“Altın” açık erişim modeliyle devam etmek maliyetli bulundu

Birleşik Krallık hükümeti, yeni yayınlanan bir Parlamento raporuna göre yayınlanmış araştırma bulgularını tamamen açık erişimli olarak odaklanması nedeniyle hata yapmaktadır. Bu politika üniversiteleri zaten gergin olan araştırma bütçelerini daha da zorlamak anlamına geliyor.

Temmuz 2012 tarihinde, Birleşik Krallık hükümeti “altın” açık erişim modelini tavsiye eden Finch raporunu destekledi ve yüksek eğitime yılda 50-60 milyon sterlin daha harcanmasına yol açtı. “Altın” erişim modelinde açık erişimli dergiler yayınlarını ücretsiz olarak paylaşabiliyor. Dergiler çoğunlukla yazarları yayın aşamasında ücret ödemeye davet etmektedir. “Yeşil” yaklaşım ise yazarların yayınlarının kopyalarını, çoğunlukla kurumlar tarafından yürütülen depolarda biriktirmesine dayanır, bu arada yayınların çıktığı dergide de bir kopyası bulunabilir. Yayıncı tarafından belirlenen bir ambargo sürecinden sonra yayın açık erişimli hale gelir.

Milletvekili Adrian Bailey İş hayatı, yenilik ve yetenek komitesinin de başkanıdır), konu hakkında şöyle diyor: “Üniversitelerin bütçelerinin çok sınırlı ve çok baskı altında olduğu bir dönemde, Hükümetin [açık erişimli olmayan] dergi aboneliklerini devam ettirmek ve yayın işlem ücretlerini karşılaması için araştırma bütçelerinden ciddi miktarda destek akçesi gerektiren bir açık erişim politikasına girmesi kabul edilemez”. Bailey, yeşil erişim modeli ve depoların açık erişim modeline geçiş yapmasının son derece önemli olduğunda hemfikir olduğunu söylüyor.

Bailey, bilimsel yayın piyasasında bazı unsurların “kullanılmaz hale geldiğini” söylüyor ve hükümetin, yayıncıların daha uzun ambaroglar getirmesine izin verme, erişimi kısıtlama ve maliyetlerini artırma riskini aldığını söylüyor.

Raporun tavsiyeler bölümünde bilim alanları için ambargonun altı ay boyunca kısıtlanması; yayın ücreti için üniversitelere mali destek sunulması; “çifte kazanç” riskinin ortadan kaldırılması amacıyla melez dergilerden ziyade “saf altın” dergilerin yayıncılarına ödeme yapılması (yayıncılar açık erişimli yayınlardan gelen ve giderek artan gelirlere karşılık aboneliklerini azaltmamaktadır); ve son olarak e-dergiler için katma değer vergisinde bir indirime gidilmesi (basılı dergiler hariç) yer almıştır.

Wendy Piatt, Russell Üniversiteler Grubunun Genel Müdürü olarak hükümetin geçiş döneminde “altın” erişimi tercih etmesini bir daha gözden geçirmesi gerektiği konusunda aynı fikri paylaşıyor. Piatt, şöyle diyor: “Birleşik Krallık’ın dünya ölçeğinde araştırmasını karşılamak uğruna açık erişimi devam ettirmek zorunluluğu yoktur”. Russell Grubu’nun incelemesine göre, Araştırma Konseyi desteği “altın” biçimli üniversite araştırmalarının %10’luk bir kısmını karşılayabilmektedir.

Ancak, Wellcome Vakfı Komite’nin görüşüne katılmadığını belirtiyor. Vakıf Kütüphanesi’nde çalışan Robert Kiley, şöyle konuşuyor:

“Altın model araştırma çıktılarını derhal erişime sokmak ve ön ödeme ile tekrar kullanılmasını sağlamak şartıyla hizmet verirken yeşil erişim modelinde abonelik sisteminin sürekli var olması gözetilir ve uzun dönemler boyunca ödeme duvarları arkasında içeriğin erişilememesine rağmen yeniden kullanım hakları kısıtlı olduğu zaman depoda bulunması sağlanır. Modası geçmiş abonelik sisteminden bu yöne doğru kayabilmek için, fon sağlayıcılarının şimdi altın erişim modelini desteklemeleri ve yayınlanma maliyetinin, araştırmayı destekleme maliyetinin önemli bir kısmı olduğunu hatırlatmak isteriz”.

Ancak, Toplumsal Bilim Kütüphanesi’nden (http://www.plos.org/) David Knutson, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak açık erişime yönelik yaklaşımların bir karışım olması gerektiğini söylüyor. Knutson, şöyle diyor:

“Rapor artan erişim mekanizması olarak depoların kıymeti ile tam olarak desteklenmiş açık erişim sisteminin potansiyeli arasında önemli bir dengeyi kuruyor”.

 

Kaynak: rsc.org

Kategoriler

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap