Tarih öncesi insanların hayatında baharat da vardı

Haritaya göre baharat kullanımının keşfedildiği bölgeler görülebilir, küçük resimde en son bulunan yerler anlatılıyor. © PloS

Araştırmalara göre baharatlara olan ilgimiz tarih öncesi zamanlara dek uzanıyor. Yaklaşık 6000 yıl önce Baltık Denizi kıyılarında yaşayan avcı-toplayıcı insanların yemek pişirdikleri kaplarda eser miktarda kokulu bitki (sarımsak out, Alliaria petiolata) tespit edildi. Bazı uzmanlara göre baharat kullanılarak yapılan yemek pişirme teknikleri çok daha öncesine uzanıyor.

Sarımsak out tohumlarının mikro-fosilleri yapılandırılmamış kömürsü birikintilerden elde edildi, aynı ortamda lipidlere de rastlandı. Bu lipid birikimlerinden, çeşitli yiyeceklerin çeşnilendirilmesi için baharat kullanıldığı sonucuna varıldı. Birleşik Krallık'taki York Üniversitesi'nde arkeolog olarak çalışan Oliver Craig, şöyle diyor: “Elimizdeki veriler yemek pişirme amacıyla baharat kullanıldığını gösteriyor”. Bahsi geçen kaplar da kesinlikle yemek pişirme amacıyla kullanılıyor.

Karbonun 12 ve 13 kütleli izotopları ile birikintilerin denizden mi, yoksa karadan mı geldiği anlaşılabiliyor. Araştırmacılar aynı zamanda deniz organizmaları için karakteristik yağ asitlerini de tespit etti, bu yağ asitlerinin izoprenoid kökenli olduğu görüldü. Analizlere göre balık, kabuklu deniz ürünü ve geviş getiren hayvanlardan elde edilen besinlere hardal benzeri bir keskin çeşni katmak üzere ve belki de geyik veya karaca etine biraz çeşni katmak için baharat ilave edildiği anlaşılıyor.

Avrupa kökenli tarih öncesi mutfağa çeşni amaçlı olarak baharat katıldığına ilişkin daha önce bilinen bu kadar açık bir örnek yok ve tohumların az miktarda besleyici değeri var. Sarımsak otunun özellikle tanınmasının nedeni de bitkilerin topraktan silisik asit aldığı zaman oluşan belirgin silika yuvaları oldu. York Üniversitesi'nden Hayley Saul ve Barselona'daki İspanyol Ulusal Araştırma Kurumu'nda çalışan Marco Madella, incelenen ürünün gerçekten de sarımsak otundan gelip gelmediği sonucuna varmak için modern başvuru koleksiyonunda 120'den fazla bitki türünü içeren pişirme kabı bitki desenini incelemiş.

Birleşik Krallık'taki Liverpool Üniversitesi'nde biyoarkeoloji uzmanı olarak çalışan Jessica Pearson, taih öncesi dönemde bitkilerin kullanımı ile ilgili olarak arkeologların düzgün olmayan bir görüşe sahip olduklarını düşünüyor ve şöyle diyor:

“Eski avcı-toplayıcı diyetlerinde, tarım toplumundan önce bütün yiyeceklerin basit anlamda enerji vermesi için kullanılan yakıtlar olduğu ve herhangi bir tercihin, lezzet ölçütünün, ya da bazı bitkilerin tüketilmesiyle ilgili bir sosyal kimlik biçiminin olmadığına yönelik bir inanış bulunmaktadır, Bunun sebebi kısmen ilk Paleolitik ve Mezolitik dönemlerde bitki kalıntılarının iyi olmayan bir şekilde saklanması ve bunların daha sonraki devirlerde keşfedilip tanımlanmasının mümkün olmamasıdır”.

Pearson, şöyle devam ediyor:

“Gerçekte, ilk Neolitik ve daha sonraki bölgelerden elde edilen isli bitki örnekleri çok miktarda bitkisel kalıntı içermekte olup bunların ekin veya standart gıda kaynağı olarak kategorilendirilmesi mümkün değildir, bu nedenle bunların nasıl kullanıldığına ilişkin kesin bir fikrimiz yok”.

Pearson'a göre bitkilerin ve baharatların nispeten az bulunduğunu vurgulamak önemli. Pearson, sözlerini şöyle bitiriyor:

“Modern diyetimizde bile, gıdalara bir şekilde çeşni katmak için kullanılan bitkisel malzemenin yediğimiz diğer bitkilere oranı yok denecek kadar az. Bunun anlamı böyle bir buluş ve tanımlamanın son derece zor ve aynı zamanda gün ışığına çıktığında aynı derecede önemli olması”.

Kaynaklar

H Saul et alPLoS One, 2013, DOI: 10.1371/journal.pone.0070583

http://www.rsc.org/chemistryworld/2013/08/ancient-humans-spice-their-lives-garlic-mustard

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap