Splinter Cell: Conviction

Daha önce ilk 4 oyununu tanıttığımız taktik -aksiyon oyun serisi Splinter Cell'in 2010 yapımı oyununda kahramanımız Sam Fisher artık bir kaçak durumunda ve NSA'den tedarik ettiği ekipmanlarından da yoksun. Bunun eksileri olabilir gibi görünüyor ancak oynanışa getirilen sayısız yeni özellik sayesinde Sam Fisher'ı durdurmak mümkün değil.

Silahlarından ve ekipmanlarından yoksun oluşu ile ilgili en belirgin değişiklik, kapı altı kamerası yerine bir arabanın dikiz aynasını kullanması. Ancak burada herhangi bir görüş kaybı yaşamıyor. Ekipmanlarının bir kısmına da oyunda ilerledikçe sahip oluyor. Ancak sivil kıyafeti oyun boyunca üzerinde kalıyor.

Sam Fisher artık inanılmaz bir çevikliğe kavuşmuş. Dikey borulara tırmanırken adeta yolda yürüyormuş kadar rahat olması, saklanma noktaları arasında geçerken yaptığı hareketler bunu gösteriyor. Ayrıca Sam Fisher artık daha acımasız. Rakibini tek başına sıkıştırdığında ve sorgularken oradan oraya fırlatıyor ve gerçekten de sağlam benzetiyor.

Oyunun grafikleri gerçekten çok iyi durumda. Karakterler ve onların hareket mekaniği iyi modellenmiş. Özellikle Grim (Sam Fisher'ı telsizdeki sesi ile yönlendiren ajan) üzerinde bunu daha net görebiliyorsunuz. Oyunda çok geniş bir mekan çeşitliliği söz konusu. Bir bakıyorsunuz Washington DC'desiniz, bir bakıyorsunuz bir lunapark'ta.

Mekanlar da iyi modellenmişler. Grafik kalitesi ve renk derinliği ile adeta mekanları yaşıyorsunuz. Bölümler arasında gösterilen ara videolar ve arka plandaki gizli bölüm yüklemesi ile kesintisiz bir aksiyon yaşıyorsunuz. Yani adeta bir filmin etkileşimli versiyonunu oynar gibiyiz.

Gelelim oynanışa. Burada epey bir değişikliğe gidilmiş ve seride alıştığımız taktik faktörü yerini aksiyona bırakmış. Oynanış o kadar kolaylaştırılmış ki, kolay kolay zorlandığınız bir bölüm olmuyor. Zorluk derecesi ve taktik gereksinimi sonlara doğru artıyor. Ancak oyunun çoğunda elinize silahı alıp önünüze geleni vurarak bölümü mahvetmeden ilerlemeniz mümkün oluyor. Oyuna eklenen Irak görevi ise bir FPS oyunundan farksız olmuş. Elinize aldığınız ve sınırsız cephanesi olan AK-47 ile önünüze gelene mermi yağdırıyorsunuz. Normal bir fps oyununda sınırsız cephane kavramı gerçeklerden uzak ve sevimsiz olacaktır belki ama sizi her yere götüren ve herşeyi yaptıran Conviction'da bu durum o kadar rahatsız edici olmuyor, hatta oldukça keyifli. Tabi her bölümde modern rambo gibi ilerleyemiyorsunuz. Farkedilmemeniz gereken bölümler de mevcut. Bu bölümlerde kameralara ve nöbetçilere yakalanmadan doğru anlarda doğru hareket kombinasyonlarını yapmak gibi klasik Splinter Cell oynanışını yeniden hatırlıyoruz.

Bölüm başlarında ve oyun boyunca yapmanız gereken görevleri sizi gösteren bir projeksiyon sistemi getirilmiş. Örneğin "malikaneye sız" gibi bir görev, karşınızdaki binanın üzerine yansıyabiliyor. Oyun içerisinde tab tuşuna bastğınızda da aynı şekilde görevi projeksiyonla görebiliyoruz. Bazı yerlerde geçmişi hatırladığınız sıralarda da duvara yansıyan görüntülerle bunları görebiliyorsunuz. Hoş bir eklenti olmuş.

Karanlıkta saklanma, Splinter Cell'in ilk akla gelen özelliklerinden. Bu oyunda da karanlıklardan faydalanıyoruz. Ancak artık karanlıkta olduğumuzda ekran siyah-beyaz oluyor ve görünmez durumda olduğumuzu anlıyoruz. Aydınlığa çıktığımızda ise ekran yeniden renkleniyor. Rakipleriniz sizi yeniden görene kadar son gördükleri yerde sanıyorlar. Bu özellik sayesinde onlara pusu kurmak çok kolay hale geliyor. Bu özellik olmasa da olurmuş açıkcası.

Bölüm başlarında birini elle etkisiz hale getirebilirseniz, Mark & Execute özelliğinden faydalanabiliyorsunuz. Bu sayede uzaktan işaretlediğiniz rakiplerinizi tek komutla arka arkaya öldürebiliyorsunuz. Taktik öğesinin azalması, serinin hayranlarını belki üzebilir. Ancak bu değişiklik beni çok fazla rahatsız etmedi. Serinin diğer 4 oyununu bu şekilde oynamış olmama rağmen artık böyle görsel şölen ve aksiyonla finali noktalamak iyi geldi. Gerçi serinin devamı gelecek mi bilmiyorum ama hem senaryo, hem de oyunda Sam Fisher'ın yaşını biraz almış görüntüsü bana devam oyunu gelmeceğini çağrıştırdı.

Oyunda Sam Fisher'ı yine Michael Ironside seslendiriyor. Menü geçiş efektleri oldukça hoş. Oyunun müzikleri de belli bir kalitenin üzerinde yapılmış.

Sonuç olarak olağanüstü grafikler, müzikler, kolaylaştırılmış oynanış ve aralıksız bir aksiyon içeren Splinter Cell: Conviction, serinin son oyununda finali güzel yapmış.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap