Steve Jobs’lar, Bill Gates’ler

Apple'ın kurucu ortağı, ölümünden 5 hafta öncesine kadar yönetim kurulu başkanı olan Steven Paul Jobs ve emekli, şimdilerde Gates Foundation'da yaptığı çalışmalarla gündemde olan Microsoft'un kurucularından William Henry "Bill" Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates bilişimde yeni bir tanımın isim babalığını yapıyorlar.

Başarının tanımında bilişim alanından iki ismin model olarak seçilmesi bir tesadüf olmasa gerek. Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance Apple'ın Google'ı geride bırakarak dünyanın en değerli markası olduğunu açıkladı. Açıklanan bu listenin ilk beşinde yine Amerikalı şirketler yer alırken Çin’in 25, Brezilya’nın 9, Rusya’nın 8, Hindistan’ın ise 6 marka ile temsil edildiği görüldü.

Dünyanın en değerli şirketi Apple, temmuzdan itibaren düzenli olarak üç ayda bir hisse başına 2.65 dolar temettü dağıtacak ve 2013 mali yılından itibaren 10 milyar dolar tutarında hisse senedini de geri alacak. Piyasa değeri 555 milyar dolara yaklaşan Apple dünyanın en değerli şirketi. Bununla birlikte sadece 8 yılda adını devler arasına yazdıran facebook halka açıldı ve toplam değeri 100 milyar doları geçti. Microsoft, Apple gibi 20-30 yıllık geçmişe sahip olan firmaların büyük gelirlerinin yanında sadece 8 yılda adını devler arasına yazdıran facebook bu açıdan dikkat çekiyor.

"The Social Network" sonrası Zuckerberg'in Facebook projesinin çalıntı olduğu ve arkadaşlarını ezip geçerek, yarı yolda bırakarak ilerlemesinden ve halen facebook'un sürdürülebilir başarısı ile ilgili şüphelerden olsa gerek bu yazının başlığındada yer alan tanımda Zuckerberg'ler yok.

Yine sadece 13 kişilik kadrosu ile ikinci yılında 1 milyar dolara facebook tarafından satın anınan Instagram ve 8 Milyar dolar değeri ile twitter da dikkatleri çekiyor. iPhone ve Android yüklü cep telefonlarında adeta fırtına gibi esen Angry Birds’in (kızgın kuşlar oyunu) yaratıcısı olan Finlandiyalı iki genç mühendisin kurduğu Rovio adlı şirketin değeri 9 milyar dolara ulaştı. Tüm bu örneklerdeki ortak payda ise dünyadaki tüm değerli markaların ve yine yükselişteki markaların teknoloji ve internet alanında olması. Bugün ilaç ve silah sektörü ile birlikte bilişim, dünyanın en karlı sektörü olarak görülebilir.

İlginç bir örnek olarak tüm dünyada 100 milyondan fazla satan Kalaşnikof'un üreticisi Rus Ijmaş (Izhmash), borçlarını ödeyemediği için iflas bayrağını çektiğinide hatırlatmak lazım.

Başarılı markaların bir diğer ortak noktası ise markaların ağırlıklı olarak ABD kökenli olması. Bir tesadüfün eseri olmayan bu durum için; "Dünyanın En Değerli 500 Markası" çalışması sonrasında, Türk markalarının listede yer alamamasıyla ilgili görüşlerini bildiren Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, “Bir ülkenin küresel ölçekte değerli marka sayısı, söz konusu ülkenin değer üretebilme kabiliyetini yansıtır.” açıklamasını yapıyor. Bir ülkenin büyük gelir kaynağı vergiler, vergilerin kaynağıda şirketlerin elde ettiği kar oranında olduğuna göre, konvansiyonel (alışılagelmiş) sektörleri desteklemek yanında biraz da bilişim alanında imkanlar oluşturmak gerektiğini görmek ve bu konuda çaba sarfetmek gerekiyor. İletişimin bir lüks değil çağımızda bir ihtiyaç olduğunun anlaşılması, ek vergilerle (özel iletişim vergisi) sektörü cezalandırmak yerine aksine, yukarıdaki projeksiyon ışığında sektörü teşvik etmek, ülkemizde "Steve Jobs'lar, Bill Gates'ler" kalıbını bir efsane olmaktan çıkartabilir gibi görünüyor.

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment