Mantar yemeli miyiz?


Sık tüketilen besin kaynaklarından biri olan mantar, birçok çarpıcı iyileştirici özelliklere sahip. İnternette mantarın faydalarını araştırdığınızda mantar tüketiminin kanseri ve kalp hastalıklarını nasıl engellediğini savunan onlarca yazıya şahit olacaksınız. Eminim ki titiz okuyucular mantar tüketimini bu kadar öven bu yazıların aldatıcı bir reklam olup olmadığını merak ediyordur. Gerçekten düzenli olarak mantar yemeli miyiz? Yoksa sadece bir abartıdan mı ibaret? Bu konuyu bir de bilimin merceğinden inceleyelim ve gerçekten daha sık mantar yemeli miyiz görelim.

D vitamini kaynağı olan birkaç vegan besinden biri

Vücudun gerekli miktarda D vitamini alabilmesi için haftada sadece 10-15 dakika gün ışığına maruz kalmak yeterlidir – buna rağmen D vitamini eksikliği yaşanıyorsa besin kaynaklarından gereken takviye alınabilir. Fakat bir problem var; bu vitamini sadece hayvansal besinler barındırıyor. Yağlı balıklar (ya da balık ciğeri) ve takviyeli süt ürünleri D vitamini içeren ana hayvansal besinlerdir. Bazı tahıllara da D vitamini takviye ediliyor fakat çok bir etkisi olduğu söylenemez. Mantar ise tamamen doğal olarak D vitaminini kendi üretiyor.

Yapılan bir araştırmaya göre 100 gram mantar tüketmek %50-100 arası bir oran ile  günlük D vitamini ihtiyacını karşılıyor. Fakat tek problem mantarların D vitamini üretebilmesi için UV ışınına maruz kalması gerekiyor. Bununla beraber markette satılan birçok mantar kapalı ve karanlık alanlarda yetiştirilip kapalı konteynerlerde naklediliyor.

Tam bir lif kaynağı ve düşük yağ oranı

Birçok mantar türü %50 veya üstü oranda karbonhidrattan oluşuyor – karbonhidratlar genel olarak nişastalı ve sağlıksız olarak düşünülse de, mantardaki karbonhidratlar lif kaynağıdır. Bir mantarın hücreleri, diyet lifi dediğimiz sindirilemeyen her türlü karbonhidrat türüne sahiptir ve bu lif, bağırsaklarınızdaki sağlıklı mikropları besler.

Ek olarak, selenyum, bakır, niyasin, fosfor ve potasyum gibi diğer besinlere de sahipler –  yani sağlığınız için önemli olan (az miktarlarda tüketildiğinde) tüm elementler.

Kanser, kalp hastalığı ve nörodejeneratif gibi hastalıklara iyi gelebilir (mi?)

Mantar ve çeşitli hastalıklar arasındaki ilişkiyi inceleyen birçok çalışma mevcut. Bazıları daha fazla mantar yiyen insanların kanser veya kalp hastalığına yakalanma oranının daha düşük olmasına dikkat çekerken, diğerleri mantarlardan izole edilen belirli besinlerin hücreleri nasıl etkilediğine bakıyor. Mantarın sağlık için önemli ana bileşenlerden biri de anti-enflamatuardır. Bu madde iltihap ile savaşma özelliğine sahip bir bileşendir. Araştırmanın diğer bulgularına göre mantar, tümörlerle savaşıyor ve sinir sistemini koruyor. Hatta yakın zaman da yapılan bir çalışmada ise mantar tüketimi yaşlılıkta daha az bilişsel gerileme ile ilişkilendirilmiştir.

Fakat bu çalışma iddiaları henüz net değil. Toplu analizler bu araştırmaların yeterince iyi tasarlanmadığını, küçük ve basit örnekler öne sürdüklerini, çalışmaların devamının gelmediğini, ve istatistiklerin hata payı taşıdığını gösteriyor. Araştırma yazarları, bu istatistiklere bakarak mantar tüketmenin insan sağlığına faydalı olduğu kanısına varmanın akıllıca olmadığını, klinik olarak test edilmesi gerektiğini söylüyor.

Geleneksel Çin tıbbındaki mantara odaklanan başka bir çalışma ise bu bitkisel karışımların insan sağlığına bilimsel olarak bir katkısı bulunmadığını söylüyor ve olası kirletici madde içeren bu karışımların tehlikeli olabileceği konusunda uyarıyor.

Sonuç olarak anlaşılıyor ki daha çok mantar tüketmek ile sağlıklı olmanın ilişkilendirilmesi henüz netlik kazanmış değil. Hatta günlük olarak daha çok yeşillik ve kuruyemiş tüketen bireylerin daha sağlıklı olduğu söylenebilir. Belki de gerçekten mantarlar, kanseri ve alzheimeri önlemede yardımcıdır, ya da sadece besleyici bir lifli besin olmaktan ibarettir.

Kaynak: 4 reasons you should eat more mushrooms | Populer Science

 

+ Yorum bulunmuyor

Yorum ekle