Voyager 1 güneş sistemimizi ne kadar erken terk edecek?

Bundan 35 yıl önce, NASA Voyager 1 adlı uzay aracını Jüpiter ve Satürn’ün daha önce rastlanmamış seviyedeki detaylı fotoğraflarını çekmek için göreve fırlatmıştı.16 Kasım 1980’de uzay aracı, Satürn’ün yukarda görmüş olduğunuz fotoğrafını yakalamıştı. Dört gün sonra, aracın öncelikli görevi bitti.

Ama Voyager 1’in bir başka görevi vardı, bugüne kadar devam eden bir görev: güneş sisteminin uzak noktalarını keşfetmek.35 yıl içinde, Voyager şaşırtıcı ve bir o kadar da etkileyici bir şekilde, uzayda saniyede 17 km hızlara ulaşarak,  kendisiyle güneş arasında 18 milyar km bir mesafe kaydetti. Bugün, uzay aracı adeta dış boşluğun “sınırında dans ediyor” ve gökbilimcilerin, yıldızlararası ortam dedikleri boşluğa girmeye hazırlanıyor. Ama tam olarak, uzayın bu kısmı nedir, nerdedir ve astronomlar nasıl oluyor da bu kadar yakın olduğumuzu biliyor?

Voyager’ın ne yöne gittiğini belirtmeden önce ,izin verirseniz bu zamana kadar nerelerde olduğunu gözden geçirelim. Dünyadan bir çeyrek asır ve on yıl önce fırlatıldığında beri, Voyager1 heliosfer olarak da bilinen uzayın kabarcığında, güneş sisteminin güneş rüzgâr (güneşten kopan yüklü, atom altı parçacıklar)dalgalarının bulunduğu alanda hızla uzaklaşıyordu. Yukarıdaki diyagram’da gösterildiği gibi, ISM (yıldızlararası boşluk) dediğimiz alan güneşimizi saran kosmik güneş rüzgârlarının ötesinde kalan boşluktur. Hatırlarsak Alfa Centauri (bizimkine en yakın güneş sistemi) Dünyadan 4 ışık yılı uzakta bulunuyor(bu uzaklık, Voyager1’in geçen 35 yılda kat ettiği uzaklığın 1000 katı kadar bir mesafedir).ISM dediğimiz madde uzayda böylesi boşluklarda güneş sistemlerini oluşturan galaksiler arasında kalan alana yayılıyor.

Voyager projesinden bilim adamı Ed Stone’un geçen Aralık ayında uzay aracının yıldızlararası noktasına yaklaştığını gösteren ilk sinyallerin ardından şunları söylemişti “Voyager bize şu an güneş sisteminin en dış balon katmanındaki bir duraksama alanında olduğumuzu söylüyor,”. “ bize dışarıda olan her ne ise geri ittiğini gösteriyor. Bu yüzden de yıldızlar arasındaki uzayın gerçekten neye benzediğini öğrenmemiz için çok beklememiz gerekmeyecek.”

Voyager Güneş'ten uzaklaştıkça daha az güneş rüzgârına maruz kalıyor; bu durum aynı zamanda ISM deki yüksek enerjili elektronların heliosfer’e sızmasına ve Stone’un dediği üzere Güneş’in rüzgârlarını  “geri itmesine” izin veriyor. NASA kozmik rüzgârların uzay aracının bulunduğu pozisyonda nasıl estiği hissini, Voyager 1’in düşük enerjili parçacık aletini atom altı parçacıklar için bir tür rüzgâr hortumu olarak kullanarak elde edebiliyor. Güneş rüzgârının ve yıldızlararası ortamın basıncının dengelendiği nokta heliopause (gündurgun) olarak biliniyor. Heliopause noktasını güneş sistemimizin bittiği noktayla yıldızlararası uzayın başladığı yeri ayıran bir tabela olarak düşünebilirsiniz.

Peki, Voyager 1’in heliosfer’in ötesine, ISM’ye (yıldızlararası ortama) ilk kez geçmesi için daha ne kadar var? Geriye, Aralık ayına bakarsak, Voyager’ın “rüzgâr hortumu” ilk kez gösterdi ki, ISM’nin rüzgârı geriye doğru esiyordu (aracın kozmik alana asla uğrayamayacağını gösteren bir işaret). Aylar sonra NASA, ISM’nin yüklü parçacıklarının yoğunluğunda artış gösteren bir başka dalga rapor etti. O zamandan beri veriler sürekli oynadı; ama NASA’nın bilim adamları tarafından genel olarak kabul edilen görüş, bu hızlı değişimler sayesinde güçlenmiş oldu (ilk insan yapımı objenin yıldızlararası uzaya girdiği günün hızla yaklaştığı).

Stone 4 Eylül'de verdiği derste belirttiği, heliopause’a daha ne kadar kaldığı sorusuna verebilecekleri cevaplarının olmadığı ve bunun günler mi, aylar mı yoksa yıllar mı alacağını bilmediklerini söyledi. Ama Voyager 1‘in bunu ancak çok uzun bir zaman sonra gerçekleştireceği üzerine bir düşünceye sahip olunamayacağını ve tarihin yaklaştığına inanılması gerektiğini vurguladı.

Önümüzdeki günler içinde (belki aylar ya da yıllar) , NASA Voyager 1’den onu saran manyetik alan çizgilerinin yönünde büyük bir kaymanın haberini bekleyecek. Stone ve meslektaşlarının söylediği, bunun uzay aracının “baloncuğu terk ettiğine” dair en büyük ispatı olacağı ve samanyolunun ziyaret edilmemiş uzak noktalarına ve böylece geniş yıldızlararası ortama girdiğini göstereceği.

Şimdi tek yapmamız gereken beklemek ve Voyager'dan her 16 saat 36 dakikada gelen mesajları incelemek!

Kaynak: http://io9.com/5940596/how-soon-will-voyager-1-leave-the-solar-system

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap