3D yazıcılar geleceği şekillendirecek

3D yazıcılar şuan ilk duyduğumuzda nasıl çalıştığını hayal etmekte bile zorlandığımız, geleceğimizi etkileyecek en önemli endüstriyel gelişmelerden biri. İleriye dönük başarısına olan güven o kadar fazla ki, Beyaz Saray bu fikrin Amerika üretiminde devrim yapacağına dair iddia bile koyuyor.

Başkan Barack Obama’nın üretim keşiflerinin yapılacağı merkez ağlar üzerine önerdiği 1 milyar dolarlık bahsi, bu durumu en iyi şekilde gösteren örnek. Cleveland’daki Western Reserve Üniversitesi gibi yerler devlet tarafından kaynaklanan Ulusal Katkı İmalat Yenilik Enstitü (NAMII) programı sayesinde 3D teknolojileri gibi birçoğunu ABD için geliştirmeye çalışacaklar. Western Reserve Üniversitesi ve 3D yazıcıyı ABD imalatında geliştirmeyi içeren 30 milyon dolarlık pilot proje sadece bir ilk adım.

Üç boyutlu yazıcıları bu kadar cazip kılan özellik ise var olan teknolojilerle yapılması imkânsız ya da makul olmayan bir şeyi elde edebilme imkânı. Bilgisayarda program aracılığıyla üç boyutlu hale getirilen her türlü eşya ve nesne artık yeni üretilecek bir kalıba ihtiyaç duymadan üretilebiliyor. Nesneler, plastiği, metali ve diğer maddeleri bir lazer ünitesi kullanarak katmanlar halinde sırayla üretiliyor. Teknoloji o kadar parlak ki bırakın ABD’nin üretim şeklini etkilemeyi, birçok endüstride etkisi olması kaçınılmaz. Bunlar başlıca; uzay araştırmaları, savunma, tıp, taşıma, yiyecek, moda.

NAMII’de bağımsız analist ve 3D yazıcı teknolojisinde ileri gelen uzman Terry Wohlers’in vurguladığı bu teknolojinin 20 yıldan bu yana yeni ürün tasarımlarını test etmek için üretilen modellerde ve prototiplerde zaten kullanıyor olması. NAMII gibi kurumların yeni olarak fark ettiği ve üzerinde çalışmaya başladığı konu ise 3D yazıcının özel, ayrık parçaları talebe karşılık hiçbir fabrika zincirine gerek duymadan üretmede olan güçlü yeteneği ve düşük maliyet getiren önemi. Örneğin jet uçaklarında küçük parçalarda yapılacak değişimlerde ya da kişiye özel çene kemiği gibi implantların getirdiği kullanışlılık 3D yazıcıları birinci sıraya çıkarıyor.  Wohler: “Eğer 10 milyon çöp kovasını satmak için üretiyorsanız, o zaman hayır- belki prototiplerini yapabilirsiniz ama bu yöntemle üretemezsiniz.”

Ama bilinmesi gereken halen, hiçbir özel firmanın üretimde 3D yazıcı devrimini ister ABD olsun ister başka bir ülkede olsun sadece kendi başına yapamayacak olması. Teknoloji henüz karışık makinelerde çalışmak için yeterli kalite, güç ve hassasiyete sahip değil. Bunun için donanıma ihtiyaç duyuyor. Ralp Resnick, NAMII’ın yönetim direktörü, “Makineden makineye tekrarlanabilir ve benzer olan, gerekli şartları karşılayan materyal özelliklerine sahip projelere ihtiyacımız var- özellikle buna ihtiyaç duyan uzay ve savunma endüstrileri gibi endüstrilerde”. NAMII’nın rolü işte burada önem kazanıyor. Devletten aldığı fon yardımıyla şirketler ve üniversiteler birlikte çalışıyor ve 3D yazıcı teknolojisini bu aşamalardan geçiriyor. NAMII kapılarını Ağustos ayında açsa da ileriye dönük, üç yılın sonunda 30 milyon dolarlık  fonun bitmesinin ardından kazanılanlarla Obama’nın ayırdığı 1milyar dolarından arta kalanla geriye kazanım için başka yatırımlar yapılabileceği açık.

İleride her evde bir üç boyutlu yazı olacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Bunun yanı sıra üretim endüstrisinde de önemli bir çığır açacağı ABD’nin şimdiden yaptığı yatırımlarla belli oluyor. Umarım gelişen dünyada ülkemizin endüstri yapısına erken bir şekilde 3D yazıcılar girebilir ve yarışta yerimizi erkenden alırız. Üç boyutlu yazıcılar hakkında daha çok bilgi almak isterseniz Aralık ayı Bilim ve Teknik dergisine göz atabilirsiniz.

 

Kaynak: http://www.technewsdaily.com/15788-3d-printing-made-usa.html

1 yorum

Yorum yap

+ Leave a Comment