Nefesten tespit edilen izotoplar sepsisin erken tanısına olanak veriyor

13C izotop seviyelerinin çocuk hastaların nefesinde ölçülmesi, sepsisin ilk teşhisine olanak tanıyarak hayat kurtarabilir.

Birleşik Krallık’ta her yıl 30 binden fazla şiddetli sepsis (kan zehirlenmesi) vakasının oluştuğu düşünülüyor. Ancak, Daniel Bütz ve ABD’deki Wiscosin-Madison Üniversitesi’ndeki çalışma arkadaşları, bu sayılarla mücadele etmeyi kafalarına koymuş durumda.

Pek çok şartta olduğu gibi, erken teşhis hayatta kalma oranını artırıyor – ancak, bu iş göründüğü kadar kolay değil. Sepsis kontrolü için mevcut yöntemler erken teşhis için gereken hassasiyeti sağlamıyor veya pahalı ve invazif (girişimsel) bir yönü var.

Ekip karbon dioksidin 13 ve 12 izotoplarını, solunum cihazına bağlı çocuk hastaların nefesinde karşılaştırmış ve sistemik enflamasyonlarının şiddetine göre ve özellikle akut faz tepkisine göre incelemiş.

Verilen nefesin içeriği ile enflamasyon ve sepsis, birden çok sebeple ilişki içinde. Öncelikle, şiddetli sepsis sırasında lipid yükseltgenmesi sınırlıdır; bir lipidin izotopik parmak izi diğer makro-besleyicilere nazaran daha hafiftir, böylece daha çok lipid metabolize olursa, 12 numaralı karbon izotopu, dışarı verilen karbon dioksitte daha çok bulunacaktır. Daha az lipid yükseltgenmesi olduğu zaman, karbonun 13 ile 12 izotopları arasındaki oran artar.

İkinci olarak, enfeksiyon sırasında, serbest amino asitler CO2’ye yıkılır veya enflamasyon oluştuğu zaman salınan belli proteinleri (çevirenin notu: C reaktif protein veya CRP isimli yapı kan testleri ile enflamasyon düzeyini görmek için kan testlerinde istenir) oluşturmak için kullanılır.

13 izotopu içeren bileşikler, 12 izotopuna göre enzim katalizli tepkimelere daha yavaş girer. Protein yapılmak üzere karbonun 12 veya 13 izotopundan serbest amino asitlerden birinin seçilmesi için şans %50’dir. Ancak, amino asitlerin yıkılmasında görev alabilecek pek çok enzim vardır, dolayısı ile daha ağır karbon izotopu biraz devre dışı kalır ve daha düşük bir C13/C12 izotop oranı elde edilir.

Birleşik Krallık’taki Leicester Üniversitesi’nde Teşhis Geliştirme Birimi görevlisi Paul Monks, araştırmanın önemli olduğunu vurguluyor. Monks, şöyle diyor: “Sepsis ve sonrasında oluşan şok, yoğun bakımdaki ölümlerin en büyük sebeplerinden birini oluşturuyor. Girişimsel olmayan teşhis ileriye yönelik ciddi bir adım olarak değerlendirilmeli”.

Milwaukee’deki Wisconsin Tıp okulu’nda tıbbi yoğun bakım birimi müdürü olan Rahul Nanchal, nefes analizinin ilgi çekici ve önemli bir araştırma alanı olduğunu söylüyor: “Kritik düzeyde bir hastada erken akut enflamasyona götürecek güvenli bir bilgiyi alabileceğimiz yenilikçi teknolojiler gereklidir ve geliştirme aşamasında öncelik verilmesi gerekir”.

Kaynaklar

J P Boriosi et al, J. Anal. At. Spectrom., 2014, DOI: 10.1039/c3ja50331c

http://www.rsc.org/chemistryworld/2014/01/breath-carbon-13-isotope-inflammation-sepsis

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap