Çok Küçükteki Büyük Potansiyel

Amerika’da Nanobilim araştırmalarının öncülerinden biri olan Prof. Mustafa El-Sayed’in Fatih Üniversitesi'nde vermiş olduğu konuşmayı siz değerli bilim.org takipçileri için izledik. Aslen Mısır’lı olan Prof. El-Sayed Amerikan Bilimler Akademisinin de üyesidir. Prof. El-Sayed, nano-malzemelerin ve nano-yapıların elektronik ve katalitik özelliklerinin anlaşılması yönündeki önemli katkılarından dolayı Kimya dalında 2007 yılında Ulusal Bilim madalyasının sahibi olmuştur. Harvard, Yale, California Technology Institue(Caltech) gibi önemli bilim kurumlarında çalışmalarda bulunmuş olan Prof. El-Sayed, şu anda Georgia Technology Institue(GeorgiaTech)’de çalışmalarını devam ettirmektedir.

Prof. El-Sayed’in “Nanoteknoloji: Çok küçükteki büyük potansiyel” başlığı altında yapmış olduğu sunumunda genel olarak 3 alt başlığa değindi. Bunlardan ilki nano-malzeme üretmenin Amerikan endüstrisine ve ekonomisine olan katkıları ve bu konudaki son güncellemeleri dinleyiciler ile paylaştı. Özellikle maddenin katalizör fonksiyonlarının hızlandırılmasının endüstri kuruluşlar için son derece önem arz ettiği bunun sonucunda enerji verimliliği sağlanabileceğine değindi. Konuşmanın bu bölümünde Amerika’nın bir nano-malzeme üretimi için 1$ harcama yaptığı ama karşılığında bunun endüstriye kazandırılması ile 5$ elde ettiğine değinen Prof. El-Sayed, bu sonucun nanoteknolojinin getirilerinin en az 5 kat olduğunu gösterdiğine dikkatleri çekti. Malzeme için en önemli özelliğin elektron yapısı olduğunu belirten Prof. El-Sayed, bu atom altı parçacıkların üzerinde yapılacak her hangi bir değişikliğin bir malzemeden adeta başka bir malzeme oluşturmak anlamına geldiğini konuşmasında vurguladı. Bu sayede oluşturulacak yeni malzemelerin istekleri daha birçok karşılayacak kusursuzlukta olacağını da belirtti. Bu konuda, Nanotüplerin ve grafenin bakırdan daha güçlü bir elektrik ileticisi ve daha iyi katalizör olduğu örneğini de paylaştı.

Mustafa Korkutata(ortada), Prof. Mustafa El-Sayed(solda) ile birlikte

Konuşmasının ikinci kısmında Prof. Mustafa El-Sayed, kendi çalışmaları olan altın ve gümüş nano-parçacıkların biyolojik uygulamaları ve kanserli hücrenin öldürülmesinde nasıl kullandıklarını anlattı. Fotosentez sırasında ışığını emilimi ve bunun enerjiye dönüştürülmesinde en önemli biyolojik molekül Rhodopsindir. Prof. El-Sayed, Rhodopsinin ışığı tutma kapasitesini nano-parçacıklar kullanarak nasıl artırıldığını bahsetti. Aslında, bu bir nevi daha fazla fotosentez demek ve belki daha fazla oksijen ve enerji verimliliği demek. Konu nano-parçacıklardan açılmışken bu küçük ama harika malzemelerin çevredeki anormallikleri tespit edip adeta bir detektör görevi de üstlendiği ve bunun nasıl olduğundan bahsetti. Konuşmanın önemli bölümlerinden biride kanserli hücrelerin öldürülmesi için bu nano-parçacıkların nasıl kullanıldığı kısmıydı. Özetle, Kanserli hücrelerin normal hücrelerden ayıran farklılaşmış yapısını algılayan altın veya gümüş nano-parçacıklar, sağlıklı hücrelere zarar vermeden, kanserli hücrelerin içine gömülerek aniden kanserli hücreyi ölüme götürebiliyor olduğunu anlattı. Bu noktada çok net çözünürlükte bir takım mikroskop görüntülerini de bizimle paylaştı. Bu konu ile ilgili sormuş olduğum bir soru üzerine Prof.El-Sayed, nano-parçacıkların gelecekte kanser probleminin birçok safhasında çok ciddi çözümler sunabilecek bir potansiyele sahip olduğunu ve bununda nanobiyoteknoloji, biyonanoteknoloji gibi alanlardaki çalışmalar ile anlaşılabileceğinden bahsetti. Programın son kısmında Prof. El-Sayed, adeta gelebilecek soruları tahmin edercesine altın nano-parçacıkların karaciğerde herhangi bir soruna yol açmadığını ve toksik etkisinin olmadığını gösteren birkaç sonucu bizlerle paylaştı.

Etkinliğin sonunda, Prof. El- Sayed ile çok ilham verici bir buçuk saat geçirmenin mutluluğu içerisindeydik.

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap