Kozmetikte denek hayvan eziyetine son

Kullandığımız şampuandan, el kremine, deodoranta kadar her türlü kozmetik ürün bize gelene kadar ne süreçlerden geçiyor, ne kadar farkındayız acaba? O güzel kokulu parfümlerin aslında farelerin, tavşanların ciltlerinde devasal kanserli dokular ürettiğini, köpeklerin derilerinin nasıl tahriş olduğunu bilsek alır mıydık? Belki birebir bu hayvanları görsek biraz empati kurarız. Son yıllarda çıkan bitkisel kozmetik markaları hayvanlar üzerinde deney yapmayı reddediyor.  Bu markaların özellikle gençler arasında çok tercih edilir olması sevindirici bir gelişme. Zaten sorumsuzca sokağa atılan binlerce evcil hayvan varken, insanların bir de lüks zevkleri için hayvanları telef etmesinin en azından bu tarz bilinçli şirketler sayesinde biraz olsun önü kesilmiş oluyor.

Bilimsel araştırmalar için kullanılan denek hayvanlarının durumu da kozmetikte telef olanlardan çok farklı değil. Binlerce fare, sıçan, domuz, tavşan ya da köpek, araştırmalar için öldürülüyor. Bazıları da öldürülmüyor ama öyle deneylere maruz kalıyor ki, ölüm yanında hafif kalır. Örneğin şekilde gördüğünüz beagle cinsi köpekler, en popüler araştırma deneklerinden. Bu cins köpekler küçük, sakin yapıda, arkadaş canlısı köpeklerdir. Bu özellikleri yüzünden sadece Amerika’da yılda 70.000 beagle laboratuarlarda can veriyor.

Köpekler genelde kanser araştırmalarında kullanılıyorlar. Bu araştırmalarda kanser olmaları için ağır kanserojenlere maruz bırakılıyorlar, ya da ameliyatla vücutlarına tümörlü dokular veriliyor. Örneğin ABD'de yapılan bir araştırmada 13 köpeğe tümörlü dokular nakledildi, tümörler büyüyünce incelenmek üzere vücuttan ameliyatla alındı. Köpeklere ne oldu dersiniz, insanların onlarla işi bittiği için öldürüldüler.

Köpeklerde ayrıca gözün bir ilaca karşı hassasiyetini ölçmek için körlüğe yol açan deneyler yapılıyor. Üstelik köpeklerin gözleri hem pH hem de yapı olarak insan gözünden çok farklı, dolayısıyla bu testlerin pek yardımı dokunmuyor. Bunun dışında kalp krizi, ciğer yetmezliği, oksijen yetmezliği gibi sağlık sorunları da köpekler üzerinde denenenlerden sadece bir kaçı. Bana en korkunç geleni ise, doğum yapacağı gün öldürülen dişi köpeklerin yavrularının kullanıldığı embriyo çalışmaları.

Elbette kanser, Alzheimer, Parkinson gibi henüz kesin çözümü bulunamamış hastalıklardan muzdarip insanlar can çekişirken laboratuarlarda hayvan denekliğini yasaklayalım demek kolay değil. Ancak en azından hayvanları gereksiz yere öldürmenin cinayet olduğunun, onların da acıyı hissedebildiğinin farkında olalım. Örneğin farelerle çalışan arkadaşlarım farelerin öldürüleceklerini fark ettiklerinde nasıl korktuklarını, çığlıklar attıklarını anlatıyorlar. İşin kötü tarafı, birlikte çalıştığınız bu hayvanlar size zamanla alışıyor ve güveniyorlar. Sonra da siz onları öldürüyorsunuz. Öğrenci laboratuarlarında sırf gösterim amaçlı kesilen hayvanlardan bahsetmiyorum bile.

En azından kozmetik ürünlerinde hayvan denekler kullanmayan markaları kullanarak ve araştırmalarda da gereksiz hayvan eziyetine karşı çıkarak bu sevimli yoldaşlarımıza sahip çıkmalıyız. Bu sadece hayvan severlik değil, vicdan meselesidir.

 

Görsel Kaynak: http://visual.ly/life-research-beagle

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment