Yoksulluk, işler belleği nasıl etkiliyor?

Yoksulluk, işler belleği nasıl etkiliyor?

Sosyoekonomik düzey farklılıklarını oldukça değişik bir açıdan gözlemleyen araştırmacılar; kentsel ve kırsal kesimlerde yoksulluğa maruz kalan çocukların işler belleklerinin çalışma şekillerinin farklılığı üzerinde bir  çalışma yapıyor. Bulgular, okul çağında sosyo-ekonomik durumu düşük seyreden çocukların hem sözel hem de görsel-uzamsal eksikliklerinin mevcut olduğunu ve bu durumun yüksek strese dayanabileceğini belirtiyor.

İşler bellek; karmaşık bilişsel süreçlerin gerektirdiği bilgileri zihinde tutarak yeniden kullanmayı sağlayan, ancak sınırlı kapasiteye sahip olan bellek türüdür (öğrenme, akıl yürütme, kavrama karşılaştırma, sebep-sonuç ilişkisi). Açık erişim sağlanabilen Journal of Cognition and Development’dan, “Kırsal ve Kentsel Bölgelerde Yoksulluğa Maruz Kalan Çocukların İşler Bellekleri Arasındaki Farklılık” başlıklı makalenin yazarı Michele Tine, bu iki farklı kesimin yoksul çocuklarının işler belleklerinde bir farklılık olup olmadığına dair araştırmalarda bulunmuş; bu karşılaştırma için de çocuklara hem sözel, hem de görsel-uzamsal testler uygulanmış.

Bu çalışma için, altıncı sınıf öğrencileri katılımcı olarak seçilmiş ve öğrenciler, kırsal düşük gelirli öğrenciler, kentsel düşük gelirli öğrenciler, kırsal yüksek gelirli öğrenciler ve kentsel yüksek gelirli öğrenciler olarak dörde ayrılmış. Aile geliri ulusal aile gelirinin (50.033 $) altında olan çocuklar, düşük gelirli olarak kategorize edilmiş ve bu çocukların en az %75’i, bedava öğle yemeği yenen ya da yemeklerini kendileri hazırlayıp götürdükleri okullarda okuyorlar. Birleşik Devletler Nüfus Bürosu’nun tanımına göre; bir okul 200 binden fazla nüfusu olan bir ülkede bulunuyorsa ve ortaokul seviyesinde 300’den fazla, geri kalan tüm seviyeler için de ortalama sayıda öğrenci barındırıyosa, o okul ‘kentsel bölgede’ kabul ediliyor.

Bulgular, okul çağında sosyo-ekonomik durumu düşük seyreden çocukların hem sözel hem de görsel-uzamsal eksikliklerinin mevcut olduğunu ve bu durumun yüksek strese dayanabileceğini belirtiyor. Kentsel bölgelerde yoksulluk yaşayan çocuklar simetrik işler bellek zayıflığı gösterirken; kırsal bölgede yaşayan yoksul çocukların ise, sözelden ziyade, görsel-uzamsal işler bellek düzeyinde çok daha geride oldukları ifade edilmiş. Düşük sosyoekonomik durumdaki kent çocuklarının, düşük sosyoekonomik durumdaki kırsal kesimdeki çocuklara göre sözel açıdan daha zayıf olduğu görülmüş ve Tine, ilginç bir şekilde, bu durumun gürültü kirliliğinden kaynaklanabileceğine değiniyor.

Sonuçlar, yüksek sosyoekonomik durumlu kırsal ve kentsel çocuklar için ise birbirine yakın sözel ve görsel-uzamsal işler bellek düzeyleri göstermiş. Tine ayrıca, bir önceki çalışmada değinilen; düşük sosyoekonomik düzeydeki çocukların kavramsal yeteneklerinin gelişmesinde çevresel faktörlerin büyük ölçüde belirleyici olduğunu ve genlerin çok fazla rol almadığını ifade ederken; yüksek gelirli çocuklarda bu durumun tam tersi olduğunu savunuyor. Yüksek gelir düzeyindeki çocuklarda; değişkenliğin büyük bir kısmı genlerden kaynaklanıyor.

Konuyla ilgili farklı araştırmalar için çeşitli yöntemler mevcut. Bu araştırma örneklerinde, düşük gelirli kırsal örnekler daha çok Kafkasya bölgesinden iken; düşük gelirli kentsel örnekler ise ırksal azınlıklardan seçilmiş. Dolayısıyla, işler  bellek farklılıkları, ırksal değişkenlik ya da stereotiplere de atfedilebilir. Tine, bu çalışmanın da ötesine geçilerek;  düşük gelirli kırsal ve kentsel bölgelerdeki çocukların kendilerine özel bellek çalışma güçlüklerini nasıl aşabileceklerini ve böylece akademik alanda nasıl başarıyı elde edebilecekleri üzerinde çalışılması gerektiğini de ekliyor.

Kaynak: sciencedaily.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap