Aspirinle birleştirilmiş cisplatin ilaç direncini azaltıyor

Çin'de yürütülen yeni bir araştırma, cisplatin'e dirençli hücrelerde ilaç direncinin yenilmesini sağlayabilecek bir kanser terapisi oluşturmak amacıyla aspirin ile cisplatinin birleştirildiğini bildirdi.

Cisplatin, diğer kemoterapi ilaçları ile birlikte, çeşitli kanser türleri (testis, over, akciğer ve mesane kanserleri dahil) için kullanılan bir kemoterapi aracıdır. Ancak, cisplatinin klinik kullanımı direnç gelişimi ile sınırlanmaktadır, bu sebeple cisplatin için “kanserin penisilini” ifadesi de kullanılmaktadır. Cisplatine direnç mekanizmaları iyi tanımlanmıştır, ancak bunu baskılayacak veya tersine çevirecek tedaviler henüz geliştirilmemiştir.

Yakın zamanda, Yangzhong Liu ve Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki arkadaşları, cisplatin'in direnç sorunlarını gideriyormuş gibi gözüken, kanserle savaşan bir molekülü yapıp test etti. Cisplatin ve aspirin moleküllerinin birleşmesinden oluşan yeni moleküle “asplatin” adı verildi ve oksoplatin ve asetilsalisilik anhidrit arasındaki nükleofil yerdeğiştirmesinden oluşturuldu. Tepkime oldukça basit olup ham maddeler nispeten ucuzdur.

Araştırma grubu ilacı insan meme, akciğer ve rahim ağzı kanser hücrelerinde, cisplatin'e direnç gösteren kanser hücrelerinde ve fare modellerinde test etti.

Liu, şöyle diyor: “Asplatin kanser hücrelerinde belirgin bir hücre zehirliliği gösteriyor ve cisplatin'e oranla 10 kat daha etkili. Buna ilave olarak asplatin, cisplatine dirençli hücrelerde ilaç direncini neredeyse tam olarak gideriyor”. Hücreye alındığında, asplatin askorbik asitle indirgenebilir; askorbik asidin miktarı hücre dışı ortamlara göre hücre içinde daha yüksektir. Asplatinin indirgenmesi bu ön ilacı aktifleştirir ve hücre içinde cisplatin ve aspirin moleküllerine ayrışır.

Hücreye alındığında, asplatin askorbik asit tarafından indirgenerek cisplatin ve aspirin verir

Genel kabule göre cisplatin direncinin ortaya çıkma sebebi azalmış ilaç alımı, ilaç deaktivasyonu, DNA hasar toleransı ve artan DNA hasar tamir yeteneği dahil olmak üzere farklı hücresel adaptasyon yetenekleridir. Aspirinin cisplatine bağlanması platin ve aspirinin hücresel alım yollarını değiştirmektedir. Liu ve ekibinin elde ettiği sonuçlar asplatinin hücresel alımı ve birikmesinin cisplatine oranla ciddi oranda daha yüksek olduğunu gösterir ve asplatinde, cisplatine oranla DNA'nın platinle olan etkileşiminin daha çok olduğu belirlenmiştir. Bu da asplatinin direnç sorunlarını nasıl aştığı ile ilgili olası açıklamayı sunar. Bir başka teoriye göre aynı anda cisplatin ve aspirinin oluşması hücrenin cisplatinden kaynaklanan DNA hasarına verdiği tepkiyi değiştirmektedir. Liu ve ekibi, asplatinden salınan aspirinin nasıl olup da platin ilacının hücresel tepkisini düzenleyebildiğini anlamak için daha ileri deneylere başladı bile.

“Bu çalışma platin(IV) ön ilaç moleküllerinin biyoaktif eksenel ligandlarla (bu durumda aspirin oluyor) bağlanmasındaki avantajları gözler önüne seriyor, böylece cisplatinin in vivo etkinliği artmış oluyor. Düzgün ilaç iletim sistemleri tarafından takip edildiği zaman kanser tedavisinde büyük aşamalar kaydedilebilir”. Bu sözlerin sahibi, İsrail'deki Kudüs Musevi Üniversitesi'nde tıp ve biyoanorganik kimyager olarak çalışan Dan Gibson'a ait.

Zhe-Sheng Chen, ABD'deki New York St John Üniversitesi'nde kanser ilaçlarının direncini yenebilecek ilaçlar üzerinde çalışan bir uzman olarak deneylerin sağlam ve bulguların önemli olduğunu söylüyor. Ancak, Liu ve ekibi sadece bir adet cisplatine dirençli hücre dizisi denediği için cisplatine dirençli diğer dizilerde de asplatinin gerçekten işe yarayıp yaramadığını doğrulamak için başka çalışmalara da ihtiyaç olduğunun altını çiziyor.

Kaynaklar

Bu çalışma 22 Nisan 2014'e kadar açık erişimlidir. Aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz:

Q Cheng et al, Chem. Commun., 2014, DOI: 10.1039/c4cc00419a

http://www.rsc.org/chemistryworld/2014/03/aspirin-cisplatin-cancer-drug-resistance

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap