| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Alişan Burak Yaşar Üye



Kayıt: 27 Şub 2009 Mesajlar: 83
|
Tarih: Pts Eyl 05, 2005 12:28 pm Mesaj konusu: Televizyon nasıl çalışır? |
|
|
Televizyon nasıl çalışır. Bu konuda az çok bilgim var ama yazabilecek kadar yeterli değil.
Bir de lcd ekranlar ile normal televizyon ekranı arasındaki farkı sormak istiyorum. |
|
| Başa dön |
|
Barbaros Akkurt Aktif Üye



Kayıt: 16 Mar 2005 Mesajlar: 342 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Pts Eyl 05, 2005 6:10 pm Mesaj konusu: |
|
|
| LCD ekranlarla ilgili bir çalışma yapmıştım geçen yıl. Sıvı kristal denen, fiziksel hal itibariyle katıya da sıvıya da yakın olan malzemeler mevcut, bunlar elektrik alan uygulandığında kutuplaşıyor ve belli bir düzene giriyor. Işığı kırdığı için aşağıya geçen ışık şiddetinde değişme meydana geliyor. Çok kabaca böyle. Normal televizyonlarda ise katot tübü tekniği kullanılıyor, bununla ilgili fazla bilgim yok ne yazık ki. |
|
| Başa dön |
|
Burak Bağdatlı Aktif Üye



Kayıt: 10 Tem 2005 Mesajlar: 428 Nereden: Atlanta/GA, ABD
|
Tarih: Pts Eyl 05, 2005 6:49 pm Mesaj konusu: |
|
|
perdeye ışık vurmak yerine elektron fırlatılıyor klasik televizyonda. Elektron ışınları da televizyonun "perde"sine çarpınca ışık yayıyor. Kısaca böyle. Elektronların enerjilerini ayarlayıp hangi dalga boyunda ışık yayacağını belirleyebiliyorsunuz. Elektronlar elektrik alanı gücüyle fırlatılıp manyetik güçle yönlendiriliyorlar.
Televizyon ekranına bu nedenle asla mıknatıs yaklaştırmamak gerekiyor. Uzun süre ekran bozuk kalabiliyor çünkü.
LCDler daha pahalı bir teknoloji. Barbaros Akkurt açıklamış onu. LCDlerin kötü yanı bu kristallerin belli bir süre sonra kullanılamaz hale gelmesi (sızıntı olsun bozulma olsun)... Bunları malesef yenileyemiyorlar. Ekranın tamamen değişmesi gerekiyor. Oysa klasik televizyonların tüpünü değiştirmek çok basit bir şey.
Plazma TVler de aynı LCDler gibi çalışıyor ama LCDdeki sıvı kristaller yerine gaz kullanılıyor bunlarda. Plazmalar hem daha pahalı hem de daha kısa ömürlü. Gazı bittiğinde yenilenemiyor aynı LCDler gibi. |
|
| Başa dön |
|
Murat Harmandalı Üye



Kayıt: 17 Tem 2005 Mesajlar: 99 Nereden: İzmir
|
Tarih: Prş Ksm 24, 2005 5:50 pm Mesaj konusu: |
|
|
Herhalde olaya stüdyo aşamsından başlamak gerekiyor. İlk etapta kamera sayesinde resim kameranın tipine göre analog (örneksel) ya da dijital (sayısal) olarak kodlanır. Akabinde mikrofondan gelen ses sinyali ile mixage denilen uygulama ile birleştirilir. Artık gönderilmeye hazır bir resim (video) ve ses (audio) sinyaliniz vardır.
Daha sonra modülasyon denilen uygulama ile ana resim ve ses sinyali, kayıpların azalması ve parazitlerden daha az etkilenmesi amacıyla yüksek frekanslı başka bir sinyale bindirilir. FM (Frequency Modulation: Frekans Modülasyonu) ve AM (Amplitude Modulation: Genlik Modülasyonu) olmak üzere iki çeşit modulasyon vardır. Modülasyon işlemi sonrasında sinyal vericiden atmosfere yollanmaya hazır hale gelmiştir.
Vericiden uzaya gönderilen sinyal link hatları, vs yardımı ile şehrimize ulaşır. Tabi çanak antenimiz varsa tamamen farklı bir sistem vardır. Resim ve ses sinyali anten yani alıcı vasıtasıyla TV'ye ulaşır. Burada sinyal tuner, demodulatör, diskriminatör (ayrıştırıcı), amplifikatör (yükseltici), mixer gibi katlara gelir. Bu katlarda bir elektrik sinyali olan resim ve ses sinyali ayrıştırılır, yükseltilir, demodüle edilir. Bu resim sinyalinde her bir frekans aralığı farklı bir renk bilgisine karşılık gelir.
Çeşitli işlemlerden geçtikten sonra resim sinyali katot tüpüne uygulanır. Bu esnada tüpün etrafında bulunan saptırma bobinleri, elektronların ekranın belirli yerlerini bombardıman etmesi gerekmesinden ötürü elektron hüzmesini o bölgelere doğru yönlendirir. Akabinde elektron hüzmesi ekrandaki gerekli resim hücresini belli bir rengi oluşturacak şekilde tarar. Bir resim hücresinde 3 adet renk unsuru vardır. Kırmızı, mavi ve yeşil. Bunlar her seferinde belirli oranlarda birleşerek tek bir rengi oluşturur. Bu renklerin birleşiminden de resim oluşur. İnsan gözü en fazla saniyede 25 değişime duyarlıdır. Bunun üzerindeki değişimleri hareketli görüntü gibi algılar. Ekrandaki görüntü de saniyede 25 ve üzeri kere tazelenerek hareket oluşturulmuş olur.
Atladığım yerler olabilir. Umarım anlatabildim. Sürç-i lisan ettikse affola.  |
|
| Başa dön |
|
|