FBI ülke çapında 1 milyar dolarlık yüz tanıma sistemini başlatıyor

ABD Federal Araştırma Bürosu FBI, 1 milyar dolarlık yeni biyometrik Gelecek Nesil Tanımlama sistemini (NGI) sunmaya başladı. NGI, arananların fotoğraflarını, iris taramalarını, DNA kayıtlarını, ses örneklerini ve diğer biyometrik verileri tutan ve FBI’ın suçluları bulup yakalamasını sağlayacak ülke çapında bir veri bankası. Ama mahremiyet savunucularının gözlerini kaldırıp bu olaya dikkat çekmelerinin esas sebebi, bu biyometrik verilerin ülkenin kamera ağlarından ve fotoğraf veritabanlarından ele geçirilmeleri.

Bu zamana dek, FBI’ın güvendiği kaynak IAFIS’di (uzunca bir süredir gözden geçirilen ulusal parmak izi veri bankası). Birkaç aydır, FBI yüz tanıma sistemi üzerinde pilot testler sürdürüyordu ve yakın bir zamanda detektifler sistemde diğer biyometrik verilerle de araştırma yapabilecekler (DNA kayıtları ve iris taraması gibi). Teoride, bu sistem suçlulara ulaşmayı hızlandıracak ve çözülmemiş dosya sayısının azalması mümkün olacak.

New Scientist’e göre yüz tanımlama sistemleri öyle bir noktaya ulaştılar ki; bir yüzü 1,6 milyonluk arama ve pasaport fotoğrafından biriyle eşleştirmeleri  %92’lik doğruluk payı ile 1,2 saniyede mümkün hale gelmiş durumda. Aradığınız kişinin biyometrik bilgileri otomatik olarak kontrol edilmişse ve araştırma sınırlandırılmışsa, bununla birlikte arama ilanları daraltılmışsa doğruluk payı %100 olabiliyor. Aynı şekilde, DNA ve iris kayıtları mevcutsa, kesinlikle bu yöntem suçluya ulaşmak için eşsiz derecede uygun bir yol oluyor.

Şimdiye kadar suçluları hızlı yakalamak ve daha az yanlış tutuklama yapmak iyi bir şeydi değil mi? Evet, ama bu sistemle ilgili aklımızın bir yerinde bulunması gereken önemli uyarılar var. İlk olarak, pilot çalışma bilinen suçluların sadece arama ilanlarındaki ve ehliyetlerdeki fotoğraflarını kullanıyor. Ama FBI’ın bunun her zaman yeterli olduğuna dair elinde bir garantisi yok. NGI’in suçlu olsun olmasın mümkün olduğunca insanın, mümkün olan her kaynaktan, mümkün olduğunca çok fotoğrafının depolanacağı zaman gelebilir. Bu işlem CCTV deki görüntülerden tüm yüzleri ayrıştırıp veritabanına ayrıştırma kadar açık olabilir; ya da bekli de şanssız bir şekilde sizin fotoğrafınız da sadece suçlunun bulunduğu bir fotoğrafta çekildiğiniz için veritabanına düşebilir. İşte bu şekilde yanlış anlaşılmaların sayısı artabilir.

Hayal edin, NGI’ın ülkedeki tüm ehliyetlerdeki ve pasaportlardaki fotoğraflara tam ulaşımı olduğunu ve tabi doktorunuz tarafından tutulan DNA kayıtlarınıza ve iş yerinizin tuttuğu iris taramalarına. FBI’ın NGI’ı böyle bir güce ulaşırsa ve eğer doğru kontroller ve dengeler altında değilse, kolaylıkla sivillerin özeline ve özgürlüğüne karşı gelen bir araç haline gelebilir. Düşünüldüğünde böyle büyük bir sorumluluğu hiç tartışmadan ya da oylamadan FBI verilmesi soru işaretlerine sebep veriyor. Umalım da filmlerdeki gibi korsan aktiviteler yaşanmaz ve teorideki gibi herkesin iyiliği için beklenen sonuca ulaşılır.

 

Kaynak: http://www.extremetech.com/extreme/135665-fbi-launches-1-billion-nationwide-facial-recognition-system

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment