NASA’nın yeni süpersonik uzay aracıyla tanışın

NASA’nın yeni süpersonik uzay aracıyla tanışın

Düşük yoğunluklu süpersonik yavaşlatıcı (The LDSD) olarak isimlendirilen araçla NASA, ağır yüklerle birlikte diğer gezegenlere inişin sırrını çözdüklerini umuyor. Böylelikle astronotların da içinde olduğu bir araştırma ekibini, sahip oldukları bolca erzak ile birlikte Mars’a göndermek mümkün olabilecek. LDSD için şuan gözüken yoğun bir deneme programı var. 24 aylık bir periyoda yayılan bu zaman diliminde yedi büyük demo bulunuyor. Bunların sonucunda ise 2018’de, başarılı olunduğu takdirde, LDSD gerçek bir göreve hazır olacak.

Önümüzdeki aylarda NASA’nın Jet Fırlatma Laboratuvarı’nın (JPL) planladığı, bir balon kullanarak test aracını Hawaii üzerinde 36,5 kilometre yüksekliğe çıkarmak. Test aracı daha sonra bir roket kullanarak süpersonik hıza ulaşıp yüksekliğini 548 km’ye çıkaracak ve sonra motorlar durunca dünyaya serbest düşüşü başlayacak. Kapsül mach 3,5 hızını geçince, LDSD devreye girecek ve süpersonik şişirilebilir aerodinamik yavaşlatıcı (SIAD) basınçlı hava ile dolmaya başlayacak.  SIAD tam anlamıyla dolunca, uzay aracı kötü bir benzetme olsa da uçan bir fincan altlığını andıracak. SIAD aracı mach 2 hızına düşürünce sonraki aşama olan 30 metre çapındaki ağır paraşüt açılıp hızı subsonik iniş hızlarına taşıyacak.

NASA, LDSD için iki farklı model geliştiriyor. Bunlardan ilki 6 metrelik SIAD, küçük robotik gezegen dışı inişler için ve 8 metrelik büyük olan ise insanlı inişler için. LDSD’nin temel hedefi NASA için yüksek ağırlıklarda Mars inişlerini mümkün kılabilmek. Curiosity‘de uygulanan teknik teknolojik olarak etkileyici olsa da bu teknik 1,5 ton üzerindeki ağırlıklarda inişe uygun değil. LDSD 3 tonluk iniş fırsatının yanı sıra, mümkün olan iniş alanlarını arttırıp , aynı zamanda iniş başarısı için gerekli 10 km’yi 3 km’ye indirebilecek.

Başarılı Newtoncu fizikçiler  uzay gemisini bir gezegenin yörüngesine koyabilmenin ne kadar zor olduğu üzerinde dursalar da,  bir gezegene ya da Ay’a inişte halen zor bir olay.  Güneş Sistemimizdeki her gezegen ve Ay’ın farklı bir atmosferi, yerçekimi ve yüzey farklılıkları var; bu yüzden de her bir görevin titizlikle hazırlanmış bir iniş prosedürüne ihtiyacı var. Mars için bu zorluk hızlı bir giriş ve roket yavaşlaması için fazla atmosfere sahip olmasına rağmen, büyük objeleri yalnızca paraşüt kullanarak indirmek için yeterli atmosferi olmaması (Dünyada, sahip olduğumuz kalın atmosferle 32,5 tonluk kütleleri indirmek için sadece paraşütleri kullanabiliyoruz).

Böylece şöyle bir sonuca geliyoruz; eğer Mars’a bir araştırma grubu yollamak istiyorsak ya da sonunda orada kolonileşmek istiyorsak, melez bir iniş tekniğine ihtiyacımız var. Gezegenler arası sert yavaşlamaya dayanıklı bir aşama ve ardından da büyük bir paraşütle yere yaklaşma hızına düşüş; sonra ise küçük roketlerle iniş manevraları ile inişe geçiş. Şu an kullanılan paraşüt modellerinin 1970’ler de Viking Lander’da kullanılan orijinal  modellerin aynısı olduğunu hatırlatırsak sizler de bir gelişmeye ihtiyaç duyulduğunu anlayacaksınızdır.

NASA planlarına göre 2014 ve 2015 içerisinde bir seri LDSD fırlatılması gerçekleştirecek. Hawaii deki Pasifik Roket Fırlatma tesisinde gerçekleşecek fırlatmalar sonucunda LDSD’nin 2018 gibi bir tarihte göreve hazır olması beleniyor. Buna karşın ufukta planlanmış ağır yüklü bir Mars görevi gözükmüyor. Şimdilik bir köşede oturup NASA’nın fincan altlığına benzer aracını Dünya etrafında uçurmasını izleyecekmişiz gibi gözüküyor.

Mach: Hareket halindeki bir kütlenin hızının, kütlenin bulunduğu şartlardaki ses hızına oranıdır. Örneğin, Stratosfer sınırında 11.000 metrede 1 Mach = 1062,2 km/saattir.

Kaynak: extremetech.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap