Demolition Man (Cezalandırıcı)

Kusursuz gelecek ütopyası temalı bilimkurgu dendediğinde ilk akla gelen sinema filmlerinden birisi de Demolition Man (Cezalandırıcı)'dır.

Yakın bir gelecekte insanlığın teknolojik olarak geliştiği, genel anlamda huzur ve barış içerisinde yaşanılan bir şehir olan San Angeles'a (Los Angeles ve San Diego şehirlerinin birleşimden oluşan yeni şehir) konuk oluyor.

Her ne kadar insanlar barış ve huzur içerisinde yaşıyor olsa da, yeraltında yaşayan ve kurallara uymamakta direnen bir grup insan söz konusu. Ateşli silahlar kullanmak yerine elektrik şoku veren coplar taşıyan San Angeles polisi ve şiddet nedir bilmeyen bir halk. Bu mevcut ortamda yeni düzenin kurucusu, bu tehdide karşı eski bir suçluyu dondurucu kapsülden çıkarır ve bu kanun dışı gruba karşı yönlendirir. Ancak eski suçlu Simon Phoenix (Wesley Snipes), beklenenden daha fazla tehdit yaratınca onu durdurmak amacıyla  eski bir polis olan John Spartan da (Sylvester Stallone) yeniden hayata döndürülür. Bu aşamadan sonra artık Spartan ve Phoenix'in mücadelesini görüyoruz.

Geleceğin San Angeles'ı mimari açıdan, Star Trek hayranlarının iyi bildiği San Francisco'daki Star Trek Fleet Command'i çağrıştırıyor. Filmdeki araç, nesne, kıyafet ve bina tasarımlı, geleceğin şehri konseptini çağrıştırma konusunda başarılı.

Eski nesil polis memuru John Spartan'a eşlik eden geleceğin polis memuru Lenina Huxley (Sandra Bullock), film boyunca serpiştirilmiş eğlenceli anlara katkıda bulunuyor.

Düşünmekten soyutlanmış olan insanlardan oluşan ve kanunlara sorgusuz şekilde itaat edilen bu düzen distopik çağrışımlar yapsa da, diğer baskın öğeleriyle ütopya algısı veriyor.

1 yorum

Yorum yap
  1. 1
    Gökçe Vatansever

    Film kimilerinin ütopik geleceği hakkında bazı izlenimler sunarken bunun şu anda yaşayanlar için ne kadar “başka” olduğunu da gözler önüne seriyor. Bu da bir dizi kaliteli espriyi beraberine getiriyor. Bu yönüyle film sadece aksiyon ve bilimkurgu değil iyi bir komedi filmi de.

    Oldukça iyi bir yapım olan bu filmde sadece bazı dövüş sahnelerinin inandırıcılığı zedeleyen yönleri olduğunu düşünüyorum.

+ Leave a Comment