Entomoloji ve Araknoloji dünyasında büyük merak uyandıran gizemli yapıların sırrı çözüldü!

İşin hikayesi kısaca şöyle: Geçen yazın sonlarına doğru Troy Alexander adında Entomoloji meraklısı bir Kimya öğrencisi, Peru Amazon’u civarındaki bir adada ilginç bir keşif yapar. Troy söz konusu adada yaptığı bir gezide, yaprak üstüne inşa edilmiş, temelde iki kısımdan oluşan bir yapıyla karşılaşır.

Yapı ipekten yapılmıştır… Ortada uzun, kule benzeri ve tabanında hafif bir şişlik bulunan bir yükseklik; bunun etrafında ise çiti andıran, daha kısa boylu çıkıntılar. İlk kez karşılaştığı bu esrarengiz yapıyı merak eden Troy, yapıları fotoğraflar ve sosyal medyada ilgililerden bilgi almak ister. Ancak kimse yardımcı olamaz; çünkü hiç kimse daha önce bu yapıları görmemiştir.

Burada Phill Torres adlı doğabilimci devreye giriyor ve ekibiyle 10 aralıkta adaya bir gezi düzenliyorlar. Ekip geziye başladıktan bir süre sonra Torres ilk “kuleyi” buluyor bir Cecropia ağacı üzerinde. Sonraki 20 dakika içerisinde, ekip 4 kule daha keşfediyor. Devam eden birkaç gün içinde ekip yaklaşık 40 kuleye ulaşıyor. Bulunan kulelerin aşağı yukarı yarısı Cecropia ağacı üstünde, geri kalanların çoğu bambular üstünde ve bir kısmı da yaprak üstlerinden toplanıyor… Yine saptanan kulelerin çoğu 2-6'lı gruplar halinde bulunuyor ki bu, ekibin üyelerinden Florida Doğa Tarihi Müzesi araştırma görevlisi Geena Hill’i  baya bir şaşırtmış…

Ekip çok heyecanlı. Hemen hipotezler ortaya atılıyor. Doğada ipek kullanan çok fazla hayvan olmadığı için bu hipotezler de belirli bazı ortak noktalara sahip. Tahminler genelde kelebek, örümcek, güve gibi hayvanlarla ilgili… Ekibin bir diğer üyesi, Jeff Cremer, bir doğa fotoğrafçısı ve gezinin konaklama vs işleriyle ilgilenen organizatör. Çektiği yüksek çözünürlüklü fotoğraflar sayesinde ilginç bir durumu ortaya çıkarıyor Cremer ayrıca… Cremer’ in fotoğraflarında bazı kulelerin etrafındaki çitlerin üstünde akarlar tespit ediliyor.

Bu keşifle birlikte akla bu yapıları akarların yapma ihtimali de gelmeye başlıyor; ancak bir sorun var ki akarlarla ilgili hiç de alışılmış bir durum değil bu… Bir ilginç keşif de ekibin ilk çalıştığı kulelerin birinden geliyor. Kulenin merkezindeki şişkinlikte  “1” yumurta olduğu fark ediliyor. Bu gözlem hemen akla bu yapının bir çeşit kokon olduğu fikrini getiriyor tabii… Kuleyi oluşturan ipeğin yapısı göz önüne alınınca kelebek ve güve ihtimalleri ortadan kalkıyor.

Ancak hala pek çok soru işareti var… Mesela, neden sadece bir yumurta var? Ekip elemanları sonraki altı gün boyunca, her birinin kafasında ayrı bir hipotez, bu kuleleri gözlemliyorlar ve kulenin merkezinden çıkacak hayvanı bekliyorlar. 6. Günün sonunda, kısmen de hayal kırıklığı ile yağmur ormanlarını terk edeceklerken, kulelerden ikisinin merkezinde birer yavru örümcek fark ediyorlar… Ardından emin olmak için gözlemler sürdürülüyor ve 3. kuleden yavru örümceğin çıkışı gözlemlendikten sonra ekip artık ikna oluyor. Evet, bu esrarengiz yapılar bir örümceğin! Ekip şu an çalışmalarını sürdürüyor…

Kaynak: http://www.wired.com/wiredscience/2013/12/web-tower-mystery-solved/

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap