Zayıf açık erişimli dergiler için yeni bir can yakıcı sonuç

Aşağıda okuyacağınız değerlendirme, açık erişim kavramının dünya üzerindeki en yetkin isimlerinden biri olan Prof. Dr. Peter Suber'in, bugün yayınladığımız ve Science dergisinin yazarlarından biri olan John Bohannon'un açık erişimli dergileri konu alarak yaptığı bir çalışmanın yankısı olarak kaleme aldığı yazının Türkçe'ye tercümesini içermektedir. Prof. Suber, bu gözlemlerin açık erişim kavramına zarar verdiği görüşünü paylaşmakta ve gerçek, oyunun kurallarını doğru oynayan dergiler için haksızlık olduğunu düşünüyor. Facebook'ta, açık erişimi savunan biri olarak bize yöneltilen çeşitli eleştirilere yanıt olarak, Prof. Suber'in bu yazısını son derece faydalı buluyoruz.

Bugün (4 Ekim 2013) öğleden sonra, John Bohannon Science'de çok sayıda açık erişimli derginin düşük kalitesine atfedilebilecek bir makale yayınladı. Kendisi ve Science dergisi bunu bir can yakıcı unsur olarak ele aldı ve bunu neden böyle yaptıkları, makaleyi inceleyince epey kolay bir şekilde anlaşılabiliyor. Ne yazık ki yayında gösterilenler ve gösterilmeyenleri birbirinden ayırmak epey güç. Benim bu konudaki yorumlarım şöyle olacak:

Pek çok açık erişimli derginin zayıf olduğunu gösteriyor.

Bütün veya pek çok açık erişimli derginin zayıf olduğunu göstermiyor. Bohannon bütün açık erişimli dergileri çalışmış değil.

Ortalama olarak açık erişimli dergilerin açık erişimli olmayanlara göre daha zayıf olduğunu göstermiyor. Bohannon açık erişimli olmayan dergileri de çok incelemişe benzemiyor.

Bazı açık erişimli dergilerin kuvvetli olduğu anlatılıyor. Özellikle Hindawi ve PloS ONE'de ciddi gözden geçirme (peer review) olduğunu anlayabiliriz. Bu sonuçtan özellikle çok hoşnutum, çünkü PloS ONE dikkatsiz ve gevşek gözden geçirme yaptığı şeklinde haksız bir karakterizasyona uğramış. PloS ONE makaleleri yöntemsel olarak etkili bir şekilde, önemini kastetmeden incelemektedir. Geleneksel ciddi gözden geçirme yöntemine göre bu daha kısa sürmektedir, ancak PloS ONE'nin yöntemsel bütünlüğü değerlendirirken diğer dergiler kadar ciddi davranmadığı anlamına gelmez ve asla da gelmemiştir.

Bunların bir kısmını bir araya getirerek, makale bazı açık erişimli derginin zayıf, bazısının da kuvvetli olduğunu gösteriyor.

Açığa çıkan sorunun açık erişimli dergilerle sınırlı olduğunu veya açık erişimli dergilerin içsel sorunu olduğunu göstermiyor. Düşük kaliteli ve dürüst olmayan dergilerin sebep olduğu bir sorunu gösteriyor ve açık erişimli dergiler bunun dışında tutulmalıdır.

İşin abonelik kısmında düşük kalitenin mevcut olmadığı veya nadir olduğunu göstermiyor. Sadece işin açık erişimli kısmında düşük kalite seçilip alınıyor.

İyi açık erişimli dergilerin en iyi ve açık erişimli dergiler kadar iyi olamayacağı da söylenmiyor.

Yeşil açık erişim hakkında veya depo marifeti ile dağıtılan açık erişimli dergiler hakkında hiçbir şey anlatılmıyor. Burada sorun açık erişime özgü bir sorun değildir ve altın açık erişim ve dergilerle dağıtılan açık erişimden daha büyüktür. Ayrıca araştırmacıların alanlarındaki en iyi dergilere yayınlarını göndermelerinden ve açık erişimli bir depoda çalışmalarının bir kopyasını saklamalarından da bahis açılmamış.

Makalenin gösterdiği ve göstermediğinden ayrı olarak, açık erişimli dergilerin ve açık erişim kavramının kendisinin anlaşılması için çeşitli sonuçlar doğuracaktır. Korkarım ki makalenin gerçekten gösterip göstermediğinden farklı olarak bu sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Bir etki iyidir ve bunu önce anlatacağım. Zayıf ve dürüstçe davranmayan açık erişimli dergiler açık erişim kavramının adını kirletiyor. Bunları cümle aleme göstermek isterim. Yazarları ve okuyucuları bunlara karşı uyarmak isterim. Bunları camiadan süpürüp atmak isterim. Bir dereceye kadar, Bohannon'un makalesi bu amaca yarayacak diye düşünüyorum.

Ne yazık ki büyük ihtimalle bu olay gereğinden fazla rahatsızlık yaratacaktır. Pek çok kişi yanlış bir şekilde bütün açık erişimli dergilerin zayıf ve sahtekâr olduğunu düşünmektedir. Buradan, pek çoğu bütün açık erişimli dergilere şüpheci bir şekilde yaklaşacaktır. Pek çok kişi yanlış bir şekilde bütün açık erişimin altın açık erişim modeli olduğunu düşünüyor, ya da açık erişimli dergilerin, açık erişimi dağıtmak için tek yöntem olduğuna inanıyor. Bu sebeple, pek çok kişi bütün açık erişimi, ancak yalnızca altın erişim değil, altın erişimin zayıf bir alt grubu gibi görecek ve şüphe ile yaklaşacaktır.

Bohannon bu yayılmalardan ve önceden var olan yanlış anlamalardan sorumlu değildir. Ancak elde ettiği sonuçlar, özellikle bunlar hakkında sonuç çıkarma konusunda dikkatli davranmadığı zaman bu yanlış düşüncelerle kötü bir şekilde etkileşiyor ve özellikle açık erişim kavramının karakterize edilmesi söz konusu olur.

Bohannon, “akademik yayıncılıkta yeni oluşan bir Vahşi Batı” deyimiyle düşük kaliteli dergileri yeni ortaya çıkmış gibi gösteriyor. Özellikle yalnızca yeni olma eğilimi gösteren açık erişimli dergilerle çalışmaya karar verdiği için, bu haksız ve kırıcı bir eylem. Kasti olarak açık erişimli olmayan dergilerle çalışmayı seçmediği için ortaya çıkardığı düşük kalite cinsinin yeni bir şey olduğu gibi bir sonuca varmaktan kaçınması gerekirdi.

Makalenin iki yerinde, Bohannon bütün veya pek çok açık erişimli derginin yayın ücreti istediği gibi yanlış bir izlenimi ortaya koyuyor. Ancak pek çoğu hiçbir ücret talep etmemektedir. Örneğinde bahsettiği bütün veya pek çok açık erişimli derginin yayın ücreti istemesi mümkündür. Ancak Bohannon böyle demiyor ve bunu kontrol etmiş gibi gözükmüyor. Bohannon, okuyucuların açık erişimli dergiler ve açık erişimli dergilerde ödenti esasına dayanan çalışma modeli hakkında bir sınıf olarak garantili olmayan sonuçlara varması için işleri kolaylaştırmış oluyor.

Kategoriler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap