Zumwalt Muhribinin İçinde

Maine'den denize açılan Zumwalt destroyeri

ABD Deniz Kuvvetleri'nin en fütüristik savaş gemisi nihayet hizmete başlıyor.

ABD Deniz Kuvvetleri'nin Zumwalt muhribi, teknolojik olarak inşa edilen en ileri savaş gemisi ve kendi sınıfına ismini veren deniz aracı olarak 19 Ekim'de denize açılmayı beklerken politik gecikmeye yol açtı. Geçen ayın sonunda, ABD Deniz Kuvvetleri, Zumwalt'ı Maine'deki bir tersaneden (meşhur şampanyalı tören olmadan) denize açtı. Popular Science, geçen yıl Zumwalt'ın inanılmaz kuvveti ve görünmezlik özelliği konusunda bir haber yapmıştı; Ekim 2012 kapak hikâyesinden savaş gemisinin tarihi bir Kore Savaşı'nı nasıl değiştirebileceğine ilişkin ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Fütüristik muhribe bir göz atmak için, yazar Portsmouth, Rhode Island'daki Raytheon Deniz Gücü Yetenek Merkezi'ne gittiğini yazıyor.

Ancak Zumwalt burada değil, Maine'deki Bath Iron Works'teki yerinde bekliyor. Yazar bunun yerine, muhribin tam boy bir modeli ile karşılaştı, burada köprü, denizcilerin iletişim alıp verdiği komuta merkezi, radar teçhizatı, doğrudan silahları gördü ve geminin genel çalışma prensiplerini öğrendi.

Zumwalt'ın Köprü kısmının bire bir modeli, Raytheon

Sol taraftaki metal kutu bir tarafa bırakılırsa, ilk bakışta köprünün bir grafik tasarım firmasının ofisi ile karıştırmak bile mümkün.

Sıra sıra bilgisayar istasyonlarında, her birinde üç monitör olmak üzere, bütün monitörler Zumwalt'ın konumunu gösteriyor. Bu görünümde, gemi Güney Carolina sahiline demirlemiş ve Fort Sumter'i koruyor.

Yazara eşlik eden yetkililer, Star Trek ile karşılaştırılmaktan rahatsız olduğunu söylüyor.

Normal klavye, iztopu ve dokunmatik ekranın dışında, her bilgisayar istasyonunda bir kumanda kolu (joystick) de bulunuyor. Bir Raytheon çalışanı, yazara kumanda kollarının henüz bir işlev göstermediğini, ama ileride robot komutası için kullanılabileceğini anlatmış. Silahlar için tasarlanmış istasyonların birindeki merkezi ekranı incelediğinde, yazar bir harita göstergeci, uçuş yolları ve gelen araçları temsil eden bir seri iç içe geçmiş halka görmüş. Gelen araç temas kurmak istiyorsa gri, tehlike varsa sarı ve ateş açan araçlar için de kırmızı renk kullanılıyor. Özel sistemler (kullanılan silahlar, algılayıcılar, motorlar) için daha fazla bilgi yan monitörlerden edinilebiliyor.

Yazar köprü konusundaki görüşlerini anlatırken vardiya başına on dokuz denizcinin görev aldığını anlatıyor, geri kalan işler bilgisayarlar tarafından hallediliyor. Zumwalt'ın yalnızca 154 personeli olması bekleniyor, bu sayı şu anda hizmette olan Arleigh Burke sınıfı muhriplerine göre yarı yarıya düşük. Bunu mümkün kılan şey her şeyin son derece büyük bir otomasyon içine girmiş olması.

Duşlara giden musluklardan tutun, silah taretlerine (kumanda kulesi) kadar herşey Toplam Gemi Bilişim Ortamı olarak bilinen bir sisteme bağlı. Yazar, daha önce bahsettiğimiz, Star Trek ile karşılaştırmalardan rahatsız olan yetkilileri hatırlatıyor. Bir mühendise bilgi vermek üzere bir basınç algılayıcısından ham veriyi sunmak yerine ilgili bilgisayarın devreye girmesi ve borulardan sorumlu çalışana ilgili değişikliğin yapıldığını bildiriyor.

Mürettebatın yaşam koşulları hiç fena değil. En alt düzeydeki mürettebat için dört kişinin ortak olarak kullandığı oda ve banyo bulunmakta. Geminin tasarımı kütüphaneleri ve locaları anımsatıyor ve Zumwalt'ın özel amaçlar için göreve çağıracağı diğer askeri personel için ilave dinlenme ve uyku odaları mevcut. Bu konu hakkında daha sonra bilgi verilecek.

Zumwalt'ın Beyni, Raytheon

Bütün bu bilişim gücü Elektronik Müdüler Dolaplar olarak kısaltılan büyük kutulardan geliyor (yukarıdaki resme bakınız). Zumwalt'ın 16 elektronik dolabından her birinde 235 elektronik devre bulunuyor, bilgisayar sistemleri denizde hayatın zorlu koşullarından korunan daha büyük bir modül haline getiriliyor. Dolaplar içinde örneğin IBM Blade sunucuları gibi ticari anlamda önemli olan pek çok parça mevcut, bunlar özellikle denizde kullanım için üretilmiş teçhizata göre çok daha ucuz ve değiştirilmesi çok daha kolay oluyor. Deniz araçlarının onlarca yıl hizmet vermesi bekleniyor, ancak bilgisayar teknolojisi bundan çok çok daha hızlı ilerleme kaydediyor. Zumwalt'taki elektronik devrelerin güncellenmesi gerektiğinde, tekil modüler kısımlar çıkarılıp daha modern parçalar konulabilir ve genellikle bütün sistemi yenilemekle kıyaslandığında çok daha pratik ve kolay bir şekilde halledilebilir.

Geminin elektrik gücü gazla çalışan türbinlerden geliyor, hep beraber 78 megawatt güç elde edilebiliyor. Normal koşullar altında, geminin ve motorların işletim sistemleri yalnızca 20 megawatt kullanıyor, böylece silahlar için 58 megawatt'lık enerji ayrılmış oluyor.

Özellikle gelecekteki silahlardan olan raylı toplar ve lazerler Deniz Kuvvetleri'nde uzun süredir geliştiriliyor ve Zumwalt'ta yerlerini alabilir, çünkü Zumwalt'ın bu silahların yoğun enerji taleplerini karşılaması mümkün.

Tabii ki, gelecek silahlar yalnız başlarına bir savaş gemisini vücuda getirecek değil. Zumwalt yaklaşık 115,9 kilometre uzağa top mermisi atabilecek iki uzun menzilli silaha sahip, Zumwalt'e çok yaklaşan gemilerden korunmak üzere iki küçük silah da var ve son olarak gemi dörderli 20 set halinde gruplanmış 80 farklı füze rampası ile donatılmış.

Ekim 2012 yazısında Zumwalt'ın silah sistemlerini okuyabilirsiniz.

Bu gemi, radarda küçük bir balıkçı teknesi kadar küçük görünüyor.

Birşeyleri vuracak silahlara sahip olmak en azından savaşın yarısını kurtarır. Görünmezlik burada çok önemli.

Zumwalt'ın garip tasarımında keskin kenarlar ve eğimli yüzeyler var, bunun anlamı Raytheon'a göre yaklaşık 186 metre uzunluğunda ve 15 bin ton suya yer değiştiren devasa bir geminin radarda sadece “küçük bir balıkçı teknesi” kadar görünmesini sağlamak. Gemide hem yüzeyde giden gemilerde rastladığımız orta frekanslı sonar ve denizaltılarda kullanılan yüksek frekanslı sonar bulunuyor. Yüzey radarı geniş taramalar ve dar taramaları aynı anda yapabiliyor. Gemide ayrıca görünür ve kızılötesi ışığı tutan ve sonra resimleri analiz ederek görülen şeyin bir tehdit olup olmadığına karar veren ve görev başındaki personeli uyaran elektronik göz sistemi de bulunuyor.

Deniz savaşı için araçların yanında, Zumwalt'te iki helikopter veya bir helikopter ve bir dikey kalkış yapabilen pilotsuz uçağı barındırabilecek bir pist mevcut. Zumwalt'ta iki helikopter veya dikey uçuş personelini barındıracak odalar mevcut, bunun dışında gerek duyulursa iki  helikopter dolusu özel kuvvet personelini de misafir edebilir. V-22 Osprey oldukça yetenekli bir araç olmasına rağmen çok büyük ve Zumwalt'ın pistini kullanamayacak kadar ağır, ancak pek çok amaç için helikopterler uygun gözüküyor. Geminin algılayıcıları, savunma ve görünmezlik sayesinde, ulaşması başka türlü zor olan yerlere özel kuvvetleri iletebilecek bir kapasitesi var.

Bu yaz sinemalarda gösterilen Star Trek Into Darkness filminde Dreadnought isimli bir savaş gemisi bulunuyordu ve çok az mürettebat ile çalışan ve otomasyon düzeyi son derece yüksekti. Yazar, ziyaretinin sonuna doğru Raytheon yetkililerine bu karşılaştırma hakkında sorular sormuş ve yetkililer hep bir ağızdan ;”yorum yok” cevabını vermiş.

Diğer taraftan, ABD Deniz Kuvvetleri bilimkurgusal karşılaştırmalar için oldukça esnek görünüyor. Zumwalt'ın ilk kumandanının Kaptan James Kirk olması mümkün gözüküyor.

Kaynak: popsci.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap