7.2 milyarı bulduk ve yola devam!

Birleşmiş Milletler'in açıkladığına göre 2013’ün ortasında dünya nüfusu 7,2 milyara ulaştı. Böylece 2050 yılı için en olası nüfus öngörüsü tekrar gözden geçirildi ve 9,6 milyara yükseltilmiş oldu.

Dünya nüfus gününde duyurulan, 7,2 milyarlık nüfus her iki yılda bir  BM Nüfus Departmanı tarafından düzenlenen ve adı Dünya Nüfus Beklentileri olan raporda göz önüne çıkıyor. Aynı raporda geçen:

Birleşmiş Milletler'in 2012 nüfus revizyonundaki tahminleri arasında 2013 ortasında 7,2 milyarlık dünya nüfusunun on iki yıl içerisinde bir milyar kadar yükselmesi ve 2025 yılı itibariyle 8,1 milyar olması bekleniyor. Aynı zamanda 2050 itibariyle de 9,6 milyarlık nüfusa ulaşması bekleniyor.

BM’nin yeni tahmini, bir öncekine nazaran 2050 yılına yönelik 700 milyonluk artış içeriyorz. 2000 yılında yapılan tahminler, 2050 için 8,9 milyar olarak belirlenmişti. Bu arada bu o zamanki “en iyi” senaryo olarak duruyordu. Yukarıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi, BM ayrıca gelecek öngörülerinde en yüksek ve en düşük değişimleri de hesaplamış. Diğer organizasyonların ise 2050 yılına yönelik tahminleri daha farklı.

BM’nin yeni nüfus öngörülerini analiz eden Worldwatch Enstitüsü’ne göre bu tahmini artışının en önemli parçası, bir takım gelişmekte olan ülkenin sahip olduğu beklenmedik doğurganlık oranları.

Bu harita küresel olarak 2006 itibariyle en az 1.000.000 nüfusa ulaşmış en yoğun 400 şehir bölgesini gösteriyor. 1800’lü yıllarda dünya nüfusunun sadece %3 kadarı şehirlerde yaşadıysa da, bu oran 2000 yılı itibariyle %47 ve 2010 itibariyle de %50,5 gibi oranlara yükseldi. Tabi bu artışı düşünürken kıyı şeridinde yaşayan küresel nüfusu ve küresel ısınma nedeniyle artan deniz seviyelerini de dikkate almak gerekiyor.

Harita: Wikipedia Commons, İstatistikler: Mundi Index World Demographic Profile 2013

Nüfus uzmanları doğurganlığı “o bölgenin nüfus yoğunluğuna oranla canlı doğumlar” olarak tanımlanıyor. Nüfus hesaplamalarında doğurganlık üçüncü unsur olarak karşımıza çıkıyor (diğer ikisi ise ölüm ve göç). Dünya’daki farklı bölgeler için gelecek doğurganlık verileri üzerine yapılacak tahminlerde net sonuçlara varabilmek mümkün değil; ancak değişen değerlere göre nüfusa yönelik öngörülerde bulunmak mümkün. BM’nin yeni raporunda:

Gelecekteki nüfus değişimlerinin dayandığı en büyük nokta doğurganlığın ileride nasıl bir yol izleyeceğinden geçiyor. En iyi tahminle, küresel olarak 2005 ila 2010 yılları içerisinde doğurganlık kadın başına 2,53 çocuk olsa da bunun düşüşe geçerek 2045-2050 yıllarında 2,24 çocuk ve 2095-2100 yıllarında 1,99 çocuk olması bekleniyor. Eğer doğurganlık, tahmin edilen ortalama değerlerin yarım değer üzerinde olursa dünya nüfusu 2050 itibariyle 10,9 milyara ve 2100 yılıyla birlikte 16,6 milyara ulaşabilir. Diğer bir taraftan izlenecek yol yarım değer düşük olursa, bu yüzyılın ortasına gelindiğinde 8,3 milyar ve yüzyılın sonunda 6,8 milyarlık bir nüfus ile sonuçlanabilir. Sonuç olarak, doğurganlıktaki düşüş artsa bile 2050 yılına kadar gerçekleşecek olan nüfus artışı için bir engel gözükmüyor.

Geçen on yıl sürecinde yaşanan, 2000 yılı itibariyle öngörülen doğurganlık oranlarının bazı gelişmekte olan ülkelerde artış yaşamasıydı. İşte bu 2050 için yapılan yeni öngörülerin yükselmesindeki esas neden.

Tüm bu sayıların kaynağı bilinen trendlerin gelişme süreci üzerinde yapılan bilindik hesaplamalar. Genel olarak şunu söyleyebiliriz ki trend olarak insan nüfusu artışını korumaya devam edecek gibi gözüküyor ve nüfus artışının 21. Yüzyılın ikinci yarısında kendiliğinden duruşa geçeceği pek de doğru görünmüyor.

 

Kaynak: earthsky.org

+ Yorum bulunmuyor

Yorum yap