Crysis 2

Crysis 3'ün ekran görüntüsü ve videolarının yayınlandığı şu günlere Crysis'le henüz tanışmamış olanlar için Crysis 2'nin incelemesini yapalım.

Almanya'da yaşayan bir bir türk olan Cevat Yerli'nin kurduğu Crytek, ilk oyunları Far Cry'dan bu yana çıtayı düşürmeden yoluna devam ediyor. Yapımcının türk olması sayesinde, Crysis ve Crysis: Warhead'i  Türkçe seslendirmeli olarak oynayabilmiştik. Crysis 2'de de aynı şekilde profesyonel seslendirme ekibinin hazırladığı Türkçe seslendirmelerle bir oyun oynama ayrıcalığına sahibiz.

Açılış sırasında gelen video, adeta bir oyun değil de bir sinema filminin fragmanı gibi. Oyun boyunca ve oyun bitiminde de bu videolarla adeta bir filmin içinde olduğunuzu hissediyorsunuz.

Mekan olarak ormanlardan, New York gibi bir gökdelenler şehrine geliyoruz. Detaylı hazırlanmış New York sokakları, mekan tasarımı açısından başarılı olmuş. Oyunun başlarında şehir daha sağlam durumda. İlerleyen bölümlerde uzaylı saldırılarının da etkisiyle şehir giderek harabeye dönüyor. New York'un metro ve kanalizasyon sistemlerinde geçen bölümler, bir şehirdeki yeraltı tünel ağının bir fps oyununa ne kadar zenginlik katabileceğini gösteriyor.

Oyun içerisinde çeşitli yerlerdeki panolarda reklamların yer alması da, oyun içi reklam konseptinin daha önce gördüğümüz örneklerinden birisi. Ancak Cevat Yerli'ye göre yakın gelecekte oyunlar bedava olacak ve asıl gelir, oyun içine alınan reklamlardan sağlanacak.

Nano giysimiz biraz daha gelişmiş olmakla birlikte, bazı özellikler de artık yok. Uzaylıların dna'sını kullanabilen giysi, bu dna ile kendini geliştirebiliyor. Giysinin güç modu sayesinde oyun boyunca gerekli korunmayı sağlıyorsunuz. Ancak kendinizi çok da güvende hissetmiyorsunuz. En sevdiğimiz giysi özelliklerinden birisi olan gizlilik modu ise hareketli anlarda ne yazık ki işlevini yitiyor.

Silahlarlardaki çeşitlilik, böylesi bir bilimkurgu oyununa göre biraz eksik kalmış bence. Özellikle sinyalci adı verilen zorlu düşmanlarda etkili olabilecek ve yıkım gücü yüksek silahların da yer alması iyi olurdu. Klasik silahların yanı sıra farklı şekilde çalışan ve etki yaratan silahlar da olmalıydı. Zira nano giysi gibi teknoloji harikası bir kıyafetin üretildiği dönemde farklı silahlar da üretilmiş olmalıydı. En azından bir bilimkurgu oyunu oynarken insan bu beklenti içerisinde oluyor.

Oyun içerisindeki eşyalarla bir miktar etkileşim sağlanmış. Örneğin güç tekmesi ile arabaları oradan oraya savurmak mümkün olabiliyor. Oyun içerisinde hatıra toplama özelliği de fps'lerin klasik gizli nesne toplama özelliğinin bir başka şekli. Her nesne ile etkileşim kuramıyorsunuz. Bu nojtada etkileşimin biraz daha artırılması iyi olabilirdi. Ancak oyun ilerledikçe aksiyon giderek artıyor ve etraftaki nesneleri inceleyecek zamanınız ve olanağınız pek olmuyor.

Düşmanların öldüğü sırada kollarının ve bacaklarının alakasız yerlerden taşması gibi basit ve fps oyun yapımcılarının bir türlü çözemediği program hataları da fazla önemsenecek detaylar değil.

Oynanış olarak çok da zorlanmayacağız oyunun toplam oynama süresi orta uzunlukta denebilir. Heyecan, atmosfer ve sinematik ilerleyişi ile kaliteli bir bilimkurgu olan Crysis 2'nin devamı olan Crysis 3 de yine New York'ta geçecek ve onu oynayacağımız günü sabırsızlıkla bekliyoruz.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap