Okyanusun derinliklerine yolculuk

Yaşam, gezegenin neredeyse dörtte üçünü oluşturan okyanusta başladı. Okyanuslar çok büyük ve içiçe geçmiş ekosistemlerdir ve okyanusta yaşayan organizmalar insanlar için doğal kaynaklar oluşturmakla beraber iklimin düzenlenmesinde de önemli bir role sahiptir. Bilim insanları okyanus ekosistemi hakkında kısıtlı bilgiye sahip ve bilinen aslında buzdağının çok küçük bir parçası.

Bilinen şu ki, gezegendeki iklim olaylarına plankton da en az yağmur ormanları kadar yön veriyor. Plankton (tekil plankter), hareket yeteneği akıntıya bağlı olan ve balık ve balina gibi birçok sucul organizmaya besin kaynağı sağlayan canlılara verilen genel isim. Bu organizmaların çok azı sınıflandırılıp analiz edilmiş durumda. Sayıca çok olan bu organizmalar çok büyük etkiye sahip, karbondioksit emip oksijeni okyanusa geri salıyor, yani fotosentez yapıyor ve pek çok organizma için besin kaynağı oluşturuyor. Anahtar sorulardan biri de hangi spesifik planktonun bu fotosentez işlemini gerçekleştirdiği.

Derinlere daldıkça okyanusun bilinmeyenleriyle tanışmak mümkün. Saç teli boyutundaki ya da insan vücudundan kat be kat daha büyük organizmalar fiziksel olarak ya da molekül düzeyinde etkileşiyorlar. Okyanustaki yaz ve kış boyunca sıcaklık tabakalaşması (ing. turnover) ve karmaşık biyotik etkileşimler* plankton ekosistemlerindeki temel metabolizma ve fenotiplerin** sürekli ve hızlı seçilim evrimine ve yön veriyor ve bu durum sadece okyanusta değil, gezegen düzeyinde de önem taşıyor. Ayrıca plankton ve taş mercan resifleri arasındaki ikili ilişki (simbiyoz) de okyanuslardaki biyoçeşitliliğin büyük çoğunluğunu oluşturan mercan resiflerinin gelişimi ve korunmasında çok önemli.

Yüzeyin altında ve derinlerde direnen organizmalara ışık tutmak misyonuna sahip olan dünyanın pek çok yerinden mikrobiyologlar, genetikçiler ve oşinografların (denizbilimci) bir araya gelmesi ile oluşturulmuş TARA Okyanus keşif ekspedisyonu (gezi) Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarında (EMBL) kıdemli bilim insanı Eric Karsenti öncülüğünde yürütülüyor. Okyanusun biyoçeşitlilik, iklim ve atmosferdeki rolünün anlaşılmasını hedef edinmiş olan bu bilim insanları 50'den fazla limanda durarak halka eğitim ve ilham verdi ve okyanuslara tehdit oluşturabilecek unsurların anlaşılmasında aracı oldu. TARA 2,5 yıl boyunca okyanusa açıldı ve iklimsel olarak ve biyoçeşitlilik anlamında öneme sahip milyarca organizma içeren binlerce örnek topladı. Bu toplanan örnekler sıvı azotla dondurulup tüplerde analiz için saklandı. Son derece gelişmiş mikroskoplar ve biyoenformatik araç ve yöntemlerle okyanustan elde edilen bu mikrobik organizmaların tamamının genetik dizisinin ortaya çıkarılması (sekanslanması) amaçlanıyor.

Genetik diziye ulaşmak yani organizmaların en küçük birimine dair bilgi edinmek çevresel faktörlerin bu organizmaların genetik olarak ortama uyum sağlama yeteneğini (adaptasyon) nasıl etkilediğini anlamak için önemli. Böylece bilim insanları küresel değişikliklerin bizi nasıl etkileyeceğini öngörerek modellemeler yapabilecek.

Yaşamın beşiği olan okyanusların çalışılması canlıların köklerini ve geleceğini anlamamız için önemli. EMBL'deki bilim insanları bakteri ve virüs gibi küçük organizmaların neden ve nasıl etkileştiğini anlamaya çalışıyor. Ayrıca, denizel mikroorganizmaları çalışmak yoluyla ilkel bakteriden karmaşık canlıların nasıl evrildiğinin hikayesini okumaya ve günümüzdeki çok sayıdaki organizmaların evrimsel yolculuğuna tanık olmamıza yardımcı oluyorlar.

 

*Biyotik etkileşim: Yaşayan organizmalar arasındaki etkileşimlerdir, av-avcı, bitki-otçul hayvan, rekabet ve simbiyoz gibi. **Fenotip: Genetik (genotip) ve çevresel etkenlerin yarattığı özelliklerin canlının dış görünüşündeki gözlenen durumlarıdır, örneğin biyokimyasal ya da fizyolojik özellikler veya davranış.

  Referanslar: http://www.embl.de/tara-oceans/start/00_research/index.html http://www.embl.de/tara-oceans/start/facts_figures/index.html

4 Comments

Yorum yap
  1. 1
    Gözde Gölgem DELİCE

    Merhaba, bir su ürünleri mühendisi olarak yazınızı okumaktan memnun olduğumu belirtmek isterim ancak üzülerek eklemeliyimki çok büyük bir yazım hatası daha doğrusu mantık hatası içerisine düşmüşsünüz…Çünkü ”plankton” terimi zaten çoğul anlam taşıyan bir sözcüktür…Bu bakımdan -lar, -ler eki almasına gerek yok…Plankton çoğul, tekil hali ise plankter’dir…Katkı sağlamak ve o güzel bilimsel yazınızın böyle sebeplerle hataya düşmemesini istedim…Başarılarınızın devamını diler, bir sonraki yazınızı merakla beklediğimi belirtmek isterim…iyi çalışmalar

    • 2
      Bilgenur Baloglu

      Merhaba Gözde hanim,

      Eleştiriniz ve verdiginiz önemli bilgi icin teşekkür ederim, en kisa zamanda düzeltecegim. Bir dahakine de daha dikkatli olmaya çalişacagim. Böyle geri dönüşlerden çok mutlu oldugumu da belirtmek isterim. Size de iyi çalişmalar dilerim.

    • 3
      Bilgenur Baloğlu

      Gözde hanım, değerli uyarınız için tekrar çok teşekkür ederim. Güncellenmiş halini görebilirsiniz. Size de iyi çalışmalar dilerim.

      • 4
        Gözde Gölgem DELİCE

        Dikkate aldığınız ve geri dönüş yaptığınız için ben de size teşekkür ederim…Esen kalınız…

+ Leave a Comment