The Man from Earth (Dünyalı)

Mağara adamı olarak doğsaydınız ve yaşlanmayarak, hastalıklar sebebiyle ölmeyerek bugüne kadar yaşamayı başarsaydınız hayatınız nasıl olurdu? The Man from Earth (Dünyalı), bu sorunun cevabını vermeye çalışıyor, üstelik tek bir özel efekt bile kullanmadan.

Öncelikle konudan bahsetmezsek olmaz. Çalıştığı üniversitede başarılı bir tarih profesörü olan John Oldman, ortada bir sebep yokken işi bırakmakta ve taşınmaktadır. Son gecesinde iş arkadaşları da onun evine veda için gelmiştir. Neden gittiğini sorarlar ve o da ısrarlara dayanamayarak açıklamaya başlar.

İddiasına göre John Oldman, 14.000 yıl önce doğmuş ve hiç yaşlanmadan bugüne kadar yaşamış Cro-Magnon türünde bir mağara adamıdır. 35 yaşına kadar büyüyen ancak ondan sonra yaşlanmadığını farkedince sürekli yer değiştirmek zorunda kalan John Oldman (soyadı da anlamlı), bunu açıkladığında önce ona inanmazlar. Sürekli sorular sormaya başlarlar. Ancak iddiasını çürütemediklerini gördükçe de hayretleri artar.

K-Pax'deki iddiaya benzer olan ama sonu farklı olan bu filmde, John'un geçmişinde dinsel anlamda çok önemli biri olduğu iddiasının yer aldığı kısım gereksiz ve sıkıcıydı. O kısmı gördüğünüzde anlayacaksınız. Bunun dışında merak uyandırıcı ve zevkle izlenebilecek saf bir bilimkurgu filmi hatta çok zevkli bir beyin fırtınası diye tanımlanabilir.

Sadece 200.000$ bütçe ile çekilmiş olan film müstakil bir evin içerisindeki bir odada geçiyor. Bütçesi düşük olduğu için de fazla tanıtım imkanı olmamış. Filmi izinsiz Bittorent'lerde dağıtanlara, tanıtıma katkıda bulundukları için teşekkür etmişler hatta!

7 Comments

Yorum yap
  1. 1
    Gökçe Vatansever

    Durgun ilerleyişine rağmen asla sıkıcı olmayan, aksine süre iledikçe izleyeni kendisine daha çok bağlayan bir film. İzlerken böyle bir adamla karşılaşmış olmayı hayal edip benzer soruları düşündüm, filmi beyin jimnastiği yapar gibi izledim.

    14.000 yıldır yaşayan birisine dinlerin başlangıcını, gizemini sormak, ondan -hoşumuza gitsin veye gitmesin- yanıtlar almak, böyle bir durumda sorulacaklar listesine girerken, John Oldman’in çok önemli bir dinsel konumda olduğunun kurgulanması bence gereksizdi.

    Son olarak oradaki insaların -tam olarak inansınlar veya inanmasınlar- böyle muhtemel olmayan bir durumu farkettikçe, verdikleri tepkilerin biraz sıradan kaldığını düşünüyorum.

  2. 2
    Ertekin Akbaş

    Filmleri seyretmeden önce kitabını okumayın diye bir tavsiye var ya bence çok doğru çünkü bu konuya çok çok benzeyen Tom Robbins’in Parfümün Dansı kitabını filmi seyretmeden önce okumuştum.

    Bu yüzden film hakkında çok olumlu şeyler söyleyemeyeceğim fakat bu kitabı okumadıysanız tavsiyem şu olabilir:

    İlk önce filmi seyredin sonra “Parfümün dansı”nı okuyun. O zaman eminim ikisinden de büyük keyif alırsınız.

  3. 3
    Ahmet Ümit Yılmaz

    İzlemeyenler için daha fazla şey anlatmayayım, zaten izlediğiniz zaman uzun bir süre kendinize gelemeyeceksiniz, finalinde “oha!” olacaksınız.

    Milyonlarca efekt kullanılmadan, büyük paralar harcamadan bir film nasıl yapılırmış göreceksiniz.

    Hatta kendinizi kaptırıp, “Bir soruda ben sorabilir miyim?” diyesi geliyor insanın…

  4. 4
    Mustafa Korkutata

    Dini anlamda filme bir seyler katıp, gizli mesajlar verme çabasının olduğu ve bana göre böyle bir mantık kurgusu bu hata ile sekteye uğramış bu gereksiz kısım dışında izlenebilecek keyifli, sürükleyici bir kurgu…

  5. 5
    Uğur Yapıcı

    14.000 yıl yaşayan bir adam karşımıza çıksın zaten ölümsüzlüğü ispatlamış olur; tarihin, dinin varlığını sorgulamaya gerek kalmaz 🙂

  6. 6
    hasan aydın

    Bu filme bilim kurgu demek çok safça olur . Bu film bilgi kurgu türün e daha uygun bunu izlemek yerine açıp bir belgesel seyretmek daha mantıklı bence….

  7. 7
    çağatay

    Film çok güzelmiş. Bu site sayesinde öğrenip izledim iyi ki izlemişim. bu arada filmdeki dinle ilgili kısma takılıp kalmış herkes. Niye? hele de bir bilim sitesinde? Konuyu yazan yazar bile bunu gereksiz bulmuş niye? Bence müthiş bir beyin jimnastiği yapılmış orada, özellikle de inananlar için, semavi dinlerin kaynaklarının Sümer’de olduğuna dair hiç mi bir şey okumadınız ya da 10 emir’in hamurabi yasalarına çok benzediğiyle ilgili. Okumayanlara Muazzez İlmiye Çığ’ın bu konudaki eserlerini tavsiye ederim. Ayrıca İsanın Budha ile tanışmış bir adam olması çok hoşuma gitti benim. Onu şu şekilde düşüneyazdım mesela, gerçekte İsa nasıl ki Musa’dan alıntılarla ortaya çıktıysa, neden budist biri ile de tanışmış olmasın, bunu Muhammed için de hem de daha da fazlasıyla düşünmek mümkün, çünkü kuran hepsinin bir karışımı gibi adeta.
    Neyse bilim sitesinde din kısmının hiç olmamasını dileyenlere şaşırdım ve güldüm.
    Film ise bence sadece diyaloğa dayalı olmasına rağmen kendini merakla izleten harika bir film olmuş. bilinmeyen bir film olması çok normal zira insanlar nasıl ki az okuyorlarsa bunca konuşma olan ve aksiyon yaşanmayan bir filmi de izlememeyi tercih edeceklerdir çok normal. buradan hareketle bile izleyenlerin filmdeki din konusuna endişe ile yaklaşmalarının sebebine yürünebilir esasında 🙂
    14bin yıl yaşayan adam burada müthiş bir metafor olmuş ve bir anlamda da insanın hala ne kadar ilkel olduğunu da göstereyazmış.
    bu siteyi çok geç öğrendim, ama srıf şu filmi izlememe vesile olduğunuz için bile teşekkür ederim böyle bir site yaptığınız için. Artık daha fazla takipte olacağım.

+ Leave a Comment