Oled’lerin Çağı

Kanada'da araştırmacılar esnek olmayan benzer yapılardaki yüksek verimliliği korumak için esnek plastik yüzeylerde organik yapıda ışık yayan diyotlar (OLED) oluşturdular. Bu gelişme OLED'lerin elastik görüntülerinin yapılabilmesine yardımcı olabilir.

OLED'lerin anorganik yapılardaki benzerlerine göre çeşitli avantajları vardır. Normal LED'lerden farklı olarak, OLED'lerde hiçbir toksik ağır metal, arsenik gibi elementler bulunmaz. Diğer bir avantajı ise OLED'lerin amorf maddeler olmasıdır, böylece bunların farklı şekilde ve biçimlerde yapılabilmesi mümkün olur. En ilginç tasarım fikirlerden biri ise esnek plastiklerin bilgisayar ekranlarını dürmek ve ışık yayan duvar kağıtları için de kullanılabilecek olmasıdır.

Bununla birlikte, OLED'lerin doğasında daha sıkışık bir düzende daha çok ışık vermek eğilimi vardır, bu olayda %20-30 arasında bir verim kaybı olur. Bu sorunun üzerinden gelmek için bulunan yol, cihazları çok yüksek bir yansıtma indeksine sahip ve ışığı dışarıya yönelterek etkinliği artıracak kristal cam gibi substratlar üzerinde üretmektir.Ancak cam esnek değildir, bu nedenle esnek olan OLED'ler düşük etkinlikli bölgede kalmak durumunda olmuştur.

Bunu tümden değiştirmek için Toronto Üniversitesi'nde görev yapan Michael Helander çaba harcıyor. Helander, birlikte çalıştığı Toronto ve Queen's Üniversitelerindeki meslektaşlarına OLED'lerin esnek plastiklerdeki verimliliğini arttırmak için bir çözüm yolu önerdi. Işığı dışarı yöneltmek için yüksek indise sahip bir malzemeden oluşmuş bütün bir substratı kullanmak yerine, araştırmacılar OLED'in altına ve substratın en üstüne çok ince bir tabaka ilave ettiler. Bu yüksek indeks katmanı neredeyse 50-100 nm kalınlığında tüm yapıyı saracak biçimde Tantal (V) oksit (Ta2O5) ile sarılıdır ve bu sayede yeşil ışık için %63'lük bir verimlilik sağlamaktadır.

Michele Muccini, İtalya Ulusal Araştırma Konseyinin Bologna Araştırma Bölgesinde OLED'ler konusunda uzman bir araştırmacı olup Helander ve arkadaşları tarafından organik optoelektronik alan için yapılan geliştirmenin çok değerli olacağını söylüyor. Ancak, püskürtme yöntemi ile Ta2O5'in üretilmesine ilişkin lojistik parametreler ve üretim maliyetinin bir zorluk olarak ortaya çıktığını ve '' Alternatif yollar bulmada bu malzemeler ve işlemelerinin, kalkınma stratejisinden sonraki adımların bir parçası olabileceğini '' de söylüyor.

Helander, bu teknolojinin piyasada kendini belli etmesinin en az üç ila beş yıl sonra mümkün olabileceği fikrinde. Bundan sonraki adımın küçük, laboratuar ölçeğindeki prototipler (santimetre kare cinsinden) için gösterilen prosesin ve tekniklerin boyutunu büyütmek olduğunu ve tam endüstriyel kitle üretim boyutuna (metrekare ölçeğine) getirmek olduğunu söylüyor.

Kaynak: http://www.rsc.org/chemistryworld/News/2011/October/31101102.asp

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap