Kötü haberler sağlığınıza iyi gelmiyor

Kötü haberler sağlığınıza iyi gelmiyor

Bilindiği gibi, stres gibi olumsuz duygular, vücutta zamanla belirli hasarlara yol açıyor. Ve internet sayesinde kötü haberlere, öfkeye, duygudurum bozukluklarına oldukça yakın bir kültürde yaşadığımız ortada.

Araştırmalar terör saldırıları, savaş gündemleri ve diğer trajik durumlar gibi kötü haber sirkülasyonlarını üst üste edinmenin, vücudun kortizol üretimine neden olduğunu gösteriyor. Kortizol, vücudun strese gösterdiği tepkiyle ilişkilendirilen bir kortikosteroid hormondur ve bağışıklık sistemini baskılar.*

Araştırmalara göre, kişilerin iş ya da özel hayatlarında yaşadıkları travmatik durumlar, ilerleyen zamanlarda bağışıklık sisteminin düzgün işlememeye başladığını gösterecek; bu da pekçok sağlık problemine önayak olacaktır.

Streessaholic‘in yazarı ve Synergy stres yönetimi ekibinin CEO’su olan Heidi Hanna, stres ile ilgili hayli ilginç çalışmalara imzasını atmış. Hanna yazdığı elektronik postada; yalnız kalmış, sıkılmış ve hayatlarındaki enerjiyi artırmak isteyen insanların kötü haberlere bağımlı hale gelmesinin bir tutku halini aldığını belirtmiş. Bu ne demek oluyor diyebilirsiniz, kendisi bu durumu şöyle açıklamış: Akut stres, yani herhangi kötü bir duruma anında geliştirilen tepki, hissedildiğinde, beyin dikkatini bu noktaya yönelterek dopamin salgılıyor; çünkü dopamin, bir diğer adlandırılış biçimiyle mutluluk hormonu. Dolayısıyla ilgili andaki stresli durumu olumlu duygulara dönüştürmüş oluyor. Bu da kısa vadede elbette oldukça iyi. Diyelim ki, sokakta karşı karşıya geçerken bir arabanın önündesiniz. Ama işteki bütün zorluklar, faturalar, çocuklar ve olumsuz haberler gibi tüm stres kaynakları size isabet ediyor. İşte bu anda, beyinde salgılanan ve mutluluk, tatmin gibi duygularla özdeşleşen kimyasal Dopamin, birçok diğer etkenin yanısıra, sizi bu strese bağımlı hale getiriyor. Daha çok kötü haber almak için akıllı telefonunuzu ya da dizüstü bilgisayarınızı açmak yerine, başka bir stresli durumu edinmek daha kolay bir “düzeltme.”

Broadcasting Happiness adlı kitabın yazaeı ve CBS Haber sunucusu Michelle Gielan, internetteki öfkenin insanlara zarar verebileceği konusunda hemfikir. Gielan, 3 dakika boyunca kötü haberlere maruz kalan insanların %27’sinin günün geri kalanını kötü geçirdiklerini raporlamış ve internet ile sosyal medyanın, insanların olayları ve problemleri olduklarından daha büyük meseleler haline getirdiklerini belirtmiş. Bu da maalesef ki çevreye ve yaşam tarzlarına olumlu bir katkı sağlamıyor. Bir anlamıyla medyanın, kişilere öfke ve kötü duygular çağrıştırabileceğini belirtiyor.

Uzmanların dikkat çektikleri nokta; kişiler iş hayatı, siyaset ya da özel yaşantılarında strese ne kadar odaklanırlarsa; bu stres kaynaklarının hayatlarını devralıp dünyaları, hatta yaşam biçimleri haline gelebileceği. Yine de iyi haber, eğer kendi enerjinize odaklanabilirseniz, dikkatinizi yalnızca sizi besleyen durumlara yönlendirebilirsiniz.

Kaynak: dailydot.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap