Saklı Cennet: Nesin Matematik Köyü

Saklı Cennet: Nesin Matematik Köyü

Nesin Matematik Köyü doğanın içinde saklı bir cennet. Geçtiğimiz hafta Niceliksel Evrim Çalıştayı nedeniyle Matematik Köyü’ndeydim. Şirince’ye yürüyerek 15 dakika uzaklıktaki bu ufacık yer gerek bilimsel çalışmalar yapmak için gerekse inzivaya çekilmek için mükemmel bir yer.

Köy dediğimiz aslında bir kaç tane taş bina. Biri asma katı kütüphane olan amfi. İçinde iki yüz kişinin rahatlıkla ders dinleyebileceği bu amfi, dört beş yaşındaki çocuklara verilen matematik kurslarından, lise öğrencilerinin üniversite hazırlık kamplarına, üniversite öğrencilerinin yaz okullarından, uluslararası akademik toplantılara kadar farklı farklı seviyelerdeki çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Çeşitli dillerdeki, matematik, felsefe, bilim ve sanatla ilgili birkaç bin kitap gelen misafirlerin her daim ellerinin altında.

Kütüphane dışında yatakhanelerin bulunduğu birkaç ufak taş ev bu misafirlere horoz ötüşleriyle uyandırılacakları huzurlu bir uyku vaat ediyor. Her daim taze çay bulunan yemekhanede üç öğün bağımılık yapacak derecede güzel ev yemekleri çıkıyor. Saat 4’te verilen kek, börek, poğaça da cabası. Şu an amma da çok övdün dediğinizi duyar gibiyim. Ancak gördüğünüz gibi kalbimi köyde bırakıp geldim ve bu güzellikleri herkesin görmesini, herkesin oradan faydalanmasını istiyorum. O yüzden izin verin devam edeyim.

Köyün mimarisi de beni en çok etkileyen şeylerden biriydi. Adım başı kemerler, amfi tiyatrolar, çeşmeler, yakınlarda bulunan Efes ve diğer pek çok antik kentin atmosferini köye taşıyorlardı. Bu yapıların çevresine ise pek çok rahat koltuk ve minder yerleştirilmiş ki insanlar rahatça otursun sohbet etsin, tartışsın, düşünsün, hatta hayal kursun. Küçük çalışma grupları için çok elverişli olacak irili ufaklı açık hava sınıflarında bilgisayarları bağlamak için priz bile unutulmamış. Sanat köşesi de favori yerlerimden biriydi. Sanat kitaplarıyla bezenmiş taş duvarlarının ortasında şömine bulunan bu oda felsefik tartışmalar için birebir.

İnternet bağlantısının çok iyi olmaması ise bir eksiklik değil tercih edilen bir durum. Oradayken, daha doğrusu dönünce nedenini çok iyi anlıyor insan. Otobüsteki gençlere iyi bir bakın, pek çoğunun gözü ellerindeki telefonlarında. Artık sohbetler sanal ortamda daha keyifli. An paylaşınca değil face’ten paylaşınca güzel. Oysa orada internet olmayınca mecbur insan birbirine dönüyor, ve çok da güzel oluyor. Yeni arkadaş edindiğim kişinin facebook profiline bakacağıma onunla konuşmak çok daha keyifli. Ayrıca internet kısıtlı olunca insan daha konsantre çalışıyor. Dolayısıyla ilk an büyük bir şokla karşıladığım eksiklik bir haftada boş vakit aktivitelerimi sorgulamama sebep oldu.

Eğer arabalı değilseniz, Nesin Köyü’ne kendi başımıza ulaşım kolay değil. O yüzden köydekilerle anlaşıp kendinizi havaalanından ya da Selçuk’tan aldırtmak en iyisi. Zaten köydekiler çok sıcak ve yardımsever, sinek sokmasına bile alerji geliştirebilen bünyem için hemen krem bile verdiler bana.

Bu konu üzerine yazılabilecek daha çok şey var ama şimdilik sadece izlenimlerimi paylaşmak istedim.  Yapılacak her tür toplantınız için Nesin Matematik Köyü’nün şehirden uzak, ferah ve doğal ortamını mutlaka düşünün derim.

1 yorum

Yorum yap
  1. 1
    Nursel Esenman

    Sevgili Tuğçeciğim Şirincenin güzelliğini yıllardır duyuyordum, ama senin güzel tasvirlerinle Şirinceyi ve Nesin köyünü muhakkak görmem gerektiğini anladım, teşekkürler 🙂

+ Leave a Comment