Depremin vurduğu Japon üniversiteleri yoluna devam ediyor

11 Mart 2011 günü öğleden sonrasında, Jun Okuda Tokyo'nun gökdelenlerinin altında metroyu kullanıyordu, tren bir anda durdu. Metro kondüktörü, kuvvetli bir depremin Japonya'nın kuzey doğu kıyısını vurduğunu ve şok dalgalarının Tokyo'ya doğru yola çıktığını duyurdu. Okuda, Almanya'da RWTH Aachen Üniversitesi'nde organometalik kimya enstitüsünün başındaki kişi olup, dakikalar içinde koltukların sallanmaya başladığını söyledi.

Depremin süresinin alışılmadık kadar uzun olduğunu, ancak herkesin sâkin kaldığını söyleyen Okuda, akrabalarını ziyaret etmek için Japonya'da bulunuyordu. Kısa bir süre sonra tren yolculuğuna devam etti ve ilk istasyonda bütün yolcuların treni terk etmeleri istendi. Okuda konu hakkında şöyle konuştu: “Yüzeye ulaştığım zaman, normal hayatın nispeten nasıl olduğunu gördüğümde şaşkınlığımı gizleyemedim”. Okuda şöyle konuştu: “Tokyo'da hasar en alt düzeyde idi. Trafik her zamanki gibi yoğundu, ama pek çok insan istediği yere gitmek için taksi tutmaya veya benim gibi yürümeye çalışıyordu”. Ancak öğleden sonra bitip de akşam olmaya başladığında, Okuda'ya göre “herkes başka bir yerde bir felâket olduğunu hissetmeye başladı”.

Tohoku Üniversitesi'nin de içinde bulunduğu Sendai şehri, felâketten en kötü etkilenen alanlar arasındaydı
© Radu Razvan/Shutterstock.com

Kısa bir süre sonra, dünya da Japonya'nın korkunç, tahmin edilemeyecek, çok sayıda ölüm ve yıkım getiren bir felâket ile sarsıldığını öğrendi. Birkaç üniversite kötü hasar aldı, üniversitedeki dersler pek çok bölgede tatil edildi, yüzlerce yabancı öğrenci ve bilim adamı uçaklarla ülkeyi terk etti ve ulusal bilim konferansları iptal oldu.

9 büyüklüğündeki deprem Japonya'da kaydedilen en kuvvetli deprem idi ve bazı alanlarda 40 metreyi bulan dalgalara sahip büyük bir tsunamiye neden oldu. Yaklaşık 16 bin kişinin öldüğü doğrulandı ve 3 binden fazla kişinin hâlâ kayıp olduğu belirtiliyor. 125 bin bina hasar gördü veya tamamen yok oldu, sayılmayacak kadar da çok yol ve tren rayı tahrip oldu. Bazı hasar tahminleri 300 milyar (190 milyon sterlin, 528 milyar TL) kadar yüksek değerler öngörüyor ve yeniden yapılanmanın pek çok yıl süreceği belirtiliyor.

Binalar yok oldu

Depremden zarar gören üniversiteler arasında, en büyük hasarı Tohoku üniversitesi gördü; bu üniversite sahildeki Sendai şehrinde beş kampüse dağılmış 18 binden fazla öğrenciyle dünyanın en büyük mühendislik okullarından biridir. Tsunami, sahilden birkaç kilometre içeride olan kısımları yok ettiyse de dalgalar kampüslere ulaşmadı. Kampüsün dışında, üç Tohoku öğrencisi öldü ve 14 kişi yaralandı, 526 öğrencinin evi hasar gördü veya yok oldu.

Aobayama mühendislik ve bilim kampüsündeki bazı binaların yıkılması gerekti
© Tohoku University

Deprem toplamın %5'i olan 28 Tohoku Üniversitesi binasını 'güvensiz' hale getirdi ve enstitünün binalarının %8'ini oluşturan 48 binanın kullanımını kısıtladı. Geçici güçlendirme çalışması pek çok binada devam ettikten sonra teftişler başladı. İnceleme sonuçlarına göre, depremden etkilenen üç bina olan Aobayama kampüsünde bulunan inşaat mühendisliği ve mimarlık; elektrik mühendisliği ve uygulamalı fizik; ve malzeme bilimi ve mühendisliği binalarının yıkılıp yeniden yapılması gerekti. Bilim ve mühendislik bölümlerine evsahipliği yapan Aobayama kampüsü en büyük hasarı almış oldu.

Hasarın maliyetine dair resmi tahminlerin elde edilmesi güç. Ancak Tohoku'da kimya profesörü olarak çalışan Masahiro Yamashita'ya göre, zararın 1 milyar dolar (640 milyon sterlin) kadar olduğu tahmin ediliyor ve yeniden yapılanma için daha fazla paraya ihtiyaç var. Yamashita, şöyle dedi: “Önümüzdeki yıl yeni bir kimya binası bitirilecek”.

Laboratuardaki kimyasallarla güçlenen bir yangın ile ciddi zarar görmüş olan kimya binası nihayet geçen ay açıldı. Ancak pek çok araştırmacı hasarı hâlâ çok iyi hatırlayor ve laboratuarın yenilenmiş üst katlarında çalışmaya korkuyor. Bunun sonucu olarak, restorasyon bütçesindeki para yeni bir alçak katlı organik kimya laboratuarı yapmak için ayrıldı. Kimya binasının alt katlarında çalışma yapanlar eski binada çalışmaya devam edecekler.


Tohoku Üniversitesi'ndeki laboratuarlar tamir edildi ve yenilendi
© Tohoku University

Devam eden tamiratlar

Tohoku Ünivesitesi'nde nanoteknoloji profesörü olarak çalışan Tadahiro Komeda, şöyle konuştu: “Sütunların ve duvarların tehlikeli olan yıkılması çabucak giderildi, böylece kampüs daha çok öncesinden bir bakışta yenilenmiş gibi durdu”. “Dış görüntü normale dönmüş ise de, içerideki tamir işlemleri hâlâ devam ediyor. Bazı odalar hiç bitirilmedi. Felâketten bir yıl sonra bile, hasar hâlâ gözlerimizin önünde”.

Tohoku Üniversitesi'nde arkadaşları olan, Tokyo Bilim Üniversitesi'nde biyolojik bilimler araştırma enstitüsünde moleküler patoloji profesörü olan Masato Kubo şunları söyledi: “Tohoku Üniversitesi'ndeki aktivite neredeyse tamamen durmuş idi”. “Oradaki araştırmalar üzerine etkisi hâlâ yıkıcı. Bazı insanların laboratuarlarında herşey kayboldu ve pek çoğu sıfırdan başlamak zorunda kaldı”.

Deprem zamanında, Aobayama kampüs alanı yenileniyordu ve yeni bir metro istasyonu inşa ediliyordu. Tohoku Üniversitesi bu onarım planlarını yenilenme planları haline getirdi ve kampüsü depreme karşı dayanıklı kılmayı planlıyor. Aobayama kampüsünü gelecekteki depremlerden koruma planları, zararın nispeten daha az olduğu Katahira kampüsüne de genişletildi. Tohoku şimdi akıllı, üniversitede yapılan araştırmalara dayanarak depreme dayanıklı bir bina inşa etmeyi planlıyor, bu bina bilim fakültesinin bir kısmını bünyesinde barındıracak. Nagoya Üniversitesi'nde rektör yardımcısı ve biyoanorganik kimya profesörü görevlerini yürüten Yoshihito Watanabe, felâketten etkilenen diğer üniversitelerin Fukushima Üniversitesi ve Tsukuba Üniversitesi olduğunu söyledi. Bu zamana kadar, Watanabe'nin söylediğine göre, Japonya Eğitim Bakanlığı 1,6 milyar dolar (1 milyar sterlin) kadar üniversitelere para harcadı, bu paranın gittiği yerler olarak hasarlı yapıların yeniden yapılması, araştırma birimlerinin canlandırılması ve öğrencilere burslar aktarılması sayılabilir. Nisan'da başlayacak sonraki mali yılda 1,2 milyar dolar daha ayrılacak. Watanabe, Japon araştırmaları üzerine bu felâketin etkisini miktarlandırmanın mümkün olmadığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Araştırma çıktısı üzerine zararların toplam etkisinin, normal aktivitelerin yüzde birkaçlık kısmı içinde olduğunu düşünüyorum”. Chemistry World'ün röportaj yaptığı Watanabe ve diğer bilim adamları, felâketten sonra gelen uluslar arası yardım için teşekkürlerini ifade ettiler. Watanabe, “Pek çok ülkeden para yardımı dahil olmak üzere çok destek aldık” diyor.

Yabancıların göçü

Felâketin en büyük etkisi, yalnızca felâketin vurduğu yerler değil, bütün ülkede yabancı öğrenci ve çalışanların uçaklarla ülkeyi terk etmesi oldu. Japonya'yı terk edenlerin çoğu, zarar görmüş nükleer güç santrallerinden açığa çıkacak olan radyasyondan korktukları için böyle yaptıklarını söyledi. Almanya'da çalışan Okuda, “Bir panik ile Japonya'yı terk eden yabancı bilim adamları ve öğrenciler gerçekten bir göç yaşadılar, bu da Japon meslektaşları arasında ciddi bir rahatsızlığa sebep oldu” diyor. “Felâket alanından özellikle uzakta olanlar dahil olmak üzere pek çok Japon üniversitesi, yabancıların neden terk ettiğini anlayamadı”.

Okuda, zarar görmüş nükleer güç santralleri, özellikle en kötü zararı almış bulunan Fukushima Daiichi nükleer güç santralinin Alman medyasında yer almasının histeri sınırlarını zorladığını söylüyor. Yurdu terk eden yabancı öğrenciler ve çalışanlar arasında, “Almanların en önce terk ettiğini ve en son geri döndüğünü” ekliyor. Depremden hemen sonra Almanya'ya döndüğünü ve diğer yolcularla birlikte, uçaktan iner inmez bir Geiger sayacı ile kontrol edildiklerini hatıralarında aktarıyor.

Watanabe, geçtiğimiz yıl Nagoya Üniversitesi'nde bir veya iki sömestr geçirmeyi planlayan kısa süreli uluslar arası değişim öğrencilerinin yarısının iptal ettiğini bildiriyor. Ancak, şunu da ilâve ediyor: “Uzun süreli ve derece almayı planlayan uluslar arası öğrencilerin çoğu Japonya üniversitelerine (Tohoku Üniversitesi dahil) geri döndüler”.

Felâketten aylar sonra radyasyona yönelik endişeler ve iç yapının zarar görmesi, Japonya'daki planlanmış uluslar arası bilimsel konferansların pek çoğunun iptal edilmesine yol açtı. New York, ABD'deki Rockefeller Üniversitesi'ne bağlı Aaron Diamond AIDS Araştırma Merkezi'nde doçent ve araştırma kadrosunda bulunan Moriya Tsuji, Nisan 2011'de Japonya'da farmasötik şirketlerin toplandığı bir aktivite planladığını ve bu aktivitedeki konuşmasının iptal edildiğini söylüyor. Ancak Tsuji, temas kurduğu, felâketle doğrudan ilişkili olmayan Japon bilim adamlarının oldukça hızlı normal yaşamlarına kavuştuğunu söylüyor. Tsuji, “Geçen Eylül'de Şikago'daki bir toplantıda pek çok Japon immünoloji uzmanı ile karşılaştım ve gayet iyi görünüyorlardı” diye konuşuyor.

Deprem ve tsunami'nin ilk yılında, Japonya hâlâ yenilenmek için çırpınıyor. Ancak araştırmacılar bu konuda iyimser düşünüyor. Yamashita, Tohoku Üniversitesi'nde bile, pek çok çalışan ve öğrencinin ruhsal durumunun iyi olduğunu belirtiyor. Kubo, araştırma topluluğundaki genel hislerin depremden sonra düşük olduğunu söylüyor. Ancak şimdi, insanlar “devam etmeliyiz” düşüncesine sahipler.

 

Aktaranlar: Ned Stafford and Hiromi Kuramochi

Kaynak: http://www.rsc.org/chemistryworld/News/2012/March/japan-earthquake-tsunami-universities-recovery.asp

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap