Romalılar Amerika’yı işgal etseydi ne olurdu?

Romalılar Amerika’yı işgal etseydi ne olurdu?

Bir astrofizikçinin romanı, tarihin beklenmedik bir olayını dikkate almış

Gerçek olmayan bir ortam düşünün. Bir an kendinizi gerçek olmayan bir durumda hayal edin. Adına alternatif tarih dediğimiz olgunun küçük bir alıştırması bu; Wikipedi’deki açıklaması da şöyle: “bir veya daha fazla tarihi olayın gerçekte olduğundan daha farklı gerçekleştiği dünyalarda geçen hikâyelerin yer aldığı bir kurgu türü”.

Örneğin, Michael Chabon’un romanı The Yiddish Policemen’s Union‘da (Yahudi Polis Derneği diye çevirebiliriz), İkinci Dünya Savaşı’nda sürülen milyonlarca Yahudinin vatanı olarak İsrail değil, Alaska olduğunu görüyoruz. Göçmenlerle yerli Tlingit’ler arasında gerilim olduğu yazılmış. Quentin Tarantino’nun Inglourious Basterds (şerefsiz piçler) isimli filminde, bir özel harekât ekibinin ressamlık yapar gibi görünemeyen Hitler’i öldürdüğü izleniyor. Philip K. Dick’in The Man in the High Castle (Yüksek Şatodaki Adam) kitabında, Axis kuvvetleri (Mihver Devletleri) İkinci Dünya Savaşı’nı kazanıyor ve kitaptaki karakterlerden biri Müttefiklerin savaşı kazandığı alternatif tarih romanı yazıyor. Philip K. Dick bunun gibi şeyler yapmıştır.

Elbette, alternatif tarih İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki gelişmelerden başka şeylere de kafa yormuş. Başka bir popüler senaryo da İç Savaş’ta Güney tarafının kazanması ile ilgili. Böyle bir Amerika’da, siyahlar beyazlara oranla yedi kat daha fazla hapsedilebilir, ya da güneyci bir Kongre’nin, akademik bilim adamlarını araştırmaları nedeniyle Çevresel Koruma Ajansı’na (EPA) nasihatte bulunmasını engelleyebilir.

Alternatif tarih çalışmalarından oluşan bu listeye Alan Smale’nin yeni romanını Clash of Eagles (Kartalların Savaşı) da ekleyebiliriz. Kendisi NASA’nın Maryland’daki Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde astrofizikçi olarak çalışıyor, ancak kitabı biraz gizli kalmakla beraber yeryüzü ile ilgili. Kitapta Roma İmparatorluğu’nun yenilmeden 13.yüzyıla kadar adım adım gelişine şahit olan bir dünya tasvir ediliyor. İskandinavya’yı tebaa haline getirmiş olan Roma’nın Norveç’li viking yelkenlilerinden oluşan bir donanması var. 1218’de bu gemiler Kuzey Amerika’nın doğu kıyısına 33.Lejyon’u taşıyor, onlar da batıya doğru hareketine devam ediyor.

Kaynak: scientificamerican.com

Kategoriler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap