Güneş düşündüğünüzden yavaş dönüyor!

Bir NASA uzay aracından yeni ulaşan verilere göre Güneş, Samanyolu’nda eskiden bilinenden daha yavaş ilerliyor.

IBEX uydusu Güneş’ten 14.5 milyar kilometre uzakta ve güneş sistemimizin kenarlarından içeri giren yıldızlar arası parçacıkların hızını ölçmekte. Yeni elde edilen verilerle hesap yapan IBEX ekibi Güneş’in saatte 83.7 bin kilometre yol aldığını tespit etmiş. Bu mesafe önceki tahminlerden yaklaşık 7 bin kilometre daha az.

Bu keşif güneş sistemimizi galaksinin geri kalanından koruyan sınırın yüksek enerjili kozmik ışınların akışını önlediği düşünülen yay şokuna sahip olmadığını gösteriyor. IBEX’in bulduklarına göre Güneş o kadar yavaş ilerliyor ki heliosferden gelen maddelerin basıncı düşünülenden %25 daha düşük.

David McComas, Güneybatı Araştırmaları Enstitüsü–San Antonio (Texas),  düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Bundan önce bütün Güneş Sistemi teorileri ve modelleri yay şokunu içeriyordu. 30 yıldır bütün çalışmalara dahil ettiğimiz yay şokunun aslında mevcut olmadığını bulmak bizim için büyük bir sürpriz oldu.”

Yay şokunun olmaması heliosfer ile ilgili çok belirgin bir gerçeğe işaret ediyor, o da heliosferin düşünülenden çok daha güçlü olduğu. Heliosferi anlamak, onun kozmik ışınlara karşı bekçilik yaptığını görmek, başka gezegenlerde hayat olup olmadığını araştıran bilim adamlarına ciddi biçimde yardımcı olacak.

Bazı araştırmacılara göre heliosferden geçen kozmik ışınlar Dünya’nın iklimine etki edebilir. Gelen ışınlar Dünya’nın atmosferindeki ışınları iyonize edip bulutların yoğunlaşmasına ve daha şiddetli şimşek çakmalarına yol açabilir. Diğer araştırmacılara göre de zamanında Dünyamızda görülen evrim patlamalarından veya canlıların kitlesel yok oluşlarından da bu ışınlar sorumlu olabilir.   

Senaryoların çeşitleneceği ve gelişeceği bir gerçek; ancak bilinen bir doğru var ki o da başka gezegenlerde hayat arayan bilim adamlarının bundan sonra sadece suya odaklanmayacakları, diğer yıldızların koruyucu kalkanlarına da dikkat edecekleridir.

Her ne olursa olsun bu yeni keşif Dünya’daki hayat ile ilgili sorduğumuz önemli sorularla doğrudan ilişkili.

 

Kaynak: Science dergisi

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap