Windows ve GNU/Linux işletim sistemlerinin bir arada kullanılması

Sevgili okuyucularımız,

Linux'la ilgili olarak 2009 yılından beri Pardus, OpenSUSE, Ubuntu ve Linux Mint'ten oluşan bir tecrübemiz oldu. Daha önce de GNU/Linux işletim sisteminin faydalarına ilişkin bir yazı da yayınlamıştık. Bu yazımızda da bir bilgisayarda (dizüstü veya masaüstü bilgisayar olması elbette fark etmiyor) Windows'un bir sürümü ile GNU/Linux işletim sisteminin “çift açılım” (dual boot) yöntemi ile bir arada bulunmasını incelemeye çalışacağız.

 

 

Bölüm 1

Okuyucularımızın, eğer okumadı iseler, önceki yazıyı okumasında çok fayda görüyoruz. Buraya da küçük bir özetini vermeyi uygun bulduk:

1) GNU/Linux işletim sistemleri, yıllarca saygı ve güven kazanmış, bilhassa güvenlik üzerine şaşmaz bir şöhrete sahip UNIX işletim sistemi üzerine, Linus Torvalds tarafından önce bir hobi olarak geliştirilen ve “kabuk” olarak tabir edeceğimiz uçbirim sistemiyle başlamıştır. GNU/Linux işletim sisteminde, Anadolu kültüründe de bir benzerini gördüğümüz “imece” kültürü baş rolü almaktadır. Bahsettiğimiz olay üzerine, Torvalds'ın geliştirdiği yazılım pek çok kişi tarafından incelenerek ve eklemeler/çıkartmalar yapılarak bir işletim sisteminin ilk nüvesi oluşmuştur.

2) GNU/Linux işletim sistemi,sahip olduğu UNIX kökleri ile güvenilir ve aşağıda Windows işletim sistemi için yapacağımız bazı eleştirilere karşı son derece makul ve mantıklı bir alternatif sunmaktadır.

2a) Windows işletim sistemlerinin temelinde kayıt defteri (registry) adı verilen bir mekanizma bulunur. Bu mekanizma, Windows için “gereğinden fazla” ekleme-çıkarma (program yüklenmesi ve kaldırılması) yapıldığında garipleşmeye başlar; bunun sebebi kayıt defterinden kaldırılması gereken, ancak bazı parçaları kalmış olan eski programlara ait kayıtlardır. Bu sorunu gidermek için ücretsiz ve ücretli olmak üzere çeşitli programlar piyasaya sürülmüştür. Bu programların çeşitli aralıklarla çalıştırılarak kayıt defterini onarmaları gerekir.

Karşılaştırma: GNU/Linux sisteminde kayıt defteri gibi bir mekanizma bulunmadığı için, istendiği kadar program yüklemesi, program kaldırılması yapılabilir. Sisteme yavaşlama başta olmak üzere hiç bir olumsuz etkisi yoktur.

2b) Windows işletim sisteminin kullandığı FAT16, FAT32, NTFS gibi disk tablolama sistemleri, “parçalanma” (fragmentation) dediğimiz sorundan muzdariptir. Parçalanma olayı bir dosyayı oluşturan manyetik bütünlüğün, diskin çeşitli yerlerine dağılması ve bir dosyanın okunması için diskin büyük bölümünün taranması gerektiğinden erişim süresinin rahatsız edici boyutlara varması olarak özetlenebilir. Bunun için de Windows işletim sistemi içinde ve çeşitli firmalar tarafından parçalanmayı önleyici ve geri çevirici yazılımlar kullanılır.

Karşılaştırma: GNU/Linux işletim sistemi, kullanmış olduğu EXT3, EXT4, Reiserfs gibi başarılı disk bölümleme sistemleri ile parçalanma sorununu başlamadan önlemiştir.

2c) Windows işletim sistemi, özellikle onun için üretilen virüslere karşı son derece korumasızdır; “virüs programı” adı verilen yazılımlar kurulmamış ise, bir bilgisayara İnternet bağlantısı yaptıktan sonra virüs bulaşması için 15-20 dakika yeterli olmaktadır. Bu sebeple virüs koruma programlarının da sisteme kurularak sistemin korunması, günlük olarak virüs koleksiyonu güncellemesi yapılarak yeni virüslere karşı sürekli korumanın sağlanması şarttır.

Karşılaştırma: GNU/Linux sisteminin, UNIX'e dayalı gelişmiş güvenlik sistemi nedeniyle bir virüsün sisteme sızması ve yayılması mümkün değildir. Sisteme etki edecek hiçbir işlem, yönetici parolası ile onaylanmadan yürütülemez. Bu sebeple GNU/Linux sürücülerinde virüs bulunmaz, virüs tarayıcısına da gerek yoktur.

2d) Test edilmemiş, işletim sistemine ve donanıma zararı olabilecek, denetlenmemiş ve hatta zararlı yazılım (malware) ve virüs içerebilen her türlü yazılımın basit bir iki tıklama ile İnternet'ten indirilmesi ve bilgisayara kurulması mümkün olabilmektedir. İnternet'ten istendiği gibi, hiçbir güvenlik denetlemesi olmaksızın yazılım kurulabilmesi Windows işletim sisteminin en büyük hatalarından biridir diye düşünüyoruz; kendi bindiği dalı kesmekten farksız olan bu özellikten dolayı kullanıcı her an, İnternet'te karşılaştığı yazılımlar hakkında tetikte olmak zorundadır.

Karşılaştırma: GNU/Linux işletim sisteminde bütün yazılımlar “paket” dediğimiz şekle dönüştürülür, bu paketler içinde, ilgili işletim sistemi için kurulumu yürütecek yönergeler bulunur ve bir tık ile yazılım sisteme kolayca kurulur, aynı şekilde, paket içinde kaldırma yönergeleri de bulunur ve yine bir tık ile kolayca sistemden kaldırılır. Bir yazılımın paketlenmesi için bir paket grubunun denetiminden geçmiş olması gerekir. Bu aşamada zararlı yazılımlar doğal olarak ortadan kalkacağından GNU/Linux işletim sisteminde kötü amaçlı yazılım bulunması mümkün değildir.

2e) Windows işletim sistemi için, şirketin belli elemanlarından oluşan bir grup güncelleme yamaları yayınlar ve bunların sisteme belirli aralıklarla yüklenmesi için sistemin ayarlarının kontrol edilmesi gerekir. Benzer bir durum GNU/Linux için de söz konusudur, dolayısı ile bu saydığımız özellik her iki işletim sistemi için de güvenliğin sağlanması amacıyla yapılan bir önlemdir, herhangi bir itirazımız yoktur. İtiraz ettiğimiz konu, kullanıcının herhangi bir şekilde bir hata (uluslar arası terminolojide “bug” diye bilinir) tespit ettiğinde, Microsoft şirketi yetkililerinin fazla geri dönüş sağlamaması ve neredeyse “sonraki sürümü alın lütfen, orada düzeltilmiş olacak” demeye getirmeleridir.

Karşılaştırma: Hemen hemen bütün GNU/Linux işletim sistemi için, sistemi geliştiren ekibe ulaşmanızı ve hata bildirimi yapmanızı sağlayacak “Bugzilla” isimli bir hata takip sistemi bulunur. Yaptığınız hata bildirimini her aşamasında takip edebilir, cevabınızı alabilir, önerilerde bulunabilir, geliştiricilerden öneriler alabilirsiniz. Bu sistem dünya devi Microsoft gibi bir firmada bile mevcut değildir.

2f) Windows işletim sistemi, Microsoft firmasının ticari malı olup, dünya çapında belli bir lisans ücreti ile satışı yapılan bir yazılımdır. “Korsan” olarak tabir ettiğimiz kötü yola düşenler tarafından İnternet üzerinde çeşitli sitelerde bedelsiz olarak sağlanması lisans anlaşmalarına aykırı bir hareket olduğundan firmanın gerektiği takdirde avukat ve benzeri görevliler marifetiyle her türlü yasal yola başvurması sonuna kadar hakkı olmaktadır. Benzer şeyler, Windows işletim sistemi kurulduktan sonra kurulan diğer lisanslı programlar için de geçerlidir.

Karşılaştırma: GNU/Linux işletim sistemleri ve içinde kullanılan yazılımların hepsi “açık kaynak” (open source) mantığına uygun şekilde tamamen bedelsiz olarak kullanıma sunulur. Çok büyük bir kısmı tamamen bedelsiz olarak kullanıcıya iletilen 30-40 bin civarında yazılımı vardır.

2g) Windows işletim sisteminin tabir-i caiz ise “çuvalladığı” bir başka nokta da, yaklaşık 25-30 dakika süren Windows kurulumundan sonra gerektiğinde ofis yazılımı, virüs koruma programı, grafik görüntüleme programı, sohbet yazılımları, İnternet tarayıcısı, ortam oynatıcıları gibi çeşitli yazılımları da kurması ve ayarlarını yapması gerekmektedir. Dolayısı ile ortalama bir hesap yapıldığında sistemin “tam anlamıyla” çalışır hale gelmesi 1,5-2 saati bulmaktadır.

Karşılaştırma: GNU/Linux işletim sistemi 30-40 dakika civarında (sabit diskin ve donanımsal unsurların hızına göre) sürmektedir. Kurulum sonrasında ofis yazılımı, görüntü işleyiciler (özellikle GIMP isimli, Adobe Photoshop ayarında olduğunu söyleyebileceğimiz güçlü bir yazılım), çok sayıda sohbet programındaki giriş bilgilerinizi tek bir arayüzden kullanmanızı sağlayan Pidgin isimli zekice bir yazılım, çoğunlukla Mozilla Firefox, ve belki bazı sistemlerde ilave olarak Google Chrome gibi, sizi 1-2 saatten kurtaracak ve son derece yeterli bir işletim sistemi emrinize amade olacaktır. Kişisel ihtiyaçlara göre elbette bazı ilave programların kurulması normaldir, ama Windows ile karşılaştırıldığında işiniz daha kısa sürede bitmektedir, bu kesindir.

2h) Sürücü sorunu, Windows'un tam manası ile baş belasıdır. Acıyı hafifleten unsurlar, Windows 7 sürümü ile beraber Windows Update veritabanında bazı popüler sürücülerin sağlanması, münferit web sitelerinin sürücü veritabanlarından çeşitli sürücü yazılımlarının bulunabilmesi, satın alınan bir donanım parçasının yanında CD/DVD gibi bir ortamla sürücünün sağlanması olabilir. Ancak başarı her zaman garanti değildir ve sürücü yazılımı bulunamadığı takdirde o donanımın çalıştırılması mümkün olamamaktadır.

Karşılaştırma: Sürücü sorunu GNU/Linux'ta hiç yok diyemeyiz,ancak “çekirdek” (kernel) olarak tabir ettiğimiz, sistemin bütün önemli bilgilerini içeren hayati dosya (boyutu 20-30 MB kadardır) içinde çok sayıda sürücü dosyası da bulunmaktadır. Windows yazılımına göre başınız daha az ağrır. Özellikle ethernet kartlarında sürücü gereksinimi, bilgisayarı İnternet'e bağlayamazsanız eliniz kolunuz bağlı olacağı için, Windows sürücülerini kullanarak GNU/Linux'a donanımın tanıtılmasını sağlayacak “ndiswrapper” isimli önemli bir komut bazen hayat kurtarmaktadır. Kişisel gözlemlerimiz, GNU/Linux için bazı genel (generic) sürücülerin performansının Windows'tan daha düşük olabileceğini gösteriyor. Çoğu donanım üreticisi, sadece Windows için sürücü dosyası oluşturuyor ve ndiswrapper örneğinde olduğu gibi her zaman Windows sürücülerinin işe yarama olasılığı yok. Burada yapılacak şey, bugzilla üzerinden hata bildirimi yapıp önerileri takip etmek ve topluluk kaynaklarını (özellikle forumlar ve wiki sayfaları) inceleyerek bir çözüm bulmaya çalışmak oluyor. Her zaman böyle bir senaryoyu öngörmemiz mümkün değil, ama “imece” kültürü ile yol almak bazen gerekli olabiliyor. Açık kaynak felsefesini anladıktan sonra bu tür girişimlerde bulunmanın zor gelmediğini söylemek isteriz. Bulacağınız bir çözüm, belki milyonlarca kişiye deva olabilir.

2i) Microsoft Windows yazılımlarında işletim sistemine dahil olan yazılımların Windows Update ortamı üzerinden güncellenmesi mümkün olmaktadır. Ancak diğer yazılımlarda güncelleme olup olmadığını araştırmak için kişinin daha önceden ilgili programda otomatik güncelleme seçeneğini bulması ve programın kendisini güncellemesi gerekir. Böyle bir seçenek yok ise her yazılımın teker teker incelenmesi, güncelleme varsa yapılması, gerekirse web sitesine uğrayıp güncellenmiş dosyanın indirilmesi gibi bir sürü iş yapılması gerekir.

Karşılaştırma: GNU/Linux sisteminin komut satırından (terminal) veya grafik arayüz üzerinden gerçekleştirilen güncelleme yazılımı ile bir tık ve yönetici parolası girmek ile sistemde kurulu olan ve güncellemesi bulunan bütün yazılımlar güncellenmektedir. GNU/Linux sistemlerde çok karşılaşılan “çapraz bağımlılık” mekanizması ile orada olduğunu bilmediğiniz, varlığından bile haberdar olmadığınız bazı küçük veya büyük programların da güncellendiğine, kaldırıldığına şahit olabilirsiniz.

2j) Yeni bir yazılıma ihtiyaç duyduğunuzda Windows işletim sisteminde yapmanız gereken şey İnternet'i taramak, mevcut olan bir çok alternatif arasından uygun olanı seçmeye çalışmak, büyük olasılıkla bir ücret karşılığı satılan yazılımın ücretini ödeyerek indirmek gibi bir yönteme başvurmak zorunda kalırsınız.

Karşılaştırma: GNU/Linux'ta depo (repository) olarak tabir edilen yazılım veritabanları gerekli ve mevcut bütün yazılımları yapısında bulundurur, program yükleneceği zaman bu sunucuya bağlanılır ve program (ve çapraz bağımlılıkları) indirilir. Depolarda belli bir amaç için bazı durumlarda birden çok alternatif vardır, bazı durumlarda tek alternatif bulunur. Yazılım geliştirme konusunda kendinize güveniyorsanız (imece kültürünü hatırlatmak isteriz) bu konuda bir boşluğu doldurabilir ve binlerce kişiye yardımcı olabilirsiniz.

2k) Windows 8 ile çok fazla tecrübemiz olmadı. En son Windows 7 işletim sistemi ile Windows tecrübemizi tamamladık. Orada görmüş olduğumuz konu, işletim sisteminde bir tane masaüstü ortamı olması idi. Bütün aktiviteleriniz bir masaüstünde, bir arada gösterilmektedir.

Karşılaştırma: GNU/Linux sistemlerinde, en az iki, en çok sekiz (bu sayı değişebilir) masaüstü ortamına sahip olabilirsiniz. Bir masaüstünde oyunlarınızı saklayabilir, bir diğerinde yazı çalışmalarınız, bir diğerinde internet seyahatleriniz vs bulunabilir. Kendinizi bu şekilde organize edebilme yeteneği size sadece GNU/Linux'ta verilmektedir.

2l) Windows'un şakacı bir tabir ile “kanserojen” olan, dillere destan yavaşlaması, 1-2 yıl içinde mutlaka bir disk biçimlendirme işlemi ile yeniden kurulmasının gerekmesi çok şikâyet almaktadır, bu arada bazı ayarlarınızı saklamışsanız o ayarları yeni kurulumda geri alabilirsiniz, ama bazılarını tekrar kurup 1-2 saatlik mesai harcamanız gerekebilir.

Karşılaştırma: GNU/Linux sistemlerin Windows sistemlerde, donanım aynı kalmak kaydı ile daha hızlı olarak çalışması çeşitli testler ile ispat edilmiştir. GNU/Linux sistemlerde yavaşlama sorunu ortaya çıkmaz. Sistemin yeniden kurulması gibi bir sorun, insan yapısı bir donanım olan bilgisayarda her zaman mümkündür, bu nedenle GNU/Linux sistemlerinde çeşitli yedekleme programları da vardır. İleri derece GNU/Linux kullanıcıların, yaptığı özel ayarlar nedeniyle kök (root) dizin içindeki bazı alt dizinlerin de yedeklenmesi gerekir. Normal kullanımda buna gerek yoktur.

2m) Windows ve diğer lisanslı yazılımların satın alınmasında karşılaşılan “çevresel” sorunlar genellikle göz ardı edilir. Bu çevre sorunu, alınan yazılımlar için harcanan ambalajlar düşünüldüğünde ve dünya çapında milyonlarca adet üretim yapıldığında biraz daha akla yatkın gelmektedir.

Karşılaştırma: Tamamen internet kanalı ile elde edeceğiniz işletim sistemi ve yazılımlar daha “yeşil” bir anlayış olan açık kaynak felsefesinin bir parçasıdır. Sadece GNU/Linux kullanarak çevrenize ne kadar çok katkıda bulunabileceğinizi bazen tahmin etmek zor olur. Bu konuyu, çevre konusundaki duyarlılığımızın artmasını beklediğimiz şu son dönemlerde bir daha düşünmenizi tavsiye ederiz.

2n) Windows işletim sisteminde Başlat Menüsü adı verilen sistemin kullanımı, özellikle çok miktarda yazılım kurulumu olduktan sonra, ortalığın tam anlamı ile karışması ve aranan programa ait kısayolun bulunmasının eziyet haline gelmesidir.

Karşılaştırma: Başlat Menüsü GNU/Linux sistemlerinde de vardır. Zaten Windows gibi bilişim tarihine geçmiş bir işletim sistemini (saygımız vardır, ama eleştirdiğimiz konular da vardır) esas almayan hiçbir işletim sisteminin piyasada var olamayacağı çok açıktır. Burada da başlat menüsü Windows'a benzerdir, ancak organizasyon ve kategorilendirme daha başarılı olduğu için her şey derli topludur ve istenen şey daha kısa zamanda bulunabilir.

2o) Windows işletim sistemi, bir yazılım kurulduktan veya kaldırıldıktan sonra meşhur “yeniden başlatmaları” ile çok hatırlanacağa benziyor. Kayıt defterinin güncellenmesi için bu işlemin yapılması şarttır.

Karşılaştırma: GNU/Linux sisteminde iki tür yeniden başlatma olur: İşletim sistemi kurulurken, “çekirdek” sistemi güncellemeleri. Bunun dışında, bir yazılım yükleme ve kaldırma yapıldığı zaman yeniden başlaması söz konusu değildir.

2p) Eski bilgisayarınız için büyük olasılıkla, onu gereği gibi çalıştıracak bir Windows sürümü piyasadan çoktan kalkmıştır. Eski bilgisayar için yapılacak tek şey, hurdaya ayırmak ve yeni bir bilgisayar satın almaktır.

Karşılaştırma: Eski bilgisayarlar için kullanılmak üzere tasarlanmış birkaç GNU/Linux dağıtımı bulunmaktadır. Bunlar içinden sizin için tavsiye edebileceğimiz iki tane dağıtım var, biri Lubuntu (enerji koruyan LXDE masaüstü ortamı) ve Puppy Linux (çeşitli alternatifler arasından uygun olanı seçebilirsiniz) işletim sistemlerini bizzat çeşitli sistemlere kurup denedik ve beğendik. Hatta bir dizüstü bilgisayardaki Windows oturumu içinde bulunan önemli dosyaları, Windows'taki bir sorun yüzünden, CD ile açıp hiç kurulum yapmadan çalıştırdığımız eski bir Puppy Linux sürümü ile halletmiştik. Biraz aşağıda bahsedeceğimiz, bir bilgisayara iki işletim sistemi kurma konusunda Linux bazen Windows sisteminde oluşabilecek hatalara karşı bir emniyet sübabı gibi çalışabilir, düşünmenizi öneriyoruz.

2q) Windows işletim sistemi, özellikle oyun meraklıları için olmazsa olmaz bir ortamdır ve dediğimiz gibi neredeyse bütün oyunlar Windows işletim sistemi için üretilir. Ancak çok az bir kısmına para ödemeden sahip olabilirsiniz.

Karşılaştırma: GNU/Linux için oyun üretimi daha sınırlıdır. Çoğu oyun, Windows dünyasında alıştığımız kültürden sonra fazlaca basit gelir. Ancak son zamanlarda, oyun üreticileri GNU/Linux kullanıcıları için de oyun üretiyor, doğal olarak bu oyunlar belli bir bedel ödenerek sahip olunan şeyler. Bulut bilişimin nimetlerinden faydalanan Steam isimli oyun portalında Linux için de ücretli ve oldukça kaliteli oyunlar bulunmaktadır. Zevkinize uygun bir oyun bulacağınızı düşünüyoruz. Bunun dışında, Windows için Wine isimli bir alt katman üzerinden çeşitli Windows oyunları GNU/Linux işletim sistemi üzerinden oynanabilmektedir (yalnızca oyun değil, diğer yazılımlar da bu listeye dahil olabilir, bkz. PlayOnLinux). Kişisel olarak çok sevdiğimiz RPG oyun tarzının önemli temsilcilerinden olan, 2002 çıkışlı Neverwinter Nights isimli oyunu neredeyse hiç bir sorun yaşamadan büyük bir rahatlıkla oynayabiliyoruz. Wine ekibinin ürettiği ve ticari olarak, Wine projesinin finansmanında kullanmak üzere satışa sunduğu Cedega Crossover for Linux isimli yazılım ile epey sorunsuz bir şekilde oyun deneyimi yaşayabilirsiniz.

2r) Microsoft Windows yazılımları satın aldığınızda, ödediğiniz paranın %50 civarında bir kısmı Microsoft'un kasasına gider. Geri kalanı da ülkeyi terk eder; ülkeye bir kuruş bile katkınız yoktur.

Karşılaştırma: Ne işletim sistemi, ne de yazılımlar için hiç bir ücret ödemediğiniz için, paranız cebinizde ve dolayısı ile ülkenizde kalır, yabancı bir tecrübe kiralamazsınız.

2s) Windows işletim sistemi kullanan bir bilgisayar, en fazla 2 gün kadar yeniden başlatmadan sürekli çalışabilir. Çalışmaya devam ettiğinizde bazı gariplikler olduğunu göreceksiniz.

Karşılaştırma: Yapılan bir testte, 5 yıl hiç kapatıp açılmadan sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam eden GNU/Linux kurulu bir bilgisayardan söz edilmektedir. UNIX sistemine dayanan GNU/Linux işletim sistemi için bu çok şaşırtıcı değildir. Dünya üzerindeki web sunucularının %99 kadarı GNU/Linux tabanlıdır. Windows tabanlı olsa idi 2 günde bir yeniden başlatma sırasında yaşanan veri kayıplarını bir düşünün!

Bölüm 2

Bu bölümde, aynı bilgisayarda Windows ve GNU/Linux işletim sisteminin nasıl var olabileceğini anlatmaya çalışacağız.

1) Bilgisayara önce Windows, sonra GNU/Linux kurulmalıdır. Tersi Windows'un bazı sınırlamaları nedeniyle mümkün olmamaktadır.

2) Tercih ettiğiniz (aşağıda bazı tavsiyelerde bulunacağız, okumayı ihmal etmeyin) GNU/Linux sürümünü içeren CD veya DVD'yi bilgisayar açılırken sürücüye yerleştirin, gerekirse BIOS ayarlarından, sistemin CD veya DVD üzerinden açılması gerektiğini belirtin, yükleme işlemi başladığında çeşitli sorular sorulacaktır. Aşağı yukarı ortak olanlar dil seçimi, zaman dilimi seçimi, kullanıcı adı ve parola seçimi ve disk bölümlendirmedir. Disk bölümlendirmeyi yaparken Windows'u içeren bölümün sıkıştırılarak yeni bir bölüm açılıyor olmasına özen gösterin. Mümkünse otomatik ayarı deneyin. Henüz hiçbir değişiklik yapmadığınız için, iyice emin olana kadar yapmış olduğunuz seçimleri onaylamayın. Gerekirse bir bilene danışarak sıkıştırma ve yeni bölüm oluşturma içeren seçeneği bulabilir ve kuruluma başlayabilirsiniz. İki sistemin aynı anda var olmasını ve seçim yapmanızı sağlayacak GRUB teknolojisi kurulacaktır.

3) Kurulum sırasında genellikle başka bir şey sorulmaz, standart paket kurulumları yapılır ve daha sonra sistem yeniden başlatılır. Yeniden başladığı zaman sistemin CD/DVD üzerinden değil, sabit disk üzerinden başlamasına dikkat edin. Daha sonra, eski teknolojide LILO, yeni teknolojide GRUB menüsü üzerinden var olan işletim sistemini seçebilirsiniz. Bilgisayar başında değilseniz, varsayılan olarak GNU/Linux işletim sistemi seçili olacaktır ve birkaç saniye içinde onaylanacaktır. Dolayısı ile Windows üzerinden açmak istiyorsanız bilgisayar başında olup doğru seçimi yapmanızda fayda var. Bazı GNU/Linux sürümlerinde, yeniden başlattıktan sonra hangi işletim sisteminden açmak istediğiniz sorulur, bu da başka bir yöntem olabilir.

4) Windows'tan alışageldiğimiz masaüstü ortamı ve pencere/düğme alışkanlıklarına en uygun GNU/Linux masaüstü ortamı, görüşümüze göre KDE (Kate Desktop Environment) olarak bilinen ve epey popüler olan bir teknolojidir. Bunun dışında GNOME, MATE, UNITY, LXDE, XCFE gibi başka masaüstü ortamları da vardır. Tavsiyemiz, ilk tecrübenizi KDE ile yapmanız yönünde olacaktır. KDE'nin Windows'a benzer özelliklerini seveceğinizi düşünüyoruz.

5) KDE masaüstü ortamını tercih eden GNU/Linux dağıtımları arasında öne çıkanlar Pardus, OpenSUSE ve Linux Mint olarak özetlenebilir. Daha çok sayıda dağıtım da bulunabilir, ama ilk tercihinizi bunlarla yapmanızı öneriyoruz. Yazdığımız sıra ile önce Pardus, sonra OpenSUSE, sonra da Linux Mint kullanıcısı olduk ve iki yıla yakın bir süredir Linux Mint kullanmaya devam ediyoruz. Linux Mint, Fransa-İrlanda yapımı bir proje olup Ubuntu'nun zengin yazılım depolarından istifade eden bir dağıtım. Dünyada milyonlarca kullanıcısı ile en çok kullanılan dördüncü işletim sistemi olarak oldukça güvenilir ve sağlam bir yazılım olması nedeniyle özellikle öneriyoruz. OpenSUSE de Alman kökenli bir dağıtım olarak güçlü bir işletim sistemi, ancak kanaatimizce GNU/Linux dünyasında en büyük ve güçlü yere sahip olan Ubuntu yazılım teknolojisini takip eden bir işletim sistemini tercih etmeniz yerinde olacaktır. Ubuntu'nun kendi işletim sistemi Unity masaüstü ortamı kullanmaktadır, alışması biraz zaman almakta ise de onu da başarılı buluyoruz. KDE masaüstü ortamına karşı olan bağlılığımız ve alışkanlıklarımız bizi KDE tabanlı bir dağıtım kullanmaya itmiştir, doğal olarak tercihlerinize saygı duyuyor ve GNU/Linux dünyasına davet ediyoruz.

6) Linux Mint işletim sistemini tercih ettiğiniz düşünürsek, başka bir sistem de seçseniz, işlemci mimarisine göre uygun bir dağıtım seçme aşamasına geleceksiniz. İşlemciniz 2005 yılından sonra üretilmiş ise büyük ihtimalle 64 bit mimarisine sahip olacağından 64 bit esaslı bir dağıtım ISO dosyası seçmeye özen gösterin. Linux Mint için de “Linux Mint 15 KDE 64 Bit” sürümü en güncel sürümdür, biz de bu dağıtımı kullanmaktayız. 32 bit ve 64 bit sistemlerde kullanılan programlar farklıdır, bazen 64 bit için üretilmiş program yok ise 32 bit sürümü tercih edilmektedir, performansta sorun yaratmasa da 64 bitten beklenen hızı beklemek yanlış olur, yine de bu fark çoğu standart kullanıcının hissedeceği düzeyde denemez.

Sizlerin de GNU/Linux dünyasına adım atmanızı umar, keyifli günler dileriz.

 

Faydalanılan kaynaklar:

http://whylinuxisbetter.net/

www.linuxmint.com

Kategoriler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap