı gıda vermeden tatlı ve acı tatları algılayan sinirlerini aktivite etmeyi başardı.

Dr. Peng bu çalışmada amaçlarının beynin gerçekten tatlı ve acıyı algılayan bir bölgesinin olup olmadığını bununla birlikte eğer gerçekten böyle bir bölge varsa bu bölgelerin pasifize edilmesi ile bu tatların algılanmasını engellenebilir olup olmadığını aydınlatmak olduğunu belirtiyor. Bu amaca ulaşabilmek için farelere gerçek tatlı veya acı gıda vermeden beynin tat alma bölgesindeki sinirleri lazer ışığı ile aktive ederek farelerin kendilerine verilen saf suyu acı veya tatlı olarak algılatmaya çalıştılar.

Çalışmada görev alan araştırmacılar beynin tatlı veya acıyı algılayan bölgelerini bloke ederek farelerin tatlı veya acı tatları algılayamadığını gözlemlediler. Göz kamaştırıcı çalışmada ise farelerin tatlı tatları algılayan bölgesindeki sinirler lazer ışığı ile aktive edilerek farelere verilen suyun fareler tarafından tatlı olarak (verilen suyu normalden daha fazla yutma davranışı) algılandığı, farelere verilen aynı suyun beynin acı tatları algılayan bölgedeki sinirleri lazer ışıkları ile aktive ettiklerinde ise acı olarak (verilen suyu reddetme ve içmeme davranışı) algıladıklarını gözlemlediler. Dr. Peng bu sonucun beynin tatları algılamada ve bu tatlara göre davranış geliştirmede ana etken olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.

Ayrıca çalışmada daha önce hiç bir tatlı veya acı tadı tatmamış farelere lazer ışınları ile beynin tatlı ve acı tatları algılama bölgelerinde yaptıkları müdahalede normal fareler ile aynı davranışları gösterdikleri bunun tat alma bölgelerinin beyinde sonradan tecrübe ile öğrenilerek değil doğuştan gelen bir özellik olduğunu da aydınlatmış oldular.

Projelenen son deney düzeneğinde ise deney farelerinin acı gıdaları tatlı, tatlı gıdalara da acımış gibi davranış geliştirmelerini sağlayan araştırmacılar, ayrıca bu tatlara karşı farelerin gösterdiği davranışları aynısı hiç bir gıda kullanmadan sadece lazer ışıkları ile beynin tat alma bölgesine yaptıkları müdahale ile sağladılar. Bu sonuçlar kültürlerin oluşturduğu damak tadının bir adaptasyondan ibaret olduğu ve bireylerin uzun süren adaptasyonlar sonrası damak tatlarını değiştirebileceği yönündeki düşünceleri de destekliyor.

Referanslar:

  1. Yueqing Peng, Sarah Gillis-Smith, Hao Jin, Dimitri Tränkner, Nicholas J. P. Ryba, Charles S. Zuker. Sweet and bitter taste in the brain of awake behaving animals. Nature, 2015; DOI: 1038/nature15763
  2. Sciencedaily 

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment