Dişi böcekte keşfedilen penis

Mağarada yaşayan bir böcek cinsi olan Neutrogla’nın dişilerinde penise benzeyen bir organ olduğu keşfedildi. Bu organ dişiyi çiftleşme esnasında erkekle bir arada tutarak bir nevi, erkek bireylerde gözlenen, çiftleşme esnasında spermin dişiye iletilmesini sağlayan bir dış organ görevi görüyor. Dişinin penisi ve erkeğin cinsel organı arasında uyumlu bir evrim söz konusu. 

Hayvanlarda cinsiyete özgü karakterler yaygın olup pek çok bilim insanının da ilgisini çekmekte. Cinsel seçilimin bu karakterlerin evrimine katkıda bulunduğu kabul edilen bir gerçek. Bunu açıklayabilmek için evrimin temel taşlarından biri olan doğal seçilime değinmekte fayda var. Çeşitlilik bir popülasyonu oluşturan her bireyin arasında var. Belirli bir türde çevreye uyum sağlama konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmalar hayatta kalıp genlerini yeni kuşaklara aktarabilirken sağlayamayanlar doğal ayıklanmaya (seçilim) tabi oluyorlar. Tabi şunu belirtmek gerekiyor: Bir canlının tek bir bireyinin ömrü boyunca değişip evrim geçirdiğinden bahsedemeyiz. Bireyler evrim geçirmez; evrim geçiren popülasyonlar ve nesillerdir [1]. Doğal seçilim hayatta kalma mücadelesinden ileri gelirken, cinsel seçilim ise üreme mücadelesi sonucu ortaya çıkıyor.

Üreme hücrelerini (gamet) daha sık yenileyebildikleri için erkek bireylerin üreme potansiyeli ve çiftleşme oranları genelde dişilere göre daha yüksek. Bu nedenle cinsel seçilimin erkekler üzerinde daha etkili olduğu [2] ve erkek cinsel organının maruz kaldığı bu seçilim sonucu daha hızlı evrildiği ve farklılaştığı biliniyor [3]. Öte yandan dişinin cinsel organı erkeğinkine göre genelde daha basit yapılı. Yoshizawa vd. (2014) bu çalışmalarında Brezilya mağaralarındaki Neutrogla cinsi böceklerin dişileri penise benzeyen, ginozom adını verdikleri bir organa sahipken, erkeklerde spermi iletecek bir organın olmadığını gözlemlemişler. İlginç bir bilgi de şu: Bu cinsin dişileri mağarada yarasa dışkısıyla ve sık olmamakla beraber erkek bireylerin ‘hediye ettiği’ meni ile besleniyor. Dolayısıyla dişiler arasında meni için rekabet söz konusu, bu da onların daha çok erkek bireyle birlikte olmalarını, yani poliandrik yapılarını açıklıyor. Dişilerde keşfedilen ginozom yapısı türe özgü iğnemsi yapılara sahip, ki bu yapılar erkek bireyin cinsel organındaki keseciklere cuk oturuyor. 40 ila 70 saat gibi uzun süren bir çiftleşme esnasında ise ginozom aracılığıyla erkek bireyden besin değeri yüksek meni (ejakulat) dişiye aktarılıyor.

Araştırmacılara göre bu organ, çiftleri bir arada tutarak çiftleşmenin uzun sürmesini sağlamaya ya da dişilerin çiftleşmeye pek meyilli olmayan erkek bireyleri yakalamasına yönelik bir role sahip olabilir. Neutrogla cinsinin erkeklerindeki cinsel organ görece basit yapılıyken dişilerde bulunan bu sabitleme mekanizması benzeri olmayan bir durum. Kanıksanmış cinsiyet rollerinin dışındaki bu durum muhtemelen meni için rekabet eden dişiler üzerinde etki gösteren cinsel seçilim ile meydana geldi. Görünen o ki cinsel seçilim ve cinsel karakterlerin evrimi üzerinde yapılan çalışmalar için yeni bir soluk olacak!

Kaynakça:

1- Evrim Mekanizmaları – 2: Doğal Seçilim. http://evrimagaci.org/makale/108 adlı websitesinden 19.04.2014 tarihinde alındı.

2- B.G. Campbell (Ed.) (1972). Parental investment and sexual selection. Sexual Selection and the Descent of Man, 1871–1971, Aldine Publishing Co, Chicago, pp. 136–179

3- W.G. Eberhard. (1985). Sexual Selection and Animal Genitalia. Harvard University Press, Cambridge.

4- Yoshizawa, K., Ferreira, RL., Kamimura, Y., Lienhard, C. (2014). Female Penis, Male Vagina, and Their Correlated Evolution in a Cave Insect. Current Biology, in press. 

3 Comments

Yorum yap
  1. 1
    ismet

    evrimin olmadığı bilimsel olarak ispatlandığı halde neden hala evrim kelimesi kullanılır… evrimleşmiş bırakın insanı bir canlı dahi tespit edilememişken (fosil kaynaklı) evrimi ispatlayamadık ne genetik neden fosille ama elimizde bilimsel başka bir şeyde yok o yüzden evrime devam demek bilimsel şarlatanlıktan başka bir şey değildir…
    dürüst fosilcilere sorun size böyle bir kanıt bulamadıklarını söyleyeceklerdir genetik ani sıçramalar olduğunu iletecektirler.. genetikçiler de sorarsanız ani sıçrama diye bir şey olamaz diyecekler ve evrim için kesin kanıtlar fosillerde aramak lazımdır diyeceklerdir. yan yana getirseniz fosilcileri ve genetikçileri ve evrim konusunu açarsanız
    aman arada durmayın kum torbası siz olursunuz..

  2. 2
    Korhan

    İnsanlar evrim diyor, devrim diyor, bir şeyler üretiyor ortaya atıyor. çalışıyor doğru yanlış fikir üretiyor, bilgileri üst üste koyuyor insanlık bir aşama bir gelişme kaydediyor. Peki ya sen, evrim yok diyorsun.. sende o beynini kullan da bir şey keşfet, bir şey üret.. Allah yarattı deyip yan gelip yatıyorsun. Allah oku diyor sen “OKU” mayı hafızlıktan ibaret belleyip, bir şeyler üretenlere çamur atıyorsun. 500 yıldır senin gibilerin bilime teknolojiye, insanlığa bir katkıları oldu mu acaba. Uluslararası alanda kabul görmüş bir bilim, bir fikir adamınız var mı? Bir dur. düşün araştır oku.. once oku anla sonra çık deki; evrim yok ama şu var şu şekilde.. ama bilimsel olsun..

  3. 3
    Hamdi Baydemir

    İkinizden de çok güzel boksör olurmuş hani. Yahu, hakemin zili çalar çalmaz gardınızı bile almadan biribirinize daldınız. Ağız, burun haşat, hakemi bile duyacak haliniz yok.
    İkinizin de bu tartışmanın nasıl yapılırsa fayda getirebileceği konusunda yeniden düşünmenizi rica ediyorum.
    Faydalı sonuçlar üretebilecek başka bir metod olduğundan eminim.
    Yeterki iyi niyetli olalım…

+ Leave a Comment