Büyük Patlama’nın Sesi

Evren’in oluşumunu ifade eden Büyük Patlama’yı derinlemesine araştıran bilim adamları, patlamada meydana gelen evren genişlemesi esnasından ortaya çıkan sese dair kanıtlar buldu. Fizikçi John Cramer, sese dair kanıtlar bulmakla kalmayıp bir de “ses simülasyonu” hazırladı.

“Evren oluşurken çıkan ses bir basgitarın çıkardığı sese benziyor olmalı. Ses dalgaları evrenin genişlemesi esnasında gitgide daha uzağa yayıldı. Aşırı sıcak halden giderek soğuyan ve genişleyen bir hale gelen Evren, ses dalgalarının da giderek azalan frekanslarda yayılmasını sağladı. Bir süre sonra, ses dalgaları insan kulağının duyamayacağı frekansa indirgendi.” şeklinde konuşan Washington Üniversitesi Fizik Profesörü Cramer, ilk patlamadan sonra oluşumun dokuz büyük deprem olduğunu ve çıkan sesin evreni kaplamış olabileceğini dile getirdi.

Ses, uzun süre devam etmiş olsa da eninde sonunda yok olduğu ancak arkasında ses dalgalarını bıraktığı ifade ediliyor.

NASA’nın Wilkinson Microwave Anisotropy Probe (WMAP) uzay aracından benzeri görülmemiş kozmik arka plan mikrodalga fotoğrafları çekildi. Analog Science-Fiction and Fact adlı dergideki yazısında Cramer, bu fotoğrafların ses dalgaları hakkında bilgi verip veremeyeceği konusuna değindi.

Cramer’in yazısı yayınlandıktan iki yıl sonra 11 yaşındaki bir çocuğun anne Cramer’e, “çocuğunun ödevi için kullanabileceği ses kaydının olup olmadığını” sorduğu bir mektup yazdı. Bu soru, Cramer’in ses simülasyonunu hazırlamasını sağladı.

Cramer, Büyük Patlama sesini oluşturmak için WMAP’den alınan fotoğraflardaki kozmik arka plan dalgalarını kullanıp ses elde edebildiği Mathematica adlı ses programını kullandı. Çıkan ses kalitesi pek iyi olmadığı gibi ses gıcırtılıydı. Cramer, daha kaliteli bir ses kaydı oluşturabilmek için Avrupa Uzay Ajansı’nın Planck adlı uzay aracından çekilmiş fotoğrafları kullandı. Ses kayıtlarına, Cramer’in internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: technewsdaily.com

4 Comments

Yorum yap
  1. 1
    sedat sencan

    Arno Penzias ve Robert Wilson New Jersey’de,Holmdel’deki Bell Laboratuvar’ında çalışan iki radyoastronomdular.Burada bulunan büyük bir iletişim antenini kullanıyorlardı.1965 yılında kendilerini oldukça şaşırtan bir olayla karşı karşıya geldiler.Antenden hiç durmayan bir fon gürültüsü gelmeye başlamıştı.Görev alanlarına giren deneysel çalışmalarını yapamaz hale gelmişlerdi.Sürekli olarak devam eden bu tıslama sesini duymazdan gelemiyorlardı.Bu sesin geldiği belli bir odak noktası yoktu.Gece gündüz hiç ara vermeden gökyüzünün her noktasından geliyordu.İki astronom bir yıl boyunca sesin kaynağını bulmak için uğraştılar.Bir taraftan da gürültüyü yok edecek çareyi arıyorlardı.Ellerinden gelen her şeyi yaptılar.Elektrikle çalışan her aleti tek tek gözden geçirdiler.Bütün aletleri söküp yeniden kurdular.Devreleri defalarca kontrol ettiler.Ne kadar tel varsa hepsini elden geçirdiler.Fişleri temizlediler.Sonra çanağın içine tırmanıp her bir ek ve perçin yerine boru bandı yapıştırdılar.İşlerini öyle ciddiye almışlardı ki,süpürge ve fırçalarla kuş pisliklerini bile temizlediler.Ancak bunların hiçbir faydası olmadı.Ses devam ediyordu.
    *
    Aynı tarihte 50 kilometre uzaklıktaki Princeton Üniversite’sinde Robert Dicke yönetimindeki bir ekip te yoğun şekilde araştırmalarını sürdürüyordu.Bulmaya çalıştıkları şey ise Arno Penzias ve Robert Wilson’un yok etmeye çalıştıkları ses ile ilgili bir olaydı. Elbette Bell Laboratuvar’ında duyulan sesten haberleri yoktu.Robert Dicke ve ekibi George Gamow tarafından ileri sürülen bir öngörüyü irdeliyorlardı.
    George Gamow’a göre,uzayın yeterince derinlerine bakarsak,Büyük Patlama’dan geriye kalan kozmik bir fon ışınımı bulabilirdik.Bu ışınım,evreni dolaştığı zaman dünyamıza mikrodalgalar halinde ulaşacaktır. George Gamow,daha sonra yazdığı yazılarda bu mikrodalgaları saptayan alet olarak Holmdel’deki Bell antenini önermişti.Ancak bu raporu hem Arno Penzias ve Robert Wilson hem de Robert Dicke ve ekibi okumamıştı.
    *
    Arno Penzias ve Robert Wilson’ın duymakta oldukları ses, George Gamow’un öngörmüş olduğu sesti.Onlar,evrendeki en eski ışığı görüyorlardı.Elbette bu görme işlemi gözlerle olmuyordu.O ışığı kulakları ile algılıyorlardı.Zaman ve uzaklık bu fotonları mikrodalgalara çevirmişti. Arno Penzias ve Robert Wilson henüz işin farkında değillerdi ama müthiş bir olaya tanıklık ediyorlardı.
    Olayın ne derece önemli olduğunu açıklamak için bir örnek verelim.Bir gökdelenin yüzüncü katından aşağı baktığımızı varsayalım.İçinde olduğumuz yüzüncü kat şimdiki zaman olsun.Caddenin düzeyi ise Büyük Patlama’yı temsil etsin. Arno Penzias ve Robert Wilson’ın tanık oldukları olayın döneminde insanoğlunun keşfettiği en uzak galaksiler 60.kat civarına denk düşer.
    *
    İşittikleri sese hangi etkenin sebep olduğunu bir türlü anlayamayan Arno Penzias ve Robert Wilson, Princeton Üniversite’sindeki Robert Dicke’e telefon ettiler.Bir çözüm bulması için ona yaşadıkları sorunu anlattılar. Robert Dicke iki genç radyoastronomun neyi bulmuş olduklarını hemen anladı.Ekip arkadaşlarına da söylediği gibi,keşif kendilerince değil,başkalları tarafından yapılmıştı.
    Kısa bir süre sonra,Astrophysical Journal’da iki tane makale yayınlandı.Makalelerin birisinde Arno Penzias ve Robert Wilson’ın duydukları tıslama sesi ile ilgili deneyimleri anlatılıyordu. Robert Dicke’nin ekibi tarafından yazılan diğer makalede ise bu sesin ne olduğu açıklanıyordu.
    Arno Penzias ve Robert Wilson yazılarında kozmik fon ışınımının peşinde olmadıklarını belirtmediler.O sesin ne olduğunu anlamadıkları ve keşiflerine herhangi bir raporda tanım ya da yorum getirmedikleri halde 1978 yılında fizik dalında Nobel Ödülü kazandılar.
    Kaynak:
    Bill Bryson : A Short History of Nearly Everything

  2. 2
    Doğuş Bıçak

    2 soru sormak istiyorum

    Büyük patlama olduğu sırada çıkan ses inanılmaz yüksek frekanslı olacağından direkt olarak ışığa dönüşmezmi? ses diye birşey kalmaz yani hepsi ışık olur?

    Güneşimizden 10 kat büyük bir yıldız patlarsa kara delik oluşur peki big bang den sonra evrenin merkezinde devasa bir karadelik oluşmuşmudur?

    • 3
      lokman erdinç

      Kara deliğin oluşması için yıldızın içine çökmesi gerekir ancak büyük patlamada içine çökme durumunun yaşanma olasılığı nedir ben de bilmiyorum

  3. 4
    lokman erdinç

    Burada açıklanması veya belki de dipnot olarak verilmesi gereken bir durum var. Bildiğim kadarıyla Big Bang olayı ışıktan daha hızlı gerçekleşti bu durumda ilk anda ışık ve ses kesinlikle yoktu. Bunlar ve diğerleri, genişleme hızının düşmesiyle meydana geldi

+ Leave a Comment