Hayatta bir sürü alternatif yol vardır – Yurt dışındaki Bilim İnsanlarımız Röportaj Dizisi I, Prof. Dr. Arpat Özgül (üçüncü kısım)

‘Yurt dışındaki Bilim İnsanlarımız’ röportaj dizimizin ilk röportajını Zürih Üniversitesi’nden Profesör Arpat Özgül’le yaptım. Daha önce ilk iki kısmını okuduğunuz röportajın son kısmında Arpat Hoca’nın Zürih Üniversitesi’ndeki araştırmalarından ve genel olarak akademik dünyadan bahsedeceğiz. Bu röportaj için bir saatten fazla vaktini veren Arpat Hoca’ya buradan çok teşekkür ediyoruz. Benim röportajı yaparken aldığım keyfi umarım sizler de okurken alırsınız.

“Amerika’daki insanlarda garip bir işkoliklik var.”

Memnun musunuz Zürih’ten?

Çok memnunum. Burada da Imperial College’da başladığım evrimsel-ekolojik araştırmalarıma devam ediyorum.  Alman ekolü perdesi arkasına gizli çok dinamik bir yapı var. Ciddi bir finansal destek var burada. Çok da güzel bir akademik kültür var.

Farklı kıtalarda çalışmış biri olarak akademik açıdan bu kültürleri karşılaştırabilirmisiniz?

İşletme okuyup sonra da direk Amerika’ya gittiğim için Türkiye’yi akademik açıdan fazla bilmiyorum açıkçası. Amerika’da çok çalışıyor insan. Cumartesi Pazar bölüme gitmiyorsan bir özrün olması gerekiyordu. Gece geç çıkılıyor. Herkes böyleydi. Ama konular çok ilginç değildi. İnsanlar sanki o kadar fazla çalışmayıp biraz sorguladıkları soruları düşünseler bilimden daha fazla verim alabileceklermiş gibi geliyor. Ben bunu tabi İngiltere’ye gelince fark ettim. Amerika’da garip bir işkoliklik var bence, verimliliği etkileyen bir işkoliklik.

İngiltere nasıldı?

İngiltere’de insanlar bizim alanda nispeten daha rahat. Metodolojik detaylara çok takılmayıp, bilimsel açıdan bana göre daha ilginç ve yerinde sorular soruyorlar. Bir de insanlar daha fazla birbirlerinin yaptığıyla ilgili. Mesela bölüm içerisindeler arasında daha fazla etkileşim var. Öğlen yemeğine gittiğinde sağında bir astronom oturuyor, solunda bir fizikçi, önünde bir tarihçi oturuyor. Amerika’da örneğin hem bilimsel hem kültürel olarak çok hızlı izole olabiliyorsun. Avrupa’da o tehlike yok.

Bilim, disiplinlerin kesiştiği yerde büyür diye bir söz duymuştum. Siz de katılıyorsunuz bu görüşe öyleyse.

Bence her ikisi de gerekli. Yani önce birilerinin bazı soruların cevaplarını bulmak için böyle herkesten izole olup çalışması gerekiyor. Bu ön saflar. Bunlar nokta atışı yapıyor, kaleleri ele geçirmek için. Ancak ön safı destekleyen ikinci bir akımın olması gerekiyor. Bu akım farklı kaynaklardan gelen bilgileri birleştirecek, farklı dallarla bağlantıları kuracak. İngiltere’de işte farklı alanlar arası bağlantılar daha çok ortaya çıkıyor.

Peki şu an bulunduğunuz ortam hangi akıma daha yakın?

Burada ikisinin güzel bir dengesi var. Benim buraya gelirkenki korkum Avrupa’da hakim olan bilimsel hiyerarşiydi aslında. Hani profesör ve altları arasındaki uçurum. Burası o açıdan rahat. Öğrenciler hocalarının odalarına kapısını çalıp girebiliyor, sohbet edebiliyorlar.

Arpat Hoca röportajın ertesi günü gittiği Afrika’da çektirdiği bir fotoğrafını bizlerle paylaştı.

“Ben hatamdan dönebildiysem herkes yapabilir. Eğer hayatta bir şeyi çok istiyorsan, alternatif bir sürü yol vardır.”

Siz daha geleli altı ay oldu, değil mi?

Evet ve altı ay içinde grubum bir kişiden on kişiye çıktı. Doktora sonrası araştırmacılar, doktora ve yüksek lisans öğrencileri. Marmotlar, ayılar, kuşlar, kurbağalar, kertenkeleler ve böcekleri de kapsayan pek çok ayrı model organizma üzerinde çalışmaya başladık. Türkiye ile de ortak çalışmalarımız başladı.

Kuzey Doğa Derneği ile hala iletişim halinde misiniz?

Çağan (dernek kurucusu) ile hep konuşuyoruz zaten. İlgi alanlarımız birbirini güzel tamamlıyor. Hep aklımızda Türkiye’de beraber bir çalışma yapmak vardı. O da Kuzey Doğa Derneği ile Kars civarında koruma çalışmaları yürütüyor. Bilimsel araştırmalar yapabilmek için de bilgi topluyor. İlk beraber çalışmamız Kars civarında Sarıkamış ormanlarında yaşayan ayıların ekolojisi. Elimizdeki ayı tasmalarıyla bilgi topluyoruz. Amaç, insan yerleşkelerinin olduğu yerde bireylerin alan kullanımlarına bakmak. Kullandıkları yolları belirleyip, bu yolların koruma altına alınmasını sağlamak istiyoruz. Oradaki araştırmalar biraz daha gelişebilirse Türkiye’deki öğrencilerin de üstünde çalışabileceği arazilerimiz olur.

Bu dernek nasıl destekleniyor?

Bildiğim kadarıyla yurt dışındaki özel bağışçılardan ve vakıflardan belli bir miktar destek geliyor, Türkiye’den de eminim maddi destekçiler vardır. Ama Türkiye pek destek çıkmıyor derneğe. Örneğin Aras’ta çalışma yapılan yerde şimdi baraj yapılıyor.

Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musunuz?

Hayır. Öncelikle eşim Amerikalı olduğu için çekinirim. Bir de Türkiye’de bilimi bağımsız olarak değerlendiren kurumlara ihtiyaç var. Türkiye Bilimler Akademisi’nin bir anda alaşağı edilmesi örneğin kötü bir durum. Ancak şu da var: Toroslar’a gittiğimde orada yaşadığım o aidiyet hissini hala başka bir yerde yaşamıyorum. Yurt dışında yaşamak başka bir kültüre ait hissetmek olmuyor, sadece Türkiye’yle bağlantının yokluğuna alışmak oluyor. Ne zaman Türkiye’ye gitsem muazzam bir keyif alıyorum, hem insanından hem doğasından. O yüzden amacım yapabildiğim kadar orada çalışmalar yürütmek. Hem buradan daha fazla oraya kaynak ayırabilirim, hem yurt dışından bilim insanlarını oraya getirebilirim, yeni çalışmalar başlatabilirim.  Ayrıca Türkiye’den öğrencileri yanımda çalışmaları için destekliyorum. Uzun vadede Türkiye’ye buradan katkım belki daha fazla olacak.

Benim soracaklarım bu kadar. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Üniversite sisteminin insanlara at gözlüğü takması, Türkiye’de imkânların böyle sınırlıymış gibi gösterilmesi beni o kadar çok üzüyor ki. Ben, mesela, neredeyse hayatımın yedi sekiz senesini boşa harcamışım. Kendime uygun mesleği seçebilecekken ne olduğunu bilmediğim bir mesleği seçtim. Bunu yapan bir tek ben değilim, milyonlarca insan. İnsanlara alternatifleriniz var demek de ne kadar doğru? Ancak hayat yine de tek düze kuralların olduğu, bir kere yanlış yaptıysan onu devam ettirmek zorunda olduğun bir yer değil. Lisansımı yaparken bu değişimi yapamayacağım, hayatım bitti benim diye umutsuzluğa kapıldığım çok dönemler oldu. Ben hatamdan dönebildiysem herkes yapabilir. Eğer hayatta bir şeyi çok istiyorsan, alternatif bir sürü yol vardır.

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment