Nano katil ve kanser savaşları

Nöroblastom Hücresi Yeni geliştirilen bir nano parçacığın, çoğunlukla çocuklara saldıran ölümcül bir kanser türü üzerinde kemoterapi tedavisinin etkisini artırdığı keşfedildi.

Otonom sinir sistemi üzerinde görülen ve Nöroblastom adı verilen bu tümör oldukça sert bir kemoterapi süreci gerektiriyor ve tedavi sonunda hastaları birçok sağlık problemi ile baş başa bırakıyor. Bu yüzden Sidney'de bulunan New South Üniversitesi içerisinde yer alan Avustralya Nanotıp Merkezi'ndeki araştırmacılar kemoterapi etkisini azaltabilecek her türlü ek tedavinin hastayı daha da iyi duruma getirebileceği düşüncesindeler.

Araştırmacılar bu nedenle kanserli hücrelere nitrik oksit (NO) enjekte ederek onları öldüren nanometrik boyutlarda bir parçacık geliştirdiler ve parçacığın etkilerini laboratuarda yarattıkları kültür ortamında çoğalttıkları kanserli nöroblastom hücreleri üzerinde denediler. Bu çalışma daha sonra Chemical Communications adlı dergide yayımlandı.

Çalışmayı yürüten araştırmacılardan kimya mühendisi Dr. Cyrille Boyer Discovery News'a yaptığı açıklamada parçacıkların genişliğinin 20 nanometreden az olduğunu, dış kısımlarının hedef hücreye bağlanan moleküllerle kaplı bir polimerden oluştuğunu ve kanserli hücreye girdikleri anda bu dış kabuğun çözünerek nitrik oksidin hücre içerisine enjekte edildiğini belirtti.

Bu çalışmadaki asıl amaç kan serumunda stabil halde kalan fakat kanser hücreleri içerisine girdiklerinde dağılarak etkilerini göstermeye başlayan parçacıklar yaratmaktı. Çünkü nitrik oksit bir gazdı ve kanda açığa çıktığında çok hızlı bir şekilde çözünüp dağılarak hedef alınan kanser hücreleri üzerinde istenilen etkiyi sağlayamayacaktı.

Boyer ve çalışma arkadaşları, nitrik oksidin kanserli hücrelere saldırarak onları öldürmesi ile birlikte normalde hastalara uygulanması gereken kemoterapi tedavisinin beşte birinin bile yeterli olacağını keşfettiler. Bu etkinin sadece kültür ortamında geliştirilmiş kanser hücreleri üzerinde test edildiğini hatırlatan Boyer, nano parçacıkların yaşayan organizmalarda yer alan gerçek kanser hücrelerinde de test edilmesi gerektiğini, bunu da öncelikle fareler üzerinde deneyeceklerini ekliyor. Bu çalışmanın ardından nöroblastom haricindeki diğer kanser türleri üzerinde de testler yapmayı hedefleyen Boyer, tüm bu çalışmaların klinik anlamda kabul edilebilir düzeye gelmesi için bu konuda en azından on yıllık bir çalışmanın devam ettirilmesi gerektiğini söylüyor.

Kaynak: http://news.discovery.com/

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap