Bilim Dünyası da Kadına Ayrımcılık Yapıyor

İş dünyasında, yönetici pozisyonlarında, politikada kadına pozitif ayrımcılık uygulanmalı mı uygulanmamalı mı tartışmaları süredursun, bilim dünyasında kadına ayrımcılık hala devam ediyor. Gerek fakülte pozisyonlarında gerekse makale basmada erkekler kadınları ezici bir çoğunlukla geçiyorlar. Hem de sadece fizik, matematik bölümlerinde değil, biyoloji gibi üniversitede kız öğrencilerin daha ağırlıkta olduğu alanlarda da. Bu farklılık elbette pek çok nedene bağlı olabilir. Ne yazık ki, insanlardaki hakim görüş, kadınların bilime daha az hevesli olduğu ve önceliği ya ailelerine ya da farklı meslek gruplarına verdikleri yönünde. Ancak biyolojide bile farklılık olması bunun sadece kadınlardaki ilgi eksikliği ya da hevessizlikle açıklanamayacağına işaret ediyor. Peki gerçek neden nedir?

Doktorasını yapan bir kadın olarak şu an size sayfalar dolusu neden gösterebilirim. Ancak daha ikna edici olmak adına, geçtiğimiz eylül ayında bu konuda yapılmış bir çalışmanın sonuçlarını paylaşmak istiyorum. Amerika’nın Princeton Üniversitesi’nde yapılan bu çalışma, bilim insanlarının kadınları işe almaktaki isteksizliğini oldukça basit ve çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Araştırma grubunun yaptığı şey kısaca şöyle: Amerika’nın saygın üniversitelerinde çalışan 100’ün üzerinde profesöre iş başvuru formları gönderiyorlar. Profesörlerden bu formları, işe alınabilirlik açısından değerlendirmeleri ve maaş teklifinde bulunmaları isteniyor. Ancak profesörlerin bilmediği şey şu ki, aynı başvuru formu kimine erkek adıyla kimine kadın adıyla gönderilmiş. Eğer bilim insanları kadınlara da erkeklere de eşit şekilde yaklaşıyorsa, aynı başvuru formunun kadın adıyla gönderildiği zaman da erkek adıyla gönderildiği zaman da benzer şekilde değerlendirilmesi gerekir, öyle değil mi? Ama ne yazık ki öyle olmuyor. Profesörler kadın isimli başvurulara hep daha düşük puan veriyorlar, daha az maaş teklif ediyorlar. Hem de bu ayrımcılığı kadın profesörler de yapıyor.

Amerika gibi gelişmiş bir ülkede 21. Yüzyılda yapılıyor bu ayrımcılık. Ve muhtemelen pek çok diğer ülkede de. Bu ayrımcılık kadının bilim dünyasında karşılaştığı zorluklardan sadece biri. Örneğin, ailelerine öncelik vermekle suçlanan kadınlar için pozisyon bulana kadar aile kurmak, çocuk sahibi olmak inanılmaz zor, çünkü bu süreçte doğum izni, emzirme izni gibi ‘lüks’lere sahip değiliz. Üniversitelerde kreş, bebek emzirme odası gibi hizmetler çok nadir. Bir de akademik pozisyon bulmak çevre edinmeyi gerektiriyor, çünkü artık işler daha politik yürüyor. Bu konuda da bebeği olan bir kadın çok şanslı değil çünkü konferanslara gitmek, akşam diğerleriyle ‘takılmak’ çevre oluşturmanın en iyi yolu.  Peki akademik bir pozisyon kaç yaşında bulunuyor? 35? 40? Sanırım bu şartlar altında bir yol ayrımına gelmek kaçınılmaz. Oysa ki erkekler için bu tarz zorluklar bulunmuyor.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, kadınlar bilimi seviyor, çeşit çeşit özveriyle işlerinde başarıyı yakalıyorlar, en azından bir kısmı. Ancak bilim, kadınlar için bu kadar zor olmak zorunda değil. Kadınların işini kolaylaştırmak da tüm bilim insanlarının görevi. Artık, kadınların ihtiyaçları dikkate alınmalı. Bizlere yani yeni yetişen bilim insanlarına düşen görevse kadınlara karşı oluşan haksız yargıyı ortadan kaldırmak. Elbette kadınlarla erkekler farklıdır. Nasıl ki kadına olan kot erkeğe uymuyorsa, kadına uygun gelen bir yaklaşım bir erkeğe ters gelebilir. Ancak bu kadının ne yanlış olduğunu gösterir ne de bilimde başarılı olamayacağını. Farklı yaklaşımların zenginleştireceği bir bilim dünyası hayal olmamalı.  Bu hayali gerçekleştirecek olanlar da bizleriz

1 yorum

Yorum yap
  1. 1
    Nihan Şahin

    Çok doğru bir tespit ve acı bir gerçek. Başvurulan bir pozisyon için akademik başarıdan ve yeterlilikten çok erkeğin güçlü (!) olması dikkate alınıyor. Bir yığın erkekten çok daha analitik düşünebilen ve yeterliliği yüksek kadınlar maalesef “bu yarın öbür gün evlenir, uğraşamayız” diye geriye bırakılıyor. Bir şekilde pozisyona kabul edilmiş olanları ise uzun yıllar “bilim hamalı” olarak kullanılıyor.

+ Leave a Comment