Afganistan’ın gerçek yüzünden habersiz 40.000 insan

Afganistan’ın gerçek yüzünden habersiz 40.000 insan

Afganistan’daki Bagram hava üssündeki 40.000 Amerikan askeri, Afganistan’ın gerçek yüzünden habersiz yaşıyor.

Afganistan’daki gazeteci ve askerlerden gelen görüntüler, bizi oradaki baskınların arasına ve savaşların içine götürerek savaşın terör ve sıkıntısına göz atmamızı sağlıyor. Ve bu görüntülerin en iyileri de iyi gazeteci ve askerlerden savaşı, bizzat bu dehşeti taşıyanların gözünden görmemizi sağlıyor. Fakat bu acı gerçek kamp sınırlarından neredeyse hiç çıkmayan çoğu asker ve sivil tarafından tecrübe edilmiyor.

2

İngiliz fotoğrafçı Edmun Clark; bürokratlar, yöneticiler, lojistikçiler ve binlerce ISAF sivil tarafları Bagram hava üssünde yaşıyorlar dedi ve “devriyeye çıkmadığınız sürece sadece kamp sınırları içinde kalırsınız” diye ekledi.

“Mountains of Majeed” kitabı için Clark, Bagram hava üssünde 2013’ün Ekim ayında 10 gününü geçirerek, askeri üssün 10 km karesini kaplayan kısmını ve yaklaşık 40.000 çalışan insanı desteklemek için altyapıyı belgeledi. Yemekhaneden çamaşırhaneye, atık su işleme sistemine kadar her şeyin fotoğrafını çekti, fakat rengârenk duvar resimleri ve üsse serpiştirilen resimler asıl ilgi odağı oldu. Üsteki resimler, romantikleşmiş ve adeta cennet gibi olan yerel tabiatı ve Hindi Kushu anlatıyordu. Tabii ki gerçekler bu kadar iç açıcı değildi. Hakikat, dağların arkasında uzaklarda tehlike ve savaşla delik deşik olan Bagram’dı.

3

Clark, “Birinin Afganistan’daki deneyimi, duvarın üstünden gördükleri veya üssün içinde sunulanlardan ibarettir” diyor. Tabii ki savaş ne kadar dışarda olursa olsun, bu üsteki kişilerin risk altında olmadığı anlamına gelmiyor. Clark’ın dediğine göre, gece boyunca havan topundan bazen bir roket, bazense düzinelerce hatta daha fazla roketle saldırılar olmuştu.

Kimseye hiçbir şey olmamasına rağmen direnen insanların dışarıda, üssün etrafında olduğunu bilmenin bile onu gerginleştirdiğini söyleyen Clark, Bagram’da, duvarda barış içinde çizilmiş resimlerle tel örgüden hemen sonraki gerçekliğe uzanan savaş bölgesinin arasındaki dehşet verici farkın, modern savaşı tanımladığını dile getirdi.

4

Clark’ın dediği üzere, Afganistan’daki dağlar, Afganistan kültürünü dünyadan ayırıyor. Savaşlar teknoloji ile yapılır ve çoğu yerli insan, işlerini gelişen teknoloji yüzünden değiştirmek zorunda kalıyor. Teknoloji, üssün dışında daha az olmasına ve savaşta kullanılan silahların üs içindeki askerlerden daha az teknolojik olmasına rağmen Afgan halkı daha çok savaşa direniyor ve ellerinde olanlarla korkusuzca savaşıyor.

Üssün içinde bulunan binalardaki resimlerle ilgili çok az bilgi var ve çoğu ‘’Majeed’’ in imzasını taşıyor. Fakat Clark Majeedin ne olduğunu bilmiyor üssün içindeki kimse ona ne olduğunu açıklayacak kadar bilgili değildi. Kimse o resimlerin duvara ne zaman yapıldığını bile bilmiyor. Majeedin ananomliği tıpkı Afganistan’daki üssün içindeki insanlara benziyor. Üssün içindeki insanlar da Afganistan’da yaşamasına rağmen gerçek Afganistan’ı bilmiyor. Clark Majeedin, yapıtlarının ortaya çıkmasının insanları daha insancıl hale getireceğini ve Afganistan’ın dünyada düşman ve canavar bir kültür olarak görülmemesini umuyor.

Kaynak: wired.com

1 yorum

Yorum yap
  1. 1
    ayşe

    Düzenlerine karşı diriliş olarak yükselen ikiz kulelere saldırdılar. Bunu afganistan’ın üzerine yıkıp dünyanın gözünü boyadılar. Çünkü hedeflerinde Afganistan vardı. Drakulalar açtı savaş onlar için iyi bir kazançtı, her zaman olduğu gibi. Bu konuda belgeselle var izleyin biride Gelişmek belgeseli..Çok şaşırcaksınız.

+ Leave a Comment