Nanoparçacıklar iç kanamayı durduruyor

ABD'deki araştırmacılar tarafından iç kanamayı durdurabilecek nanoparçacıklar geliştirildi. Nanoparçacıklar damardan enjekte edilebiliyor ve vücudun normal pıhtılaşma mekanizmasını aktifleştiriyor. Yolda kaza geçiren kurbanların ve yaralı askerlerin yaşaması için yeterli zaman sağlanarak hastaneye yetiştirilmeleri ve cerrahi müdahale almaları mümkün oluyor.

Philadelphia'daki Amerikan Kimya Cemiyeti'nde konuşan Erin Lavik  Case Western Reserve University (Cleveland, Ohio) bünyesindeki araştırma takımı ile merkezi sinir sistemi sorunlarını gidermek için yola çıktıklarını anlattı. Lavik, “Hemorajik felç gibi şeyler üzerinde duruyorduk ve kanamayı gidermenin felç ilerlemesini durdurup durdurmayacağını merak ediyorduk” dedi.

Ancak kısa zamanda ortaya çıkan bir gerçek vardı; iç kanamayı durdurmak için nispeten az sayıda seçenek bulunmaktaydı. Dondurularak kurutulmuş kan levhacıkları ve insan pıhtılaşma faktörlerinin biyotek-türevi sürümleri klinik olarak kullanılıyor, ancak üretim ve saklamasında sorunlar var, pahalılar ve hiç biri tam olarak çalışmıyor.

Böylece, takım doğal pıhtılaşma prosesini taklit edebilecek nanoparçacıkları yapmaya ve kanamayı gidermeye başladı. Poli (laktik-ko-glikolik asit) parçacıkları yaptılar  ve bunların dış tabakasını poli (etilen glikol) ile kapladılar. Bu dış tabakayı, Lavik şöyle açıklıyor: “Parçacıklar birbirine yapışmıyor ve immün sistemden kaçabiliyor, ayrıca levhacıkları (http://en.wikipedia.org/wiki/Platelet) hedefleyen peptide bölgeler gösteriyor”.

Basit levhacık hedeflemeli peptid yalnızca beş amino asit uzunluğunda ve vücutta her yerde bulunabiliyor ve kan levhacıklarına bağlanarak bir pıhtı oluşturup kanamayı durdurmaya yardımcı oluyor. Bu peptidle kaplanmış nanoparçacıklar yaralı yere ulaştığında, levhacıkları bağlayarak yaranın iki ucu arasında bir köprü inşa ederek pıhtının buraya yerleşmesini, ayrıca pıhtının doğal olarak olana göre daha çabuk ve kuvvetli oluşmasını sağlıyor, kurbanın kan kaybederek ölümünün önüne geçecek şekilde yaralar kapanmış oluyor.

2009'da araştırma ekibi, nanoparçacık uygulaması ile sıçanların büyük arterlerinden kanamanın durma süresinin normalin yarısı kadar kısalldığını gösterdi. Ancak Levik, hayvanların büyük bir travmadan sağ çıkıp çıkamayacaklarının gösterilmesinin daha faydalı olduğunu söylüyor. Bunun için sıçanların karaciğerinin bir kısmını anestezi altında kesiyorlar ve yarayı kapatıyorlar, yara içeriden kanamaya devam ediyor.

Herhangi bir tedavi uygulanmadığı zaman, sıçanların %50'si o saat içinde ölüyor, ancak nanoparçacıklar ile %80'i hayatta kalıyor. Lavik, “bu gerçekten heyecan verici” diyor. “Yalnızca kanamayı durdurmuş olmadık, ayrıca ilgili bir model üzerine klinik bir etki de yaptık; çünkü araba kazası kurbanları içinde karaciğer travması yaygındır”.

Bundan sonraki aşama tam vücut travma modelini uygulamak, ve bir bomba patlamasının akciğerlere, böbreklere ve diğer organlara hasar verdiği bir tablo oluşturuluyor. Lavik şöyle diyor: “Şimdilik hâlâ erken bir aşamadayız, ama nanoparçacıklarla tedavi edilen hayvanlar herhangi bir komplikasyon olmaksızın üç hafta yaşayabildiler”. “Çalışmanın daha çok yolu var, ancak ilk sonuçlar son derece heyecan verici”.

Melissa Reynolds (http://www.chem.colostate.edu/people/mmr/), ABD'de Fort Collins'teki Colorado Devlet Üniversitesi'nde yara iyileştiren polimerler üzerinde çalışıyor ve “Bu araştırma türünün en büyük sorunu, malzemenin tam doğru yere getirilebilmesi ve pıhtı oluşturabilmesi” diyor. Reynolds, şöyle diyor: “Araştırma ekibi sorunu oldukça iyi çözmüş görünüyor – ve özellikle savaş alanında bunun işe yaradığını düşünmek çok heyecan verici”. Reynolds, Lavik'in nanoparçacıklarının zehirsiz olduğunu ve vücuttan birkaç gün içinde çıktığını görmenin de cesaret verici olduğunu söylüyor.

 

Kaynak: http://www.rsc.org/chemistryworld/2012/08/synthetic-platelet-helpers-set-save-lives

Kategoriler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap