Nükleer savaştan sonra olabilecekleri gösteren bilgisayar modellemeleri

Fotoğrafın kaynağı: Wikimedia Commons

Film yapımcılarından ve yazarlardan bir “nükleer kışın” nasıl bir şey olabileceğini görmüşsünüzdür. Artık bu konu hakkında bilim adamlarının neler söylediğine de bakabilirsiniz. Gerçekleştirilen yeni bir çalışmada dört Amerikan iklim bilimcisinden oluşan bir ekip “kısıtlı, bölgesel bir nükleer savaş” sonrası olabilecekleri tasarladılar. Konuya uzak olanlar için sonuçlar o kadar da iç karartıcı olmayabilir – iki veya üç derecelik küresel soğuma, yıllık yağış miktarında yüzde dokuzluk bir düşüş. Yine de bu değişiklikler ekin biçiminde aksamaları ve açlıkları tetikleyebilir.

Bu iç açıcı sonuçlara detaylarıyla birlikte bir göz atalım.

Öncelikle, ne oldu?

Araştırma ekibi, Hiroşima’ya atılan büyüklükteki yüz kadar nükleer savaş başlığının Hint kıta parçası üzerinde patlatıldığı bir durum düşündüler. Kurguya göre Hindistan ve Pakistan nükleer bir savaşa girişiyorlar. Bu iki ulusu örnekte kullanmak adil gözükmeyebilir, ama bunlar ABD, Rusya ve Çin’e göre daha az nükleer silah yığılımına sahipler. Fikir şu, eğer bu hafif sikletler bile bu kadar zarar verebilirlerse, ABD, Rusya gibi kodamanların nelere sebep olacaklarını bir düşünün.

Hindistan-Pakistan nükleer atışmasından sonra…

  • Beş megatonluk kara karbon anında atmosfere girecek. Kara karbon yanmış maddelerden gelir ve Güneş’ten gelen ısıyı yeryüzüne düşmeden emer. Yağmurlarla birlikte bir miktar kara karbon yeryüzüne düşer.
     
  • Bir yıldan sonra Dünya’nın ortalama sıcaklığı iki derece Fahrenhayt düşer. Beş yıl sonra Dünya ortalama olarak üç derece daha soğuk olur. Yirmi yıl sonra gezegenimiz yeniden ısınarak nükleer savaş öncesinden bir derece daha soğuk olur.
     
  • Dünya’nın düşen sıcaklığı gezegenin yağış miktarını azaltır. Savaştan sonraki beşinci yılda Dünya’ya alışılmış miktardan yüzde dokuz daha az yağmur düşer. Savaştan sonraki yirmi altıncı yılda Dünya savaş öncesine göre yüzde dört buçuk daha az yağmur görür.
     
  • Savaştan sonraki 2 ila 6’ncı yıllar arasında ılıman bitkileri için büyüme mevsimi, bulunulan yere bağlı olarak, 10 ila 40 gün azalır.
     
  • Atmosferdeki kimyasal tepkimeler Dünya’nın ozon tabakasını tüketir. Savaştan sonraki beş yılda ozon tabakası ortalama % 20-25 daha ince olur. Onuncu yılda ozon kendisini onarır, yine de yüzde 8 daha incedir.
     
  • UV ışınların atmosferden daha kolay geçmeleri nedeniyle güneş yanıkları ve deri kanseri vakaları artar, bunun yanında bitki büyümesi olumsuz etkilenir ve mısır gibi bitkilerin DNA’sı bozulmaya başlar.
     
  • 2013 yılında yayımlanan bundan bağımsız bir araştırma 100 atom bombasının kullanıldığı bir savaşın şafağında 2 milyar insanın açlık çekeceğini öngörmüştü.

Çok iyi – böyle bir listeyle güzelleştirmediğimi biliyorum. Yine de araştırmacıların makalesinde tüm bu sıkıntı ve kasvetin yer almasının bir amacı var. Bilim insanları, ülkeleri sahip oldukları yaklaşık 17.000 nükleer silahın yok edilmesi yönünde harekete geçirmek istiyorlar.

Peki bu işe yarayacak mı? Aslında bilim insanları ve sanatçılar atom bombasının kullanıldığı bir savaşın ciddi sonuçlarını düşünüyorlardı. “Nükleer kış” fikrinin kendisi 1983 yılında Carl Sagan’ın da içinde bulunduğu bir araştırma ekibinin yayımladığı araştırmayla kitlelerin düşüncelerinde yer edindi. İlk defa bu araştırmada savaş sonrası ortaya yayılan küllerin Güneş’ten gelen ışınları engelleyeceği öne sürüldü.

Küresel ısınmanın etkilerinin de modellendiği çeşitli simülasyonlar atom bombalarının kullanıldığı savaşların sonuçlarında ayrıntılarda birbirlerinden ayrılsalar da sonuçların ağır ve uzun süreli olacağı konusunda birleşiyorlar.

Kaynak: popsci.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap