İsim hatırlamada berbat mısınız? Öyleyse hafızanızı değil; müziği suçlayın!

İsim hatırlamada berbat mısınız? Öyleyse hafızanızı değil; müziği suçlayın!

Hepimizin kendi çevresinde görebileceği gibi, kimi insanlar, belirli süreçlerde odaklanabilmek için müziğin yardımına ihtiyaç duyuyor. Georgia Teknoloji Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmaya göre, özellikle de yaş geçtikçe, müziğin odaklanılan nesneleri ya da süreçleri hatırlamada aslında o kadar da etkin olmadığı görülmüş.

Çalışma, bir yüzü isim ile tanıma ve hatırlama yetisine sahip çağrışımsal bellek üzerindeki etkileri test etmek için oluşturulmuş. İsimleri hatırlamak için müzik dinletildiğinde; üniversite çağındaki katılımcıların herhangi bir problem yaşamadıklarını; müziğin performansları üzerinde olumsuz bir etki bırakmadığını, ancak daha ileri yaşlı katılımcıların sessizlikle karşılaştırıldığında, arka planda müzik çaldığı ya da müziksi bir yağmur sesinin duyulduğu ortamlarda %10 daha az isim hatırladığı görülmüş.

Katılımcılardan bir dizi yüz ve isme bakmaları istenmiş ve onlara, bu yüzlerin belirtilen isimle bağlantılı olup olmadığı sorulmuş. Suratlar birkaç dakika sonra tekrar gösterilmiş. Katılımcıların, bir önceki gördükleri surat-isim bileşimlerinin aynı olup olmadığını belirtmesi istenmiş. Bazı anlarda kişiler testi sessiz bir ortamda çözmüş; geri kalan anlarda ise müziksi bir yağmur sesine ya da Eric Clapton, Jefferson Airplane ve Rush gibi sanatçıların nispeten az bilinen şarkılarına maruz bırakılmış.

Çalışmaya önderlik eden Gürcistan Teknik Üniveritesi Psikoloji Bölümü mezunu Sarah Reaves, her iki yaş grubunun da müziğin dikkat dağıtıcı olduğu konusunda hemfikir olduğunu; ancak arka planda müzik çaldığında yalnızca ileri yaşlı insanların güçlük çektiğini belirtiyor.

Reaves ve danışmanı Psikoloji Bölümü Doç Dr. Audrey Daurte, sonuçları bir kokteyl partisinin etkileriyle bağdaştırıyor; yani her ne kadar etraf birden çok konuşma ya da yüksek seste müzikle donatılmış olsa da, kişinin tüm dikkatini yalnızca bir konuşmaya vermesi olgusu.

Gürcistan Teknik Üniversitesi Hafıza ve Yaşlanma Laboratuarı gözlemcisi Duarte, ilerleyen yaşlarda insanların rahatsız edici sesleri reddedip odaklanmakta zorluklar yaşadığına değiniyor ve çağrışımsal belleğin yaş ile birlikte zayıfladığını ekliyor. Yaşlandıkça, hangi ismin hangi surata ait olduğunu ya da bir konuşmanın nerede gerçekleştiğini hatırlayabilmemiz güçleşiyor.

Reaves, bu verilerin yaşam merkezlerinde çalışan insanlara plan yapmaları konusunda da yardımcı olabileceğine değiniyor. Çalışanların çevre koşullarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini ekleyen Reaves, öğrenme faaliyetleri sırasında müziğin kapatılması ya da katılımcıların sessiz bir odada tutulması gerektiğini de ekliyor. Benzer şekilde, örneğin iş arkadaşlarıyla herhangi bir kafe ortamında toplantı yaparken zorluk yaşayan daha ileri yaşlı çalışanların toplantılarını daha sakin mekanlarda organize etmeleri gerektiğini ekliyor. Reaves’e göre, araba sürerken kaybolan insanların müziği kapatması, büyük olasılıkla daha çok işe yarayacak.

Kaynak: sciencedaily.com

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap