Zehirli ok kurbağalarındaki yavru bakım davranışının evrimsel sırları üzerine

Kurbağalar (sınıf: Amphibia), (Amphi-iki taraflı, bios-yaşam) geniş çeşitlilik gösteren ve isimlerinden de anlaşılacağı üzere “iki taraflı” bir yaşam tarzına sahip bir omurgalı hayvan grubudur. Etrafınızda irili ufaklı su birikintilerinde, bataklıklarda, nemli bölgelerde sıkça karşılaşabileceğiniz ve gerek fizyolojileri, gelişimleri, kökenleri ve gerekse bazı davranışları açısından oldukça ilginç canlılardır. Kurbağaların en bilindik özellikleri ne tam karasal ne de tam sucul canlılar olmayışları, yaşam evrelerinde bu her iki habitatı da kullanmalarıdır. Bu özellikleriyle sudan karaya geçişin en önemli temsilcilerindendirler. Genelleyecek olursak kurbağalar korunma, üreme gibi amaçlarla suya bağımlı iken beslenme gibi bazı yönlerle de karaya bağımlılardır. Derileri ince, mukuslu ve nemli bir yapıdadır (Muhtemelen derilerinin bu yapısı yüzünden bugün kurbağalar ciddi anlamda mantarlar tarafından tehdit edilmektedir.)

sol üst: Litoria phyllochroa (Takım: Anura), sol alt: Notophthalmus viridescens Takım: Urodela)
sağ üst: Seymouria (Takım: Reptiliomorpha, Fosil), sağ alt: Dermophis mexicanus (Takım: Apoda).

Kurbağaların kökenine ilişkin olarak yapılan çalışmalar göstermiştir ki; gerek anatomik gerekse yaşam şekli açısından kurbağalar Sarcopterygii adı verilen bir balık sınıfına dahil Dipnoi (Akciğerli balıklar) altsınıfından köken almıştır. Devonien zamanında sudan karaya çıkarak karasal yaşama bazı adaptasyonlar geliştirmişlerdir. Bunları 3 ana grupta toplamak mümkündür:

  1. Solunum Sistemi Adaptasyonları
  2. Dolaşım Sistemi Adaptasyonları
  3. Ekstremitelerdeki Değişimler

Kurbağalarla ilgili temel bilgileri ve ülkemiz kurbağa faunasıyla ilgili bilgilere ulaşmak için bknz (1).

Kurbağalar günümüzde 3 takımda incelenmektedir:

  1. Anura (Kuyruksuz Kurbağalar)
  2. Urodela (Kuyruklu K. ya da Semenderler)
  3. Apoda (Bacaksız K.).

Bunlardan bizim en aşina olduğumuz grup olan Anura, yani kuyruksuz kurbağalar Antarktika kıtası hariç, dünyanın hemen her yerinde yaşamaktadır. Burada bahsi geçecek olan Dendrobatidae familyası ise Orta ve Güney Amerika’ da yayılış göstermektedir.

Dendrobatidae familyasının halk dilindeki karşılığı zehirli ok kurbağası olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde sistematiğinde hala zaman zaman bazı değişiklikler yapılmaktadır. 2006’da yapılan bir revizyona göre 13 cins ve yaklaşık 170 civarı türü bulunmaktadır. Zehirli ok kurbağaları bu isimlerini derilerinde salgıladıkları ve yüksek toksisiteye sahip zehirlerinin Amerika yerlileri tarafından avlanmada kullanılmasından dolayı almışlardır. Dendrobatidae üyeleri oldukça küçüktür, ortalama olarak 2 cm ve yaklaşık 2-3 gr ağırlığındadırlar. Renkleriyle de ünlüdürler, çok canlı renklere sahiptirler. Aposematizm gösterirler, yani renkleriyle potansiyel avcılarına göz dağı vererek: “Ben zehirliyim!” mesajı iletirler. Dendrobatidae adının Latince anlamına bakıldığında ise (Dendro-ağaç, bates-bulunan) bu kurbağaların yaşam alanları hakkında fikir sahibi olabiliriz. Bazı türler yerden 10 m yükseklikteki ağaçlar üzerinde bile yaşar. Ağaç, kurbağaların üremeleriyle yakından ilgilidir. Çoğu türde yumurtalardan çıkan iribaşlar ebeveynlerinin sırtında bitkilerin su dolu haznelerine (yaprak araları) taşınır ve metamorfozun tamamlanması burada gerçekleşir. Ancak bu tüm türlerde görülmez. Nispeten familyanın atasal türlere yakın olan türlerinde yumurtalar döllendikten sonra iribaşların bırakılacağı bir gölet aranır. Familyanın genç ve yeni türlerine doğru gidildikçe genel olarak yumurtadan çıkan iribaşlar yüksek ve bir şekilde nemli (su dolu yapraklar, oyuklar, ya da suya yakın kök-gövde uzantıları vs.) bitki kısımlarına çıkarılır. Atasal türler ise çeşitli kriterlere göre seçtikleri bir göle de iribaşlarını taşırlar.

Yazımızın sonunda Smithsonian Marine Station’dan C. Seabird McKeon ve East Carolina University’den Kyle Summers tarafından yapılan bir çalışmadan bahsedeceğiz. Makale Evolutionary Ecology Dergisi 2013 temmuz sayısında yayınlandı. Çalışmanın arazi ayağı Peru’da Manu Ulusal Park’ın yakınlarında bir bölgede yapılmış. Ekip Allobates femoralis (Boulenger, 1884) adlı türden ebeveyn kurbağaların iribaşlarını bırakmak için gölet büyüklüğü ve gölette bulunan avcılara ne ölçüde dikkat ettiklerini anlamaya yönelik bir sistem kurmuşlar. Tahmin edildiği üzere genel olarak, büyük göletlerin seçildiği görülmüş; ancak bununla birlikte yapılan bir ilginç gözlem daha var ki o da; ebeveyn kurbağaların, gölette iribaşları avlayan böceklere ve bu böcekler üzeriden beslenen başka böceklere de dikkat etmeleri olmuş. “Düşmanımın düşmanı dostumdur.” prensibi!

Özgün makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
 

Kaynakça:

  1. Budak, A. & Göçmen, B. (2005).  Herpetology. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kitaplar Serisi, No. 194, Ege Üniversitesi Basimevi, Bornova-Izmir, 226 pp. (ISBN 975-483-658-2)
  2. https://en.wikipedia.org/wiki/Poison_dart_frog
  3. http://newsdesk.si.edu/releases/smithsonian-scientist-reveals-evolutionary-secret-poison-frog-parenting
     

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap