Sinaptik iletimle ilgili bilinenler değişiyor

Yeni sonuçlanan bir araştırmaya göre impuls iletim mekanizmasının sanılandan daha farklı olabileceği ortaya çıktı.

Yaklaşık yirmi yıldır kabul gören ve merkezi sinir sistemi boyunca sinyal iletimi için birden çok sinir hücresinin ve destekçi hücrenin işbirliği yapması gerektiği bilgisini içeren 'üç parçalı sinaps' modelinin, yetişkin bireyin beynindeki sinyal iletimi için geçerli olmadığı ortaya çıktı. Rochester Üniversitesi'nin Nörolojik Tıp Araştırma Merkezinde yapılan araştırmalar bu klasik modelin gelişim dönemi sonrası sinyal iletimiyle olan tutarsızlığını kanıtlıyor.

Glia hücreleri, sinir hücrelerini destekleyici hücrelerdir; sinir hücrelerini sararak onlara desteklik verir ve işlevleri için gerekli mikro çevreyi sağlar. Astrositler ise sahip oldukları çok sayıda uzantılarından dolayı yıldız benzeri şekle sahip, özelleşmiş glia hücreleridir. Nöronlar birbirleriyle elektriksel ve kimyasal sinyallerle haberleşir. Akson boyunca oluşan elektriksel değişim, sinaptik boşluğa nörotransmitter denilen nöro-hormonların salgılanmasını tetikler. Bu kimyasal salgılar diğer sinir hücresi için uyarı niteliğindedir ve bu uyarı sayesinde impuls iletiminin devamlılığını sağlanır.

Klasik üç parçalı sinaps modeline göre astrositler iki sinir hücresi arasındaki bu sinaptik boşluğu çevreler ve sinir hücreleriyle birlikte sinyal iletiminin gerçekleşmesinde rol oynar. Kabul edilen bilgiye göre; astrositler mGluR5 adlı nöral iletim reseptörlerine sahiptir ve bu reseptörler aktif hale geçtiğinde astrositler, sinir hücreleri tarafından algılanan transmiterler salgılayarak nöral iletime katkıda bulunur.

Fakat yirmi yılı aşkın kabul görmüş bu klasik modelin ışığında geliştirilen hiç bir ilaç nöral sinyal iletiminde astrositler ve sinir hücreleri arasındaki bağlantıyı yeteri kadar etkilemeyi başaramadı. Bu durum astrositlerin işleviyle alakalı bilinmeyen veya yanlış bilinenler olabileceğini işaret ediyordu. Yakın zamanda Rochester Üniversitesi'nin Optik enstitüsünde dizayn edilen iki fotonlu mikroskop, canlı beyinde glia hücrelerinin gözlemlenmesine olanak sağladı. Bu gelişmeyle beraber, yetişkin bir bireyin glia hücrelerinde mGluR5 adlı reseptörün bulunmadığı görüldü. Bu bilgi astrositlerin sinyal iletiminde düşünüldüğü kadar etkin rol oynamadığı kanıtlıyor. Sanılanın aksine, astrositlerin sinyal aktarımındaki direkt etkisi gelişim dönemiyle birlikte bitiyor ve yetişkin bireyde bu iletimi doğrudan sinir hücreleri sağlıyor.


Kaynak:
http://www.sciencedaily.com/releases/2013/01/130110142125.htm

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap