Tüm dinozorları bulabilecek miyiz?

Geçtiğimiz 200 yıl içinde paleontologlar 600’ün üzerinde non-avian (kuş olmayan) dinozor cinsi tanımlayıp isimlendirdiler. İlk bakışta bu oldukça fazla dinozor çeşitliliği gibi görünebilir (Özellikle, herkesin bildiği bir avuç dinozor göz önüne alındığında…). Ama bu sadece buzdağının görünen kısmının bir parçası, hepsi bu… Günümüzde neredeyse her hafta yeni dinozor türleri tanımlanmakta ve paleontolog Steve Wabg ve Peter Dodson’ın 2006’daki tahminlerine göre 160 milyon yıllık hükümranlıkları süresince 1800’ün üzerinde dinozor cinsi ortaya çıkmıştır. Bunların çoğu henüz tanımlanmadı; ama acaba hepsini bulmak mümkün olabilir mi?

Fosil kayıtları, tahminlere açık bir tarihi anlam taşır. Paleontologlar ve jeologlar 150 yıldan fazla bir süredir bu konu üzerinde durdular. Charles Darwin ve arkadaşı-meslektaşı jeolog Charles Lyell’in Türlerin Kökeni’nde belirttiği gibi, jeolojik kayıtlar çoğu zaman mükemmel olmayabilir. Dünya jeolojik katmanlarını gelmiş geçmiş türlerin kaydının tutulduğu bir kitaba benzeterek Darwin: “biz bu tarihin yalnızca birkaç coğrafik bölgeyle sınırlı olan son cildine sahibiz.” demiş ve “bu cildin de sadece kısa bir bölümü korunmuş ve korunmuş her sayfadan yalnızca birkaç satırı elimizde…” diyerek yakınmıştır.

Hadi bu benzetmeyi dinozorlara uygulayalım. Yaşamış tüm dinozorların sadece bir kısmı fosil oluşturacak şartlarda ölmüşlerdir. Fosil oluşumu için dinozorların vücutları, sediment oluşumunun mümkün olduğu yerlerde –nehir yatakları, göller, kumul kaplı çöller, taşkın alanları, lagünler vb- bulunmalıdır. Bu, şu an yalnızca düşük yükseltili yerlerde yaşayan dinozorlarla ilgili fosil kayıtlarımızın varolduğu; yüksek lokalitelerde yaşayanlar hakkında elimizde fazla veri bulunmadığı anlamına gelmektedir. Söz konusu yüksek yerlerde yaşayan dinozorların yaşam alanları fosil oluşumunu desteklememektedir. Tabi eldeki bu fosil kayıt azlığına rağmen o bölgelerde dinozor cinslerinin yaşadığına dair şüphe yoktur.

Yeni bir cins keşfi için fosil kaydın varlığıyla birlikte teşhis için fosilin önemli bölgelerinin iyi korunmuş olması gerekmektedir. Fosilleşme ihtimali, zaman ve fosil araştırmalarındaki bazı yetersizlikler tam dinozor çeşitliliğini kavramamızda engel oluşturmaktadır.

Fakat bunlara rağmen manzara, karamsarlık yaratacak kadar kötü değil. Henüz araştırmaların sürdüğü yığınla dinozor taşıyan kayaçlar var, hatta arazi çalışmaları yapılan geniş alanlardan sürekli sürpriz veriler sağlanmaya devam ediyor. Paleontologların yeni dinozor cinsleri keşfetmeye ve tanımlamaya devam edeceklerine hiç şüphem yok. Ve daha da önemlisi atılan her adım bilim adamlarının öngörülerine güç katmakta, dinozor ilişkilerine ve özel grupların nerede- ne zaman evrildiklerine dair bilime ışık tutmaktadır. Bu bilgileri kullanarak paleontologlar kayaçların içinde geçmişe göz atarak ve spesifik coğrafyaları hedef alarak yeni gruplar keşfedebilir. Tek tek tüm dinozorları bulamasak ve bulduğumuz cinslere dahil tüm türlere ilişkin veri sağlayamasak da dışarıda bir yerlerde keşfedilmeyi bekleyen inanılmaz sayılarda dinozor bulunmaktadır.

Kaynak: http://blogs.smithsonianmag.com/dinosaur/2012/07/ready-for-editing-will-we-ever-find-all-the-dinosaurs/

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap