İki önemli insan virüsüne karşı etkili bir ilaç keşfedildi

İki önemli insan virüsüne karşı etkili bir ilaç keşfedildi

Antibiyotiklerin insan ırkına patojenik bakterilerle savaşmada sağladığı güçlü bir destek biliniyorsa da; virüsler ne yazık ki bizler için hala çok daha inatçı düşmanlar.

Virüslerle savaşmada bilinen en etkin yöntem olan aşılama pekçok hastalık için etkili görülse de, aşı üretimi hayli zor ve aşının genellikle enfeksiyonunun öncesinde kullanılması gerekmekte.

Stanford araştırmacıları, bazı virüslerin hücreleri enfekte etmesini ve üremesini engelleyen bir tür terkedilmiş ilaç keşfetti. Bu ilacın günümüz toplum sağlığının en büyük tehditlerinden olan Ebola, Zika gibi hastalıklara da deva olması umut ediliyor.

Virüslerin basit yapılarından dolayı, kendileriyle savaşmak son derece zor. Her ne kadar aşılar geliştirilebiliyor olsa da, bazı virüsler o kadar hızlı mutasyona uğrar ki bu aşılar uzun süreli koruma sağlayamaz (influenza gibi). Belirli bir zaman diliminde tek bir virüse odaklanma yaklaşımı sonuç verebilir; ancak aynı anda birden fazla virüsle savaşabilen – antibiyotikler gibi-bir ilaç üretmek şüphesiz ki çok daha ideal bir yöntem.

Stanford ekibi, bu çalışmaları için, GlaxoSmithKlein tarafından birkaç yıl önce çalışılan bir molekülden yola çıkmış. Bu molekülün, RNA virüslerinin birkaç türü için etkin olduğu belirlenmiş fakat daha sonra rafa kaldırılmış. Bu noktanın önemi şu ki; pekçok tehlikeli virüs RNA bazlıdır.

İnsan hücresi kültürlerinde test edildiğinde, bu terkedilmiş ilacın, hücreleri, kendileri için genellikle öldürücü olan Dang hastalığı ve Venezuella At Ensafaliti Virüsü’nden koruyabildiği görülmüş. Bununla birlikte, insan hücresinin bölünebilirliğini etkilediğinin de altının çizilmesi gerekir.

İlacın ne yaptığını anlamak için, ekibin, ilacın neyi engellediğini ortaya çıkarması gerekmekteydi. İleri düzey genetik görüntüleme tekniği kullanarak; ilacın RNA’nın genetik yapı taşlarını oluşturan kritik bir proteinin aktivitesini bloke ettiğini gözlemlediler. Bu da virüslerin niçin insan hücrelerinin kopyasını yapamadıklarını ya da öldüremediklerini açıklamaya yardımcı oluyor.

Bilim adamlarına, aynı zamanda, yan etkiler için yeni çözümler geliştirmelerinde de katkı sağlıyor.

RNA sentezi için gerekli olan aynı genetik yapı taşları DNA sentezi için de gerekli. Dolayısıyla, kültürdeki insan hücrelerinin bölünememesini; yeni hücre için genomlarını kopyalayamamasını açıklıyor. Bunu telafi etmek için, ekip, RNA değil fakat DNA yapımında kullanılan farklı öncüllerden hücreleri temin ediyor. Bu durum belirgin olarak, kendisinden daha fazla kopya oluşturamayan virüsün dışarı atılımına, dolayısıyla insan hücrelerinin normal bölünmesine izin verilmesini sağlıyor.

Ekip, elde edilen bulguların yalnızca in vitro çalışmalarında olduğuna dikkat çekiyor. Bu ilacı yaşayan bir insana vermek, oldukça uzun bir yol. Hücrelerimiz RNA’yı pekçok farklı şekilde kullanıyor, dolayısıyla bu ilaç için uzun dönem kullanımlar mevcut olabilir. Yine de, burada bahsedilen yaşamı tehdit eden ciddi hastalıklar söz konusu olduğundan, ağır yan etkiler konusunda dikkatli davranmak kaçınılmaz.

Kaynak: extremetech

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap