Sağlık Çalışanlarına Şiddet Konusunda Küçük Bir Literatür Taraması

 "Gaziantep'te kalp damar cerrahisi uzmanı Dr. Ersin Arslan, 17 yaşındaki hasta yakını tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Doktorun zanlının dedesinin öldüğü ameliyata katıldığı öğrenildi.

Dr. Ersin Arslan , hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre 17 yaşındaki M.G, bir süre önce dedesinin öldüğü ameliyata katıldığı öğrenilen Dr. Ersin Arslan'a odasında bıçakla saldırdı.

Saldırıda göğsünden ve karnından yaralanan Arslan, meslektaşları tarafından bir üst kattaki ameliyathaneye kaldırıldı, ancak kurtarılamadı.”(1)

 

Son yıllarda, sıklığı gittikçe artan bir biçimde hekime şiddet haberleri duymaktayız. Hekimler ve diğer sağlık çalışanları 

1- Hastalar (“Bayan doktor, canının acıdığını söyleyen hastanın satırlı saldırısına uğradı”(2)-1 Nisan 2012,“İstanbul Haseki Hastenesi'nde sağlık kontrolüne getirilen tutuklu bir hasta doktora jiletle saldırdı”(4),13 Nisan 2012), 

2- Malum hasta yakınları (“Antalya’nın Alanya ilçesinde kendilerini jiletle yaralayan 2 kişi ile yanlarında bulunan 2 kişi, tedavi olmak için gittikleri hastanede önce doktora, ardından polise saldırdı”(3),10 Nisan 2012;) 

3- Hatta idari personel (“Tıp Fakültesi Hastanesi Müdürü, acil servis başasistanına saldırdı”(5),13 Şubat 2012) tarafından neredeyse her gün can sıkan saldırılara maruz kalmakta ve bizi derinden yaralamakta; en sonunda 17 Nisan 2012 tarihli yukarıdaki talihsiz hadise nedeniyle artık kahrolmuş durumdayız.

Bu sorunun bir kaç kınama cümlesi, üst düzey katılımın protokolünde cenazeler ve göstermelik demeçlerle çözülmesini beklemek insan mantığına hakaret olarak kabul edilmelidir. Hekime yönelik şiddetin temelinde pek çok parametre vardır ve aslında sistemli ve uzun sureli bir toplum reformu  gerçekleştirmeden bu saldırıların tamamen bitmesi mümkün değildir. Bu nedenle, bulduğunu eline geçirip hastaya şifa vesilesi olan doktoru hastanelik eden kişilerin bu cürümleri işlemeden önce gerekli önlemlerin alınması gereklidir. 

Hekime şiddet sadece Türkiye’ye has bir problem değildir ve öncelikle şunu belirtmeliyim ki, kamuoyunda hekime saldıran birkaç kişi nedeniyle tüm topluma “doktorsuz kalın!” narası atmanın çözüm üretimine bir katkısı yoktur; zira bu problem aslında tüm toplumların temel problemlerindendir. Eğer suçlu birileri varsa, bu konuya gereken önemi vermeyen, hekimleri korumaktan aciz üstelik fiziksel, ruhsal ve hatta legal konularda tehlikeye atan yönetim kadrosunda aranmalıdır. 

Gelişmiş ülkeler bu konuya bağışıklık geliştirmiş değillerdir, onların da problemleri vardır ancak bu problemin çözümü için uzun zamandır çaba sarf etmektedirler.

Hekime ve sağlık çalışanlarına şiddetin boyutlarını anlamak amacıyla, PubMEDde yapmış olduğum küçük bir araştırmadan örnekler vermek isterim:

Yaklaşık 20 yıl önce, Los Angeles’ta bir üniversite hastanesinde çalışan doktorlardan Ordoq ve arkadaşları, hastanelerinin acil servislerinde 1979-1993 tarihleri arasında toplam 980,000 hasta bakıldığını, ve bu süreçte 115 silahlı saldırının meydana geldiğini saptadılar.(6)

Vancouver’da bir hastanenin acil servisinde çalışmakta olan doktorlarla anket bazlı bir çalışma yapan Fernandes ve arkadaşları, toplamda 163 sağlık çalışanına iş yeri güvenliği ile ilgili sorular sordular. Ankete 106 kişi katıldı; bu kişilerden 70i (%68) sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin zamanla arttığını, üstelik 64ü (%60) bu şiddetin “şiddetinin” de arttığını belirtti. En sık saldırı şekli sözlü saldırı şeklindeydi (%76) ve bu çalışanların %86sı fiziksel tehdit yada saldırıya şahit olmuştu. Bu hastanede 60 kişi (%57) sadece 1996 yılında fiziksel saldırıya maruz kalmış; 51i gün içerisinde ya da saldırının yaşandığı hafta işten izin almıştı. Ankete yanıt verenlerin %74ü çalışma yerlerini güvenilir olarak tanımlamıyor, yarısı ise hastalarından kendi kimliklerini bile gizliyordu.(7)

Joa ve arkadaşları, Norveç’te mesai saatleri dışında çalışan 20 adet birinci basamak sağlık merkezini kapsayan bir çalışma yaptı; çalışmaya katılan yaklaşık 536 sağlık çalışanının son 12 ayda %82sinin sözel saldırıya uğradığını, %13ünün fiziksel ve %9unun cinsel saldırıya maruz kaldığı saptandı.  Bu saldırıların yüzdesi konusunda sağlık çalışanlarının meslekleri arasında bir fark yoktu; yani doktoru da hemşiresi de hasta bakıcısı da şiddete maruz kalıyordu. Erkek sağlık çalışanları fiziksel şiddete kadınlardan yaklaşık 2.5 kat daha fazla maruz kalmaktaydı; saldırganın ilaç bağımlısı yada psikiyatrik sorunlarının olması halinde saldırı daha yüksek olasılıkla meydana gelmekteydi.(8)

İngiltere’nin Leicester kentinde bazı hastanelerde 2004 yılında yine anket tabanlı bir çalışma yapan Whinstanley ve arkadaşları, bu yıl içerisinde çalışmaya katılan hastanelerdeki sağlık çalışanlarının %68inin sözlü saldırıya maruz kaldığını, %25.7sinin en az ayda bir kere sözlü saldırıya maruz kaldığını saptamışlardı. Ankete katılanların %27si fiziksel şiddete maruz kalmıştı. Saldırıya uğrayanların %30u acil servislerde, %36sı cerrahi servislerdeydi. Saldırıya maruz kalanlar genellikle hemşirelerdi, ancak ankete katılıp da saldırıya maruz kaldığını söyleyen kişilerin yaklaşık %14ü doktordu.(9)

Japonya’da 19 hastaneden yaklaşık 9000 kişinin katıldığı bir anket çalışmasında, Fujita ve arkadaşları ankete katılan sağlık çalışanlarının %36.4’ünün 2011 yılı içerisinde şiddete maruz kaldığını saptadı. Bunların %15.9’u fiziksel, %9.9’u ise cinsel saldırıya maruz kalmıştı. Saldırıya maruz kalanların çoğunluğunu yine hemşireler oluşturmaktaydı; yoğun bakım ünitelerinde, uzun vardiyaları olan bölümlerde saldırı daha sık meydana gelmekteydi. (10)

Taradığım onlarca örnekten sadece bir kısmını sizinle paylaşmaya çalıştım. Dikkat edilirse, size verdiğim örneklerde yer alan ülkeler dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasındadır. Dolayısıyla sadece "bizim memleketin insanının adam olmayacağı" yönünde beyanatlar vermenin bir anlamı olmadığını görüyoruz. Gelin, yine sadece düz mantığımızı kullanarak, hiçbir uzmanlığa sahip olmadığımızı farz ederek çıkarsamalar yapalım.

1- Sağlık çalışanına yönelik şiddet, tüm dünyanın başını ağrıtan bir meseledir.

2- Gelişmiş sağlık sistemlerine sahip ülkelerde de bu problem vardır ve kimilerinde bu problemin “artan bir şekilde devam ettiğini” belirtilmektedir.

3- Gelişmiş ülkeler, sahip oldukları bu problemin boyutlarını kabaca da olsa bilmektedir. Bu problemin boyutlarını anlamak amacıyla bilimsel çalışmalar, anketler, toplantılar yapmaktadırlar.Çalışmaları sadece sorunun belirlenmesinde değil, gerekli önlemlerin alınmasında da kullanılmaktadır. Yani sadece sözel kınamalar, “bizzat ben ilgileneceğim” gibi bir havanın ötesinde, bu sorun bir halk sağlığı problemi olarak alınmakta ve hamilik ve yöneticilik anlayışıyla değil, bilimsel yöntemlerle kavranıp bilimsel, pratik ve etkin çözümler aranmaktadır. 

Araştırmamı sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesiyle ilgili çalışmalara bakarak biraz daha genişlettim ve bulabildiğim birkaç makalede ve çalışmada sözü geçen çözüm yöntemlerini ilgilinize sunuyorum:

“ Şiddetin nasıl önlenebileceği konusunda basit bir cevap yoktur; ancak sağlık çalışanlarına yönelik bir saldırının her an meydana gelebileceği akılda tutulmalı ve bu probleme farklı yönleriyle gerçekçi bir tavır takınılmalıdır.”(11)

Acil servisler, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin en fazla görüldüğü yerlerdir. Hastane yönetimleri, kendilerine özgü risk değerlendirmeleri yapıp; en fazla riskin bulunduğu servisleri, durumları ve hatta hasta özelliklerini belirlemelidir. Fiziksel kontrol bariyerleri ve sadece yetkililere verilmiş kartlarla açılan kapılar gibi sistemler geliştirilmelidir. Hasta Kabul salonunda mutlaka eğitimli güvenlik elemanları bulunmalıdır.”(12) (günümüzde Amerika Birleşik Devletlerinde, acil servislerin girişlerinde daha bekleme salonuna girmeden size çelik yelekli bir polis memuru karşılar, kesici delici ve ateşli silahlarınızı ona bırakırsınız. Bekleme salonundayken hiçbir şekilde hasta muayene edilen yere ulaşamazsınız, sıranızı bekler ve daha sonra izole bir hasta odasına alınırsınız.) 

 

“En sık saldırılar acil servis ünitelerinde, psikiyatri servislerinde, geriatri ünitelerinde ve bekleme salonlarında olmaktadır. 

1. Ziyaret saatleri yada yemek araları gibi daha az personelin bulunduğu zamanlarda,

2. Hasta transfer ederken,

3. Uzun bekleme sürelerinin olduğu servislerde,

4. Kalabalık ve konforlu olmayan bekleme salonlarında,

5. Tek başına çalışan hekimlerin,

6. Kötü tasarlanmış servislerde (poor environmental design)

7. Yetersiz güvenlik varlığında

8. Potansiyel olarak şiddet göstermesi beklenen alkolik yada ilaç bağımlısı hastaların varlığında takınılacak tavır ve stratejisi olmayan yerlerde

9. Ateşli silahlara erişimin bulunduğu bölgelerdeki hastanelerde 

10. Kontrolsüz olarak halkın rahatlıkla her servis bölümüne girdiği hastanelerde

11. Kirli ve bakımsız koridorlar, odalar, park alanları ve diğer alanları bulunan hastanelerde 

Şiddete maruz kalma olasılığı daha fazladır.”(13)

 

“Sağlık çalışanlarının şiddetten korunması için yapılması gerekenler

1. İş Yeri Güvenliği ile ilgili tasarımlar:

a) Acil durumlar için sinyaller, alarmlar ve izleme sistemleri geliştirilmeli

b) Silahlı kişilerin girişlerinin kontrol edilmesi adına metal detektörleri

c) Geceleri park yerlerinde nöbet tutacak güvenlik personeli

d) Bekleme salonlarında gecikmeli beklemeleri muhtemel hastalara yardımcı olacak ve onları bilgilendirecek sistemler oluşturulmalı 

e) Saldırı riskini en aza indirecek şekilde tasarlanmış hasta kabul alanları yapılmalı

f) Sağlık çalışanlarına mahsus tuvaletler ve çıkışlar sağlanmalı

g) Sadece çalışanların bulunabileceği alanlar yapılmalı

h) Saldırı aracı olarak kullanılamayacak oturma yerleri ve diğer objeler bulundurulmalı

2. İdari Kontroller

a. Sağlık personelinin tek başına hizmet vermesini engelleyecek çalışma şartları oluşturma ve hasta bekleme süresini en aza indirme

b. Kart kontrollü geçişlerle hastane dışı insanların hareketlerini kısıtlama

c. Şiddetin olduğu durumlarda güvenlik görevlilerini haberdar edecek sistem oluşturma

3. Sağlık personeline güvenlik önerileri

a. Sözel olarak öfke ifadeleyen, beden dili tehdit edici bulunan, ilaç yada alkol bağımlılığı benzeri davranışları olan, silah taşıyan kişiler şiddete başvurabilirler

b. Sakin kalın ve hastalarınızla ilgilenmeye devam edin

c. Var olan tehditle yüzleşmeyin

d. Emir vermeyin

e. Agresif olarak kabul edilebilecek hızlı hareket etme, saldırması muhtemel kişiye aşırı yaklaşma, dokunma, yüksek sesle konuşma gibi davranışlarda bulunmayın.

f. Muhtemel bir saldırıya karşı tetikte olun. Hiçbir zaman sizle muhtemelen saldırgan bir kişi ile kendinizi bir yerde izole etmeyin.”(13)

 

“Olası bir tehdidi önleme ve gerekirse mücadele etme adına 

i. Yanınızda mutlaka telefon bulundurun

ii. Kendini savunma yöntemlerini öğrenin.”(14)

 

Yine onlarca makaleden önemli gördüğüm bazılarını paylaşmaya çalıştım. Yine işin ehli olmasak bile, yukarıdaki verilerden şu çıkarımları yapmak mümkün:

1- Sağlık çalışanlarına şiddet, hayatın her alanında olduğu gibi vardır ve bu konuda önlem alınmak durumundadır.

2- Gelişmiş ülkelerde bu konu ile ilgili farkındalık ve standartlar geliştirilmeye çalışılmaktadır.

3- Şiddetin sorumlusu, bazı densizlerin düşündüğü gibi hekimin kendisi değildir. Aslında temelde böyle hadiselerin asıl sebebi İDARİ EKSİKLİKLER ve HAZIRSIZLIKLARDIR. 

4- Şiddetin önlenmesi için önce İDARİ DÜZENLEMELER ve HAZIRLIKLAR ŞARTTIR!

Hayatının en verimli yıllarını sağlık hizmetlerine veren ve bu uğurda hakaretlere, saldırılara maruz kalan doktorların maruz kaldığı bu şiddete, cürümü işleyen kadar bunu önleyemeyen İDARİ YÖNETİMLER de sorumludur. Konunun algılanması için gerekli hazırlığı yapmayan, konunun önlenmesi için çabalamayan, popülist yaklaşımlar ve sağlıkla ilgili olmayan hesaplar neticesinde atalet içerisinde yönetici olduğunu düşünen insanlar HEKİMLERİN KARŞILAŞTIĞI HER TÜRLÜ ŞİDDETTE SORUMLUDURLAR.

Basit bir pratisyen hekim olarak, sadece birkaç saatimi ayırarak yaptığım basit bir araştırma sonucunda dahi yıllardır kanayan yaramız olan bu şiddetle ilgili aslında uluslararası pek çok yayın ve kaynak bulabiliyorsam, 

YILLARDIR YÖNETİCİ KOLTUKLARINI İŞGAL EDEN KİŞİLER BU SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN HİÇ EFOR SARF ETMİYORLAR DEMEKTİR. 

Değerli meslektaşlarım adına, görevi başında öldürülen genç uzman abime Allah’tan rahmet diliyorum; Rabbim sevenlerine, yakınlarına, eşine ve 4 aylık bebeğine sabır ve lutuflarını ihsan etsin.

Başımız Sağolsun.

 

Mahmut Akgül

 

Referanslar

1- http://www.ntvmsnbc.com/id/25341118

2- http://www.saglikpersoneliplatformu.com/haber/9384/cani-aciyin-hasta-dis-doktoruna-satirla-saldirdi.html

3- http://www.memurlar.net/haber/222464/

4- http://tvarsivi.com/istanbul-haseki-hastenesinde-saglik-kontrolune-getirilen-tutuklu-bir-hasta-doktora-jiletle-saldirdi-13-04-2012-izle-i_2012040417410.html

5- http://www.hekimpostasi.org.tr/2012/02/13/gazi-tipta-mudur-teroru/

6- Ordog GJ, Wasserberger J, Ordog C, Ackroyd G, Atluri S; Violence and general security in the emergency department; Acad Emerg Med. 1995 Feb;2(2):151-4.

7- Fernandes CM, Bouthillette F, Raboud JM, Bullock L, Moore CF, Christenson JM, Grafstein E, Rae S, Ouellet L, Gillrie C, Way M.; Violence in the emergency department: a survey of health care workers; CMAJ. 1999 Nov 16;161(10):1245-8.

8- Joa TS, Morken T; Violence towards personnel in out-of-hours primary care: a cross-sectional study. Scand J Prim Health Care. 2012 Mar;30(1):55-60

9- Winstanley S, Whittington R Aggression towards health care staff in a UK general hospital: variation among professions and departments. J Clin Nurs. 2004 Jan;13(1):3-10.

10- Fujita S, Ito S, Seto K, Kitazawa T, Matsumoto K, Hasegawa T ; Risk factors of workplace violence at hospitals in Japan.J Hosp Med. 2012 Feb;7(2):79-84. doi: 10.1002/jhm.976. Epub 2011 Nov 4.

11- Developing a program for dealing with violence in healthcare facilities. Hosp Secur Saf Manage. 1998 Mar;18(11):5-8.

12- Sentinel Event Alert says access control holds the key to reducing ED violence.ED Manag. 2010 Aug;22(8):suppl 1-2.

13- Texas Department of Insurance Division of Workers’ Compensation Workplace Safety Health Care Facilities and Workplace Violence Prevention

14- Gillespie GL, Gates DM, Miller M, Howard PK; Workplace violence in healthcare settings: risk factors and protective strategies. Rehabil Nurs. 2010 Sep-Oct;35(5):177-84.

2 Comments

Yorum yap
  1. 1
    Onur Arpat

    Elinize, emeğinize sağlık. Şimdiye kadar okuduğum en kapsamlı ve en iyi çözüm önerilerini getiren yazıyı yazmışsınız.

+ Leave a Comment