Karanlık fabrikalar bize nasıl bir gelecek sunuyor?


Endüstri 4.0 ve gelişen teknoloji ile beraber, karanlık fabrikalar hayatlarımızda daha çok yer alacak gibi görünüyor. Peki insanoğlunun geçmişten beri gelen ‘’bilgisayarlar/robotlar bizi yönetecek’’ korkusu gerçekleşecek mi? Yoksa bu bilimkurgu romanlarının bir konusu olmaya devam mı edecek? Bizleri nasıl bir gelecek bekliyor?

Karanlık fabrikalar

Karanlık fabrikalar (Lights-out Manufacturing), bir başka deyişle ışığa ihtiyaç duymayan fabrikalar, tamamen otomatik sistemlerle donatılmış ve bünyesinde insanın varlığına ihtiyaç duymayan yapılardır. Karanlık fabrikalar insan gücüne dayalı olmayan, komut verildiği zaman insan gücünün yaptığı hatta yapamayacağı şeyleri gerçekleştirebilen robotlardan oluşuyor. Bu da teknolojinin ne kadar ilerlediğini,ne büyük gelişmeler kaydettiğimizi ortaya çıkarıyor. İnsanoğlu teknoloji çağında devrim yaratmaya devam ediyor!

Peki bu gelişmeler insanlığı nasıl etkileyecek? Avantajlı yönleri ağır basıyor olsa da öyle bir dezavantajı var ki, insan düşünmeden edemiyor. İnsan gücüne gerek kalmadığı zaman biz ne olacağız? Mesleklerimiz ne olacak, neye evrilecek?

Karanlık fabrikaların geçmişine bakarsak 1784 yılına gitmemiz gerekecek. Mühendis Oliver Evans’ın çalışmaları ilk karanlık fabrika deneyimlerindendir diyebiliriz. Karanlık fabrika günümüze ait gibi dursa da çok da yeni bir fikir değil. Bu fikre gitgide daha da alışacağız gibi görünüyor.

Fabrikalar değişmeli mi?

’Araştırmalara göre ABD’de, imalat sektöründe 2 milyona yakın istihdam açığı bulunuyor. Vasıflı çalışan bulmak ,özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından giderek zorlaşıyor. Amerikan İmalatçılar Birliği verilerine göre 252 bin imalat şirketinin sadece 3.700’ü 500’den fazla insan istihdam ediyor. Çoğunluğu ise 20 kişiden az insan çalıştırıyor. Üretim kalitesi, ekipman verimliliği ve iş kazalarının önüne geçilmesi de otonom fabrikaları cazip kılan etkenler arasında yer alıyor. Zehirli maddelerin, yüksek sıcaklıkların, ölümcül gazların söz konusu olduğu ortamlar insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Özellikle bu tür işlerin otonom sistemlere bırakılması çok daha güvenli bir üretim olanağı sunuyor. Örneğin petrol ve gaz sektörü emniyet ve sağlık kaygılarının ön plana çıktığı sektörler arasında yer alıyor. Houston Chronicle gazetesinin haberine göre, bir yıl içerisinde petrol ve gaz üretim tesislerinde 79 işçi bir organını kaybetti, 82 kişi ezildi, 92 kişi yandı, 675 kişinin kemikleri kırıldı ve 65 insan hayatını kaybetti.’’

Bu verilere bakıldığında fabrikaların bir değişime gitmesi gerektiği kaçınılmaz. İnsanların ihtiyaç duyduğu şeylere (ısıtma, soğutla, aydınlatma, mola ihtiyacı, yemek ihtiyacı vs.) gerek duymayan robotlar büyük bir verimlilik sağlamanın yanı sıra insan gücünün çok daha üstüne çıkabilir. Sadece komut alması yeterli. Bu robotların duygusal anlamda da fiziksel anlamda da bir soruna yol açma  olasılığı insanlara oranla daha az. Siz ne derseniz onu yapan, yemek yemeyen ,yorulmayan, uyumayan, ışığa ihtiyacı olmayan, mola vermeyen, işe geç kalmayan bu robotlar, verimlilik anlamında bizi rahatlatıyor.

Karanlık fabrikalar sayesinde ülkeler birbirlerine ihtiyaç duymayacak

Ucuz üretim nedeniyle yıllardır Çin ile çalışan birçok şirket, karanlık fabrikalar sayesinde üretimlerini kendi ülkelerinde yapabilecekler. Uzun zamandır üretimini Çin’de yapan Adidas, ana vatanı Almanya’ya geri dönüş yapıyor. Ayakkabıları da insanlar değil robotlar üretiyor. Üretim artığı seviyesi de karanlık fabrikalar sayesinde düşüyor. Bu da fabrikaların olumlu yanlarından sadece bir tanesi.

Endişelenmeli miyiz?

Bu gelişmelerin her biri hem insanlık hem de dünyamız adına çok sevindirici. Çevresel yönden, iş gücü yönünden, verimlilik anlamında teknolojik gelişmelere yol açabilecek bir durum olması bakımından yararlı olan bu fabrikalar bizi nasıl olumsuz etkileyecek? İşlerimizi elimizden alarak. McKinsey Global Institute verileri 2030 yılına dek 400 ila 800 milyon kişinin otomasyon nedeniyle işini kaybedeceğini gösteriyor.

Bu fabrikalarla beraber birçok insan işlerini kaybedecek, çoğu meslek yok olacak, unutulacak ve biz daha farklı bir dünyada yaşamaya başlayacağız. Sanayi devriminde olduğu gibi…

Bakınız: Robotların Yükselişi: Yapay Zekâ ve İşsiz Bir Gelecek Tehlikesi (Martin Ford)

Genel olarak yazılım alanında meslek grupları artmaya başlayacak, mekanikten anlayan insana ihtiyaç çoğalacak. Daha teknik bir güç aranıyor olacak. Vasıflı elemanlar istenecek. İnsanların meslekleri eğitimler sonucunda evrilmeye başlayacak, farklı meslek grupları önceki meslek gruplarının yerini dolduracak. Eğitime daha çok gerek olan bir iş alanı ortaya çıkmış olacak.

Bakınız: Meslekler ve iş gücünün geleceği

Bu konuyla alakalı tartışmalar devam ediyor. Bir kesim fabrikaların getirdiği avantajların, işsizlikle karşılaşılan sorunlarla karşı karşıya geleceğini ve toplumsal olarak huzursuzluk yaratacağını düşünüyor. Gelirler ne kadar artarsa artsın ,toplumun refahı bozulacak. Ekonomiyi çok yönden etkileyecek gelişmelere yol açacak bu fabrikalar.

Peki avantajları yararımıza kullanıp bu fabrikaları benimsemeye, meslek alanlarının değişmesine ve gelişmesine izin mi vereceğiz; yoksa işsizlik sorunlarıyla karşı karşıya gelmekten korkup,bu teknolojiyi bir kenara mı iteceğiz? Bunu ilerleyen günlerde göreceğiz.

Kaynakça

 

1 yorum

Yorum ekle

+ Yorum yap